Jacinda Ardern gibi lider

Çocukların en önemli özellikleri kandırılamaz oluşlarıdır. Siz, "Baban çok iyi bir adamdı ve biz çok mutluyduk." deseniz de o, gerçeği sezer. Büyüdüğünde, nakşettiği kişiliğinden sızar bu hakikat. Aynı şekilde sözleriniz de çocukların pek umurunda olmaz, çünkü yaptıklarınızdır onların baktıkları. Dürüstlüğü öğütleyen ebeveynin yalanlarında filizlenir kişilikleri. Çocuklar, anne babalarının yapıp ettiklerinin tortusudur...

Liderlik titri de en basit ifadesiyle yapıp ettiklerimizde vücut bulur. İş okullarında ve kitaplarında, havalı sempozyumlarda anlatılan liderlik profilleri süslü peri masalları gibidir; sadece yıldızlı geceler içindir. Şöyle bir etrafa bakıp da bu liderlerden ve yöneticilerden görebilmek ne de zordur!

Jacinda Ardern, dünyada yükselen totaliter iktidarlara ve ayrıştırıcı politik söyleme inat, tüm dünyaya anne babalık edercesine ilham verici bir liderlik sergiliyor. Son seçimlerde tek başına iktidar olmak için yeterli oyu almasına rağmen yeşilleri de iktidara ortak etti: Gelin, beraber yönetelim, dedi. Ona oy vermeyenlerin de yönetimde temsil edilmesine imkân tanıdı. Bu elbette Ardern'in ilk vukuatı değildi:

Christchurch'de yapılan menfur katliam sonrası ilk ayağa kalkan kişiydi. Başörtüsünü alıp camiye ilk o gitmişti... Bu elim olayı toplumsal ve hatta küresel bir birleşmeye dönüştürmüştü.

Sempati ve üzüntüsünü ifade etmesinin ötesinde, zanlının toplamda 5 silah için nasıl ruhsat alabildiğini sorgulayarak yasaların değişmesi için hemen harekete geçmişti.

İklim kriziyle mücadelede ön saflarda yer alan ve harekete geçen liderlerden biriydi... Küresel ısınma ve iklim değişikliğine karşı mücadeleye destek için okulu kırıp eylem yapan öğrencilere destek vermişti.

Görevi başındayken doğum yapan dünyadaki ikinci başbakan olan Ardern, 6 haftalık doğum izninin tamamını kullanmış ve Birleşmiş Milletler toplantısına çocuğu ile birlikte katılmıştı.

2018'de LGBTİ yürüyüşüne katılan ilk Yeni Zelanda başbakanı olmuştu.

Kürtajın, Yeni Zelanda suç yasasından çıkarılması için (Yasa, 18 Mart 2020'de Meclisten geçti.) mücadele vermişti.

Yeni Zelanda onun liderliğinde Covid-19 ile mücadelede en başarılı ülkeler arasına girdi.

Jacinda Ardern ülkesinde bile empati, nezaket ve karizması için eleştiriliyor. Birçokları bu özelliklerinin onu "zayıf" bir lider yapacağını düşünüyor. Jacinda ise tüm bunlara karşın, gözden düşme pahasına nezaket, çeşitlilik ve şefkati savunuyor. İş güvencesinin olmadığı, belirsizliklerin hakim olduğu dönemlerde "güçlü" liderlere tutunmak isteyen kitlelere duymak isteklerini söylemiyor. Kitleler, onların kaygılarını giderecek, bir an olsun kesinlik illüzyonu yaşatacak yalanlar arasa da Ardern, istikrarlı bir şekilde inandığı liderlik tarzını uyguluyor.

Doğrusu, politikacılar yalan söylemezler. Bizler onları, içimizi kavuran gerçekle baş edebilmek için; acımızı biraz olsun yatıştırabilecek o tozlu yalanları söylesinler diye seçeriz. Jacinda ise tatlı sözlerle kaygılarımızı gidermek yerine harekete geçiyor; yapıp ettikleriyle tüm dünyanın takdirini topluyor.

Hakim eril siyasetin içerisinde erkeksileşmeden, ana-bacı olmadan, kadınlığı ile var olmaya çalışan bir lider Jacinda Ardern ve bizlere dünyayı neden kadınların kurtarabileceğini gösteriyor. Güç karşısında sergilediği tutarlı ve istikrarlı davranışlarla da, bilgeliğin yaş almak ile ilgili olmadığını kanıtlıyor.

#Jacindamania

YORUM EKLE

banner69

banner70

banner73