"Yok sayıldım ama yılmadım"

Bursalı girişimci Nermin Atalay, erkek egemen bir sektörde sıfırdan zirveye ulaştı. Bu zorlu yolculukta maddi imkansızlıklar bir yana özellikle kadın olmanın mücadelesini verdi. Yok sayılsa da yılmadı. Küçük bir dükkanda başlayan başarı öyküsü örnek bir girişime dönüştü. Şimdi ise fabrika yatırımıyla büyük oyuncu olmaya hazırlanıyor.

"Yok sayıldım ama yılmadım"

Bursalı girişimci Nermin Atalay, endüstriyel ısıtma elemanları gibi erkek egemen bir sektörde başarı öyküsüne imza attı. Ancak sıfırdan zirveye uzanan yolculuğu çok da kolay geçmedi. Hayatının rotasını değiştiren en önemli kararını ise lise yıllarında verdi. İyi bir diploma derecesiyle Bursa Kız Lisesi’ne kayıt olduktan yaklaşık üç hafta sonra o yıllardaki adıyla Tophane Endüstri Meslek Lisesi’ne geçiş yaptı. Bu kararı herkesi şaşırtsa da ne istediğinden emindi. Aklında sadece meslek sahibi olup bir an önce iş hayatına atılmak vardı. Öyle de oldu. Mezuniyetinin ardından Gazcılar Caddesi’nde rezistans üzerine faaliyet gösteren bir firmada teknik ressam olarak işe başladı. Böylece iş hayatında bugünlere ulaşan başarısının ilk temelini atmış oldu. Sektöre yönelik teknik bilgisini geliştirdi, masabaşından kalkıp sahaya çıktı, pazarlamanın püf noktalarını öğrendi.

SIFIRDAN ZİRVEYE UZANAN YOLCULUK

İlk iş yerinde yoğun bir tempoda geçen 11 yılın ardından verdiği istifa kararı ise Nermin Atalay’a girişimciliğin yolunu açtı. Artık yine aynı sektörde faaliyet gösteren bir firmanın ortağıydı. Bu girişimde tecrübesini daha da güçlendirdi. Dört yılın ardından ise ortaklık fikir ayrılıkları sebebiyle noktalandı. Böylece bir süredir ‘Ata Isı’ adıyla hayalini kurduğu girişimini 2004 yılında resmileştirdi. Gazcılar Caddesi’nde 30 metrekarelik bir dükkan tutup tek personelle yola çıktı. Sadece satış yapmak değil, üretim de hedefliyordu. Arabasını satıp tüm parayı ‘üretilmeyeni üretmek’ amacıyla kalıplara yatırdı. Sonrası ise çorap söküğü gibi geldi.

KADIN OLMANIN MÜCADELESİNİ VERDİ

Başarılı girişimci kariyerindeki bu zorlu yolculukta, maddi sıkıntılar bir yana, kadınlara yönelik cinsiyet ayrımcılığı sebebiyle birçok cephede savaş verdi. O yıllarda sektörde sahada çalışan tek kadındı. Defalarca yok sayıldı ama yılmadı. Dik durup mücadelesine devam etti. Önüne bir şeylerin altın tepsi ile konulmasını beklemedi. Kendi ifadesiyle, “düşse bile sürünerek ilerlemeye” devam etti. Ve nihayetinde erkek egemen bir sektörün kapısını kadınlara sonuna kadar açmayı başardı.

GİRİŞİMİ KARTOPU GİBİ BÜYÜYOR

Bursa İş Kadınları ve Yöneticileri Derneği (BUİKAD) tarafından, “Bursa’da Yılın Başarılı Girişimci Kadını” seçilen Nermin Atalay, bugün 600 metrekarelik üretim alanında, 17 kişilik ekibiyle, endüstriyel ısıtma elemanları sektörüne yönelik katma değerli ürünler üretiyor. Ancak onun için bu daha yolun başı... Gazcılar Caddesi’nden Nilüfer Ticaret Merkezi’ne uzanan başarılı girişimini yakın bir tarihte Kayapa Organize Sanayi Bölgesi’nde projelendirilen 3 bin metrekarelik üretim tesisine taşımaya hazırlanıyor.

Gelin, başarı öyküsünün detaylarını Ata Isı Rezistans ve Isı Kontrol Sistemleri’nin Kurucusu ve Genel Müdürü Nermin Atalay’dan dinleyelim…

“TORNADA ÇALIŞTIM, DÖKÜM YAPTIM”

* Öncelikle BUİKAD tarafından “Bursa’da Yılın Başarılı Girişimci Kadını” seçilmeniz dolayısıyla tebrik etmek isterim. İlk olarak bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

Nermin Atalay: Bursa’da doğup büyüdüm. İyi bir diploma notuyla Bursa Kız Lisesi’ne kayıt yaptırdıktan yaklaşık üç hafta sonra Tophane Endüstri Meslek Lisesi’ne geçiş yaptım. Normalde yaşıtlarım Bursa Kız Lisesi’ne gitmek istediği için bu kararım ailemi ve çevremdekileri şaşırttı. Kendimi oraya ait hissetmedim ve ailemin imkanlarının sınırlı olması sebebiyle bir an önce iş hayatına atılmak istiyordum. O yıllarda meslek lisesinden mezun olduğunuzda hemen iş bulabiliyordunuz. Makine-resim bölümünü seçtim. Okulda kız öğrenci sayısı yok denebilecek kadar azdı, ancak bundan hiçbir zaman rahatsızlık duymadım. Okuluma her zaman çok severek gittim. Döküm, torna gibi atölyelerimiz vardı. Bir kız çocuğu olarak tornada çalıştım, döküm yaptım. O kadar donanımlı bir teknik eğitimle mezun oldum ki hemen çalışmaya başladım.

“REZİSTANS SEKTÖRÜNE TESADÜFEN GİRDİM”

* Liseden mezun olduğunuz gibi çalışmaya başladığınızı söylediniz. İlk iş tecrübeniz neydi? Bu arada bir de üniversite var tabii ki…

Atalay: İlk iş yerim Gazcılar Caddesi’ndeydi. Teknik ressam olarak işe başladım. Bugünkü işimiz olan rezistans sektöründe faaliyet gösteren bir firmaydı. O yıllarda Gazcılar Caddesi’nde çalışan iki kadından biriydim. Bu arada üniversite sınavına girip makine ressamlığı öğretmenliğini kazandım. Ancak bölüm İstanbul ve Ankara’da vardı. Babam şehir dışına göndermek istemedi. Sonra Uludağ Üniversitesi İktisat Bölümü’ne girdim ama bir süre sonra bıraktım. Bir yandan da çalışmaya devam ediyordum. İnsan ilişkilerini sevdiğim için satış ilgimi çekti. Teknik altyapıya sahip olduğumdan ürünleri kolayca öğrendim. Firmalara ölçü almaya gittiğimde ürün satmaya başladım. O yoğun tempo arasında halkla ilişkiler bölümünü tamamladım.

11’İNCİ YILIMDA İSTİFA ETTİM

Şirketteki 11’inci yılımda istifa ettim. Yıl 1999’du. Ekonomik kriz dönemiydi ve piyasalar iyi değildi. İş arayışım devam ediyordu. Eski müşterilerim sipariş konusunda destek isteyince evden çalışmaya başladım. Olaylar zincirleme gelişti ve bir yıl sonra sektörde yeni olan bir firmayla Gazcılar Caddesi’nde ortak mağaza açtık. Bu ortaklık fikir ayrılığına düşüne kadar yaklaşık dört yıl devam etti.

BAŞARI ÖYKÜSÜ KÜÇÜK BİR DÜKKANDA BAŞLADI

Ortağı olduğum şirketle yolları ayırdıktan sonra Ata Isı Rezistans adıyla kendi şirketimi kurma düşüncesi doğdu. Böylece, 2004’te yine Gazcılar Caddesi’nde 30 metrekarelik bir dükkan tutarak tek personelle yola çıktım. Başta sadece satış yapıyorduk. Ancak eski bir müşterimin açık büfelerde yemeği sıcak tutmaya yönelik ısıtıcı talebi kafamda üretim fikrini canlandırdı. Endüstriyel mutfak sektöründe ithalata dayalı bir üründü ve o yıllarda adedi 100 euro civarındaydı.

“ARABAMI SATIP ÜRETİM İÇİN SERMAYE YAPTIM”

Arabamı satıp tüm parayı ürünün kalıpları için sermaye yaptım. Metalurji ve malzeme mühendisi olan eşim Kadir Atalay ürünün teknik altyapısıyla ilgili destek verdi. Bu arada bir apartmanın giriş katında imalathane açtık. Eşim, ağabeyim, yeğenim, eski çalışma arkadaşlarım imalat konusunda yardımcı oldu. Nihayetinde ilk üretimimizi başardık ve müşteriye verdik. İmkansızlıklar içinde çıkan bir üründü. Sonrası çorap söküğü gibi geldi.

“FABRİKA YATIRIMINA HAZIRLANIYORUZ”

* Peki, ilk üretimden bu yana şirketinizde neler değişti? Sektörde kendinizi nasıl konumlandırıyorsunuz ve hedefleriniz neler?

Atalay: İlk üretimimizi yaparken hep seri üretim hayali kuruyordum. Zamanla bu hayallerim gerçekleşti. İthalata dayalı bir ürünü yerlileştirmek firmamıza ivme kazandırdı. Ardından ısı kontrolüyle ilgili bir termostat firmasından bayilik aldık. Bu da ikinci ivmemiz oldu. Bugün gelinen noktada, 600 metrekarelik üretim alanımızda, 17 kişilik ekibimizle faaliyetlerimize devam ediyoruz. İki şubemiz var. Termostat alanında İspanyol Tecasa firmasının Türkiye distribütörüyüz. Bursa’daki Pakkens’in termometre ve ısıyla ilgili cihazlarının bayiliğini yürütüyoruz. Yine ısı ile ilgili piyasada zor bulunan birçok ürünün ithalatını yapıyoruz. Öte yandan, ocak ayında yeni kararlar aldık. Üretimimizi yılın sonuna kadar Kayapa Organize Sanayi Bölgesi’ne taşıyacağız. Bu doğrultuda arsa yatırımı yaptık. Fabrika inşaatımız yaz sezonunda başlayacak.

“HEP KRİZ ZAMANLARINDA BÜYÜDÜK”

* Covid-19 salgınının etkileri, döviz kurundaki hareketlilik, dünya ve ülke ekonomisindeki daralmayı düşündüğümüzde yatırım riskli değil mi?

Atalay: Firmamız özellikle son birkaç yıldır büyüme ve bekleme arasında gidip geldi. Araya Covid-19 salgını da girdi. Her şeyin yolunda gitmesi gibi bir ihtimal yok. Piyasanın mükemmel olmasını beklemek de gereksiz. Firmamız zaten hep kriz zamanlarında büyüdü. Bu inançla, yatırım kararı aldık. Şu an üretim alanımız yetmiyor. Yeni makine yatırımlarına ihtiyacımız var. Riske girerek, 2021 sonuna kadar üretimimizi yaklaşık 3 bin metrekare olarak projelendirdiğimiz tesisimize taşımayı planlıyoruz. Böylece istihdamımız da birkaç yıl içinde iki katına ulaşacak. İlk etapta 5 milyon TL’lik yatırımla yola çıktık. Tamamen öz sermayemizle hareket ediyoruz.

“ODAĞIMIZDA NİŞ ÜRÜNLER VAR”

* Sektörde daha çok hangi ürünlerle ön plana çıkıyorsunuz?

Atalay: En başta yapılmayan bir ürünle sektöre girdim. Sonrasında yolumu çizerken sektörde hangi ürünlerin yapılmadığını ya da müşterilerin daha çok nerede zorlandığını düşündüm. Hep o alanlara yöneldim. Satış mağazamızda müşterilerin diğer firmalarda bulamadığı spesifik ya da stoğu herkeste olmayan ürünler var. Niş ürünlerle ilerliyoruz. Müşteriye özel tasarımlar yapıyor ve sorunlarına çözümler üretiyoruz. Tekstil, ambalaj, gıda, otomotiv gibi birçok sektöre hizmet veriyoruz. Sağladığımız çözümlerle bazı müşterilerimizin üretimini iki katına çıkardığımız oluyor. Her iki taraf için de katma değerli ürünler hayata geçiriyoruz. Yerli olarak ilk defa üretimini yaptığımız birçok ürün var. Her yıl en az üç yeni ürün çıkarıyoruz.

* Yeni fabrika yatırımıyla birlikte üretimde ne tür yenilikler hedefliyorsunuz?

Atalay: Yeni yerimizde üretimi biraz daha teknolojik hala getirip özellikle yurtdışına yönelik zor ve spesifik ürünler yapmak istiyoruz. Şu anda da ürünlerde sadeleşme aşamasındayız. Ürün çeşidini azaltarak daha spesifik kalmaya çalışıyoruz. Üretimi iyileştirmek ve büyütmek zorundayız.

“HEDEFİMİZ YÜZDE 30 İHRACAT”

* Yurtdışına yönelik spesifik ürünler hedeflediğinizi belirttiniz. Şu an cironuzda ihracatın payı nedir? Ağırlıklı hangi ülkelere ürün gönderiyorsunuz?

Atalay: Şu an ihracat ciromuzun yüzde 5’ini oluşturuyor. Mısır, Türk cumhuriyetleri ile Orta Doğu, Avrupa ve Balkanlar’da yer alan birçok ülkeye özel ürünler yapıyoruz. Şunu da paylaşmak isterim, Gemlik’te fabrikası olan global bir üreticiye yıllardır çözüm ortaklığı sunuyoruz. Teknik problem yaşadıkları pahalı bir ürünün tamirini yaparak maliyetlerini ciddi oranlarda düşürmelerini sağlıyoruz. Öte yandan, yeni fabrika yatırımımızla birlikte ihracat oranımızı ilk üç yıl içinde kademeli olarak artırarak en az yüzde 30’a çıkarmayı planlıyoruz. Uzun vadeli hedefimizde ise yüzde 50’lere ulaşmak var.

“EN GENEL SORUN VERGİ SİSTEMİ”

* Sektörünüzün belli başlı sorunları ve çözüm önerileriniz nelerdir?

Atalay: Türkiye’deki şu an genel sorun vergi sistemi. Biraz daha borç para vermek yerine, en azından pandemi döneminde, vergi ödemelerinde esneklik ve zaman ayarlaması yapılsa çok daha sağlıklı olurdu. Firma olarak bu döneme borçlu girmediğimiz için çok zorlanmadık. Küçük ölçekli olduğunuzda daha esnek hareket edebiliyor ve hızlı karar alarak uygulayabiliyorsunuz. Bugüne kadar en büyük avantajımız da buydu. Birden pandeme patladı ve kapanmalar başladı. Hızlı bir şekilde yönümüzü değiştirerek ihtiyaç durumundaki ürünleri yaptık. Örneğin, endüstriyel mutfak ve turizm sektörüne yönelik ürünleri kaldırarak gıda, ambalaj gibi hareketli sektörlere yönelik ürünler çıkardık. Şu an mesela otomotiv çok hızlı gidiyor. Esnek davranabildiğimiz için çok büyük sıkıntı yaşamadık. Borçlu olmamak da büyük avantajdı.

KADIN GİRİŞİMCİ SAYISI YETERLİ DEĞİL”

* Biraz da çalışan kadınların iş hayatında karşılaştıkları zorluklara değinelim isterseniz. Öncelikle sormak isterim, Türkiye’de kadın girişimci sayısı yeterli mi?

Atalay: Türkiye’deki ve Bursa’daki kadın girişimci sayısı maalesef yeterli değil. Fakat bu sayının dünya genelinde de pek parlak olduğu söylenemez. Diğer yandan, ülkemizde yapılan araştırmalar kadın girişimci sayısının her geçen gün arttığını ve bu konuda ilerleme kaydedildiğini gösteriyor. Son yıllarda ülkemizde ve dünyada gündeme alınarak çalışmalar yürütülmesinin bu olumlu gelişmede etkili olduğunu söyleyebilirim.

Eğitim ve maddi destek çalışmalarına ilave olarak, kadınların kadınlara vereceği mentorluk desteğinin kesinlikle çok önemli olduğunu düşünüyorum. Örneğin, KOSGEB girişimcilik eğitimi alan kadınlara BUİKAD olarak verdiğimiz mentorluk desteği sonrası işini kuran kadın sayısı tüm istatistikleri altüst etti. Çünkü kadınların kız kardeşlik desteği ve birbirine ilham vermesi çok büyük etki yaratıyor. Ben de bugüne kadar her yeni projemde bir kadından ilham alarak ilerledim.

“KADIN OLUNCA YOK HÜKMÜNDESİNİZ”

* Bir kadın olarak iş yaşamında karşılaştığınız belli başlı sorunları bizimle paylaşabilir misiniz?

Atalay: Bu sorunuzu bir örnekle yanıtlayayım. Satışta çalıştığım dönemlerde bir müşteri bilgi almak için sorularını ısrarla yanımdaki erkek personele yöneltiyordu. Oysa ben ondan tecrübeliyim. Personel yetkili kişi olarak bana yönlendirmesine rağmen müşteri bunu anlamak istemiyordu. Maalesef kadın olunca yok hükmündesiniz. Bu olaylar birçok kişide yılgınlık ya da geri çekilme problemi yaratır. Bende ise tam tersine hırs yarattı. Sahip olduğum altyapıyla müşterilere kendimi kabul ettirmeyi başardım. Türkiye’deki ya da dünyadaki bu bakış açısını değiştirebiliriz ama akşamdan sabaha olacak iş değil. Bunun için zamana ihtiyaç var. Asla olmuyor diyerek geri çekilmemeli, sorumluluk almalı ve birilerinin hakkımızı altın tepsiyle sunmasını beklememeliyiz. Mücadele etmeli, yılmamalı, dik durmalı, gerektiğinde sert davranmalıyız. Sabır ve direnç göstermeliyiz. Kendimizi kabul ettirip o eşiği atladığımızda tüm kapılar açılıyor. Erkek egemen bir sektörde ben de yok sayıldım ama yılmadım. Sonuçta başardığımı düşünüyorum.

“DÜŞSEK BİLE SÜRÜNEREK İLERLEMELİYİZ”

Bir anımı sizlerle paylaşmak isterim. Yaklaşık altı ay önce ormanlık alanda dolaştırmaya çıkardığım köpeklerimin beni sürüklemesi sonucu düşerek köprücük kemiğimi kırdım. Karanlıktı, etrafta ev yoktu ve arabaların geçeceği bir güzergah değildi. Telefonumu da yanımda getirmemiştim. Oturup yardım beklemektense çektiğim tüm acıya rağmen düştüğüm yerden kalktım ve bir buçuk kilometre yürüyerek eve ulaştım. Hayatın gerçeği bu. Düşsek bile sürünerek gitmeyi başarıyorsan o iş oluyor. Bu iş hayatında da geçerli.

“POZİTİF AYRIMCILIKTAN YANAYIM”

* Son olarak, kadın çalışan sayınızı da öğrenmek isterim…

Atalay: Şu an 6 kadın çalışanımız var. Yeni yerimizde daha çok kadınla çalışabiliriz. İş başvurularında aynı tecrübe ve donanıma sahip olması halinde özellikle kadın çalışan tercih ediyorum. Girişimci hakkımı kullanıyorum. Zaten Türkiye’de kadınların çalışma hayatında aktif olması çok zor. Destekleyenler var ama her yerde her alanda değil. Benim de böyle bir imkanım olduğu için pozitif ayrımcılık yapıyorum.

Güncelleme Tarihi: 12 Mart 2021, 15:41
YORUM EKLE