Turan: "Konkordatolar, ekonomik hayatı derinden etkiliyor"

Girişim ve İş Dünyası Zirvesi’nin 22’ncisi, “Güçlü İşletmeler, Güçlü Ekonomi” temasıyla 16-17 Kasım’da Hatay’da gerçekleştirdi. DASİFED’in ev sahipliğinde gerçekleştirilen zirveye, TÜRKONFED Başkanı Orhan Turan ve TÜSİAD Başkanı Erol Bilecik katıldı.

Turan: "Konkordatolar, ekonomik hayatı derinden etkiliyor"

TÜRKONFED Başkanı Orhan Turan, KOBİ’lerin ödeme ve tahsilat sorunlarından, banka teminatlarındaki yüksek faize, konkordatodan, KDV sorununa kadar bir dizi sorun yaşadığını vurgulayarak, “Son günlerde artan konkordato ilanları, reel sektörde güven odaklı gelişen ekonomik hayatı derinden etkilemektedir” dedi. “Genel olarak dünyada artık ucuz ve bol parayla büyüme dönemi sona erdi” diyen TÜSİAD Başkanı Erol Bilecik ise “Bugün, dünyada böyle bir rüzgar yok. Ancak biz, rüzgar yoksa küreklere yükleneceğiz” şeklinde konuştu.

Çatısı altında yer alan 29 federasyon ve 244 dernek üzerinden 25 bin iş insanı ve 40 bine yakın şirket ile Türkiye’nin “gönüllü ve bağımsız” en büyük iş dünyası örgütü Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED), Doğu Akdeniz Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (DASİFED) ev sahipliğinde 22. Girişim ve İş Dünyası Zirvesi düzenledi.

Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş

Son 7 yıldır Hatay’da tüm ekonomik göstergelerin sürekli gerilediğini belirterek, Suriyeli mülteci sorununa dikkat çekti. Savaş, “14 ülkeye ihracat durdu. Ekonomimizin 3’te 1’ini kaybettik. 2012’de 7 bin 618 dolar seviyesinde olan kişi başı milli gelirimiz 6 bin 120 dolara geriledi. 7. büyük ekonomiye sahip il iken artık 13’üncüyüz. Nüfusta en büyük 13’üncü il iken, artık 7’inci en büyük iliz” dedi.

Orhan Turan: “Artan konkordato ilanları, reel sektörde güven odaklı gelişen ekonomik hayatı etkiliyor”

Konuşmasında, dünyanın büyük bir değişim ve dönüşümün sancılarını yaşarken; Türkiye’nin de dış politika, siyaset ve ekonomide sıkıntılı bir dönemden geçtiğini kaydeden TÜRKONFED Başkanı Orhan Turan, “Aynı zaman diliminde, birbirinin içine geçen ve aynı yöntemlerle çözümlenemeyecek bir sorun yumağı oluşuyor. Enerjimizi en kolay çözeceğimiz alana yönlendirip, sorun yumağını bir ucundan tutarak çözebilir; ekonomiye odaklanabiliriz. ABD-Suriye-Mülteci sorunu-AB zincirinde, sorun alanlarını içe kapanarak değil, diplomasiye şans tanıyarak çözebiliriz. Siyaset alanında ise sadakat değil liyakatın esas alınması, kapsayıcı bir anlayışın hâkim kılınması, ülkemizin ulusal çıkarlarına hizmet edecektir” dedi.

“Aynı gemide yolculuk ediyoruz” ifadesini kullanan Turan, “Bu gemide; çok sesli, çok renkli, çok güçlü bir Türkiye var. Uzlaşma kültürünü, katılımcı ve kapsayıcı bir anlayışı, bu geminin omurgası yaparak, yükselen lider ülke olacağımıza inanıyoruz” diye konuştu. KOBİ’lerin ekonominin lokomotifi olduğunu ancak kırılgan yapıları nedeniyle krizlerden daha derin etkilendiklerini belirten Turan, KOBİ’lerin ödeme ve tahsilat sorunlarından, banka teminatlarındaki yüksek faize, konkordatodan, KDV sorununa kadar bir dizi sorun yaşadığını vurguladı. “Son günlerde artan konkordato ilanları, reel sektörde güven odaklı gelişen ekonomik hayatı da derinden etkilemektedir” ifadesini kullanan Turan, şunları kaydetti: “Bunun sadece ekonomik değil toplumsal sonuçlar da doğuracağı ortadadır. Hem alacaklıyı, hem de borçluyu koruyan bir mekanizmanın kurulması şart. Konuyla ilgili Ticaret Bakanlığımızın bir çalışma yaptığını biliyoruz. Reel sektör ve ekonomiyle ilgili karar süreçlerinde, Türkiye’nin en geniş tabanlı KOBİ yapılanmasına sahip iş dünyası örgütü olarak, TÜRKONFED’in de o masada olması gerektiğini düşünüyoruz. Bu konuda, ekonomik alanda Önce Küçüğü Düşün ilkesiyle hareket etmeli ve odağımıza öncelikle KOBİ’leri almalıyız.”

