‘Bankaların kaynak sağlama sıkıntısı yok’

Türkiye Bankalar Birliği Başkanı ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın bankaların yurtdışından kaynak sağlama ile ilgili bir sıkıntısı olmadığını belirterek; sektörde risklerin arttığını ancak bunları yöneteceklerini söyledi

‘Bankaların kaynak sağlama sıkıntısı yok’

Türkiye Bankalar Birliği Başkanı ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın Uludağ Ekonomi Zirvesi’nin ikinci gününde düzenlenen “Bankacılık: Gelecek Nasıl Olacak?” panelinde konuştu.

Ziraat Bankası olarak öncelikle pandeminin olumsuz etkilerini azaltmak için kredi kanallarını açık tutmaya gayret ettiklerini ve beraberinde müşterileriyle yüzyüze gelme süreçlerini en aza indirdiklerini belirten Aydın "Dijitial altyapımızı bu yeni yaklaşıma uygun hale getirerek pandeminin yayılmasının engellenmesi noktasında katkı sağladık. Pandemi süresince ekonominin sürdürülebilir olması büyük öneme sahipti ve bunu sağladığımızı düşünüyorum. Kamu veya özel banka ayrımı yapılmaz ama pandemi döneminde kamu bankaları özel bankaların bir adım önüne geçebildi. Tabii ki bunda kamu otoritelerinin destekleri de büyük fayda sağladı. Pandemi döneminde hem bireysel hem de ticari müşterilerimize nakit akışını sürdürmeyi başardık” dedi.

'FİRMALARIN DA DAYANIKLI OLMASI GEREKİYOR'

Aydın bunun yanında, bankaların yurtdışından kaynak sağlama ile ilgili bir sıkıntısı olmadığını belirterek; sektörde risklerin arttığını ancak bunları yöneteceklerini söyledi. Hüseyin Aydın sözlerine şöyle devam etti: "Aktif pasif para cinsi açısından uyumsuzluğumuz var, TL tasarrufa ihtiyacımız var... Kendi ulusal para cinsimizden tasarrufları artıracak bir yolu mutlaka bulmamız lazım."

Aydın, bankacılık sektörünün 2010'da 100 milyar dolar olan özkaynaklarının dolar cinsinden karşılığının bugün ise 80 milyardolar olduğunu belirterek, "Bu ortamda sadece bizim güçlü olmamız yetmiyor. Firmaların da dayanıklı olması gerekiyor. Özkaynakla iş yapmayı teşvik etmemiz lazım" diye konuştu.

'TÜM SEKTÖR SEFERBER OLDU'

Panelde konuşan TEB CEO’su Ümit Leblebici ise şunları söyledi:

“2020’de yaşadıklarımızın, yüzyılda bir meydana gelen bir durum olduğunu kabul etmeliyiz. Tüm bu süreçlerde gördük ki ekonomiyi ayakta tutmak adına tüm bankacılık sektörü seferber oldu. Zorlu süreçte müşteri, çalışan ve toplumun minimum hasar alması için büyük çaba sarf edildi. Türkiye Bankacılık Sektörü çok tecrübeli ve bugün yaşadığımız ilk dalgalanma da değil. Sektörün her oyuncusu bu süreci nasıl yöneteceğini biliyor ve bunu iyi gösterdik. Bunun da en iyi kanıtı bankalarımızın bilançoları. Avrupa’daki pek çok bankadan çok daha iyi durumda olduğumuz görülüyor. 2021’deki mücadelemiz, vade olumsuzlıklarını iyi yönetebilmek olacak. Kredilerin büyük bir kısmını kısa vadeli pasiflerle yönetiyoruz ve bunların da başında meduat ve sendikasyon geliyor. Türkiye’deki bankacılıkta aktif büyüklükler yüzde 70-80 seviyesinde ve likiditemizi yabancı kredilerle aktif tutuyoruz. Sektörümüz, özellikle pandemi döneminde topladığı tüm mevduatı krediye dönüştürüp ekonomiye katkı sağladı. Nihayetinde vade uyumsuzluklarını yönetmeliyiz ama bunda da yeterince deneyimliyiz.”

'TÜRKİYE İYİ BİR SINAV VERDİ'

Citibank Türkiye Genel Müdürü Emre Karter ise pandemi zorluklarla birlikte fırsatlar da getirdiğine dikkat çekti. Bütün sektörlerde iki alanda mevcut değişim sürecinin kartopu etkisiyle hızlandığını belirten Karter "Bunlardan biri dijital transformasyon biri de tedarik zinciri. Özellikle dikkat çekmek istediğim nokta, dünya genelindeki tedarik zincirinde oluşan bağımlılıklar. Pandemiyle birlikte bu bağımlılıklar yeniden sorgulanmaya başlandı. Pandemi öncesinde gündemde ticaret savaşları vardı ve burada Çin giderek güçleniyordu. Ancak pandemi, Çin ve altındaki bölgelerde şirketlerin zarar görmesiyle, tedarik zincirinde ciddi sıkıntılar yaşandı. Özetle bundan sonraki 5 yılda bu bağımlılıklar daha fazla sorgulanacak ve alternatifler geliştirilecek. Türkiye ise bu süreçler içerisinde özellikle üretim tarafında sunduğu devamlılıkla çok iyi bir sınav verdi. Ülkemize üretim kaymaları çok arttı ve yatırımlarını buraya taşıyanlar büyük fayda sağladılar” ifadelerini kullandı.

'TASARRUF İŞİNE ODAKLANDIK'

Odeabank CEO’su Mert Öncü de “Türkiye’nin en genç bankası olarak rekabette kendimizi göstermek adına tasarruf işine odaklandık. Türkiye bankacılık sektörü çok gelişmiş ve oldukça rekabetçi bir pazar. Araştırma ve çalışmalarımızda pandeminin etkisinin yüksek tasarrufla atlatılabileceğini gördük ve herkese ‘akıllı harcama ve akıllı tasarruf’ mottosuyla çağrıda bulunduk. Dış ticarette ise nasıl destekleyebileceğimize baktık ve pandemiyle birlikte her hafta Türkiye’nin dört bir yanındaki ihracatçılarımızla toplantılar düzenleyerek hedeflerini ve maliyetlerini öğrendik. Bunlar için de özel destek programları oluşturduk. Böylece nokta atışı ve anahtar teslimi çözümler geliştirebildik" dedi.

YORUM EKLE

banner70