Globale dönüşüm muhteşem olacak!

Son günlerde sürekli gelecek geliyor, değişim gerek, dijitalleşme şart, dönüşelim de dönüşelim, değişelim de değişelim. Tamam, artık herkes dönüştüyse hazırız, başlayalım.

Türkiye’de dijital pazarlamaya harcanan para, toplam reklamların %27’si, dünya ortalamasının gerisinde. Dünyada dijital harcamalar,  %38 ile TV’yi geçmiş durumda. E-ticaret gelirleri toplam perakendenin %4’ü, dünya ortalamasının gerisinde.

Ama ülkemizde hızlı ilerliyor. Özellikle “ dönüşüm de dönüşüm” söylemleri ve global devlerin pazara girmesi ile önümüzdeki dönemde e-ticaret oranı ve dijital pazarlama harcamalarında hızın daha da artacağını gözlemleyeceğiz.

Ülke ekonomisi sıkıntılı bir süreçten geçiyor. Döviz kurları bir yükseliyor, bir düşüyor. Dışa bağımlı iş yapanlar sıkıntılı dönemler yaşıyor. Ülkede krizler önceden de vardı, bundan sonra da olacak ama bunu azaltmak adına “dönüşümlerin” olduğu iş hayatına yeni bir dönüşümden bahsetmek gerekiyor.

Globale dönüşüm başlasın!

Ben buna globale dönüşüm dedim. Nedir bu globale dönüşüm peki? Dijital pazarlama ve e-ticaretten bahsettik. Treni yakalayanlar, hatta en ön vagonda gidenler bu işin ekmeğini çok güzel yiyor. Diğer vagonlara yetişmeye çalışanlar da hızlı hareket edip, ön vagonlara doğru ilerliyor ama artık ülke içinde giden trenden çıkıp global bir trende yer alma vakti.

Artık gözü dışarı dikme, dövizle para kazanma zamanı. Nasıl mı olacak?

3 örnekle açıklayacağım.

  1. 90’lardayız,  üreticiyiz, toptan ürünler satıyoruz ama artık bir marka yaratmaya karar verdik. İsmidir, konseptidir, stratejisidir, logosudur ciddi bir çalışma yaptık. Şehirlerin en ünlü caddelerinde mağazalar açtık, personeller aldık. Tasarlanan ve üretilen ürünlerin tedariklerini ciddi planlamaya çalışıyoruz. 5 mağaza, 10 mağaza, 20 mağaza derken, 100 mağazalı bir ulusal zincir oluyorsunuz ama upuzun yıllar emek veriyorsunuz.
  1. Milenyuma girmişiz. Hani o dijital dönüşümün başladığı döneme. Yine toptancılıktan kendi perakende markamızı kurma kararı alıyoruz. Mağazalarımız açıyoruz. Burada işler biraz daha hızlanmış, iş yapış kodları değişmiş, artık “tıklama” çağına girmişiz. Mağazalar açılırken, bir yandan da e-ticarete yöneliyoruz. Her iki kanal da tıkır tıkır işliyor. Ama kafa bir offline’da , bir online’da. Globale açılmak pahalı. Mağazalar, personeller, operasyonlar… Ulusal marka olarak devam ediyoruz.
  1. Şimdi günümüzdeyiz. Üreticiyiz ve toptan satıyoruz. Herkes dönüşmüş, ulusalda gümbür gümbür ilerliyor. Mobil, web, app her yerden satış var. Zamanında şartlar uymamış, o dönüşümü sağlayamamışız, geri kalmışız ama içimizde kendi markamızı yaratma aşkı kalmış.

İşte bu 3. dönemi yaşayan şirketler için naçizane tavsiyeler;

· Hiçbir şey için geç değil, hatta şimdi tam zamanı.

· Ulusalı unutun, direkt globale dönüşün. Bu ülkenin ürettiği ürünler yeteri kadar içerde pazarlanıyor, siz dünyaya açılın.

· Hemen bir odak ülke seçin. Globale yönelik bir marka stratejisi planlayın, hikayesi olan yabancı bir marka ismi bulun. Yakışıklı bir logo hazırlayın.

· Sosyal medya hesaplarınızı alın. Mümkünse domain adı, sosyal medya adları aynı olsun. Bütünlük gücü ve köklülüğü gösterir.

· Ürünlerinizin etkili fotoğraflarını çekin. Mümkünse modelli çekimler de olsun.

· Amazon, ebay’de mağaza açın veya kendi satış sitenizi kurun. Kastettiğim “dropshipping” değil, direk ürettiğiniz veya ithal ettiğiniz, kendi marka etiketinizi bastığınız, kendi markanızla açacağınız bir mağazayı kastediyorum.

· ülkeye gitmenize bile gerek yok, Amazon FBA programı üzerinden ürün gönderimi ve deponuzu organize eden.

· Kendi sitenizi de kurun. Gümbür gümbür ürünlerinizi yükleyin. Önce Amazon üzerinden deneyin, tutmaya başlayınca müşterilerinizi kendi sitenize de çekin.

· Bol bol içerik üretin. Bu Euro/Dolar kurları ile globaldeki rakiplerinizin bu içerikleri sizin 10 katı maliyetine yapacağını unutmayın.  

· Son olarak çok inanın, çok çalışın, asla vazgeçmeyin!

Artık globale çıkmaya hazırsınız J

Sadece ilk cesaret, ilk adım gerekiyor, yukardaki maddeleri yapın, sonrası iplik söküğü gibi gelecek. Globale dönüşüm muhteşem olacak!

Tekrar vurguluyorum, geçmişte mağaza açmak, personel bulmak, bu işleri organize etmek zordu. Şimdi dijital ve teknolojik araçlarla işinizi hızlıca dünyaya açabilirsiniz.

Yurt içi pazarda yarışa girmeye gerek yok, rotanızı dünyaya dönün hem döviz kazanın hem de Türkiye’den global marka çıkartma yolculuğunda kendi imzanız olsun. Buna ihtiyacımız çok fazla, çünkü her zaman dediğim gibi “Türkiye’de gelecek markalarıyla gelecek!”

YORUM EKLE
YORUMLAR
Hazinler Grubu
Hazinler Grubu - 6 ay Önce

Omurden bey tebrikler, yazilarinizi hayranlikla takip ediyoruz. Gucu gormeniz dileklerimizle