Erol Bilecik: “Rüzgar yoksa küreklere yükleneceğiz”

Ekonominin düzelmesinin sabır, inat ve irade gerektirdiğini vurgulayan TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik ise, “Gerek küresel gelişmeler, gerekse içeride ülkemize özgü koşullar nedeniyle, finansman maliyetlerinin bir süre daha yüksek seyretmeye devam etmesi muhtemeldir. Genel olarak dünyada artık ucuz ve bol parayla büyüme dönemi sona erdi. Bugün, dünyada böyle bir rüzgar yok. Ancak biz, rüzgar yoksa küreklere yükleneceğiz” diye konuştu. “Türkiye’nin bu zorlu dönemin üstesinden gelmek için yapısal sorunlara odaklanması ve hiç vakit kaybetmeden bir reform takvimi oluşturması gerekiyor” ifadesini kullanan Bilecik, şunları söyledi: “Ekonomide gürlediğiniz kadar, yağmanız lazım. Zaman artık aksiyon zamanıdır. Verimlilik artışlarıyla büyümenin desteklenmesi ve yatırım ortamının iyileştirilmesi için işgücü, vergi, eğitim, inovasyon ve dijitalleşme alanlarında kendimizi geliştirmeliyiz. Türkiye ekonomisinin dijital çağın şartlarına uygun teknolojiye, rekabet gücü yüksek sanayi ve hizmetler sektörüne ve modern bir tarım sektörüne ihtiyacı var. Ekonomimizi ayağa kaldırmak için sorunlarımızı kabul edip çaresine bakmalıyız. Kalkınmayı esas alan bir perspektifle serbest piyasa ilkelerinden taviz vermeden, ekonomimizi yeniden ayağa kaldırmamız gerekiyor. Bunun yolu en başta şeffaf, uzlaşmacı, adil ve demokratik bir toplum olmaktır. Güçlü bir ekonominin olmazsa olmazı, güçlü bir demokrasidir. Ekonomik reformlarla eşzamanlı olarak demokratik açılımlar, ifade ve basın özgürlüğünün sağlanması ve özgürlük alanlarının genişletilmesi bu nedenle önemlidir.”

Faruk Ekinci: “Suriyeli göçmenlerle birlikte bölgede fabrikalar, iş yerleri kepenk kapatmaya başladı”

DASİFED Başkanı Faruk Ekinci ise konuşmasında, Hatay, Osmaniye ve Kahramanmaraş’ın, yüzde 100 kapasiteyle çalışan 10’un üzerinde organize sanayi bölgesiyle, başta demir-çelik olmak üzere tekstil, hazır giyim, ayakkabı, mobilya, gıda gibi pek çok sektörde 9,5 milyar doları aşan bir dış ticaret hacmi yarattığını söyledi. Ekinci, “Komşularla sıfır sorun politikasının var olduğu dönemlerde, bu sektörlerde hayli yol alan, yeni ve ilave yatırımlarla birlikte ilerleyen ekonomik büyüme ve sosyal gelişim, Arap Baharının devamında iç karışıklıkların Suriye'de başlaması ile birlikte durmuş, bunun etkisi ile iş dünyası bölgemizde zor günler yaşamaya başlamıştır” dedi. 4,5 milyon Suriyeli göçmenle birlikte, bölgede sosyal hayatın ve yaşam kalitesinin olumsuz etkilendiğini de kaydeden Ekinci, şöyle konuştu: “Bugün bölgede geldiğimiz durumda, ekonominin bir durgunluğa girmesi ile birlikte finansman zorlukları içinde kalan fabrikalar, iş yerleri ve esnaf kepenk kapatmaya başlamıştır. Biz iş dünyası olarak üretimimizi en iyi kalitede ve maliyette yapma kabiliyeti içerisindeyiz ve yapıyoruz da. Ama üretimimizin iç ve dış pazarda değer bulması tek başımıza olmuyor. Hükümetimizle güç birliği içinde komşularla sıfır sorun politikası dönemindeki aynı ortamı oluşturmada, yan yana olmaya her zaman hazırız.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER