“Zor günlerimizde stratejik sektör olduğumuz unutuldu”

Turizm sektöründe 2019 rakamlarının 2 yıldan önce yakalanamayacağını belirten TÜRSAB Güney Marmara Bölge Temsil Kurulu Başkanı Murat Saraçoğlu, “Acentelerimizde ekonomik sıkıntı had safhada. Zor günlerimizde stratejik sektör olduğumuz unutuldu. Desteğe ihtiyacımız var” dedi.

“Zor günlerimizde stratejik sektör olduğumuz unutuldu”

Covid-19 pandemisinin en çok zarara uğrattığı sektörlerden biri de turizm oldu. Türkiye’yi 2019 yılında 51.7 milyon turist ziyaret ederken, bu sayı 2020’de 15.5 milyona düştü. 34.5 milyar dolarları gören turizm geliri de net 11 milyar dolara geriledi. Sektördeki kriz zincirleme yaklaşık 40 alt sektörü de derinden etkiledi. Çok zor günler geçiren acentelerde ekonomik sıkıntılar had safhada. Turizm sektörünün diğer paydaşları otellerin büyük çoğunluğu hala kapalı. Havacılık sektörü de ciddi kriz yaşıyor.

Tüm dünyayı kasıp kavuran pandemiden Bursa da nasibini aldı. 2020’nin ilk üç ayında konaklama sayısında ilk dört il arasında yer alarak çok güzel değerlere ulaşmış olsa da ardından sert bir düşüş yaşadı. Kent dinamikleri şimdi Bursa turizmini tekrar ayağa kaldırmanın ve farklı alternatifler üretmenin çarelerini arıyor.

TÜRSAB Güney Marmara Bölge Temsil Kurulu Başkanı Murat Saraçoğlu ile bir araya gelerek ülke ve Bursa turizmi üzerine konuştuk. Saraçoğlu, Covid-19 pandemisinin turizme etkilerinden yeni yol haritalarına, sektör sorunlarından çözüm önerilerine, Bursa özelindeki projelerden hedeflere kadar birçok konuda sorumuzu yanıtladı. İşte, röportajımızın detayları…

TURİZM GELİRİ 11 MİLYAR DOLARA GERİLEDİ

* İlk olarak Covid-19 pandemisinin ülke turizmine etkilerine değinebilir misiniz?

Murat Saraçoğlu: Bunun için öncelikle 2019 yılından başlamak gerekiyor. 2019 hem dünya hem Türkiye açısından turizmde gelirlerin bol ve seyahatlerin yoğun olduğu bir yıldı. Özellikle Akdeniz çanağında rakiplerimiz Yunanistan, İspanya, İtalya, Portekiz, Fransa gibi ülkelerle beraber 2019’u çok iyi kapatmıştık. 2020’ye yönelik, 2019 verilerini göz önüne alarak, en az yüzde 20 oranında artış hedefi belirlemiştik. 2020’nin ilk üç ayı da hedeflerimiz doğrultusunda geçti. Ancak pandeminin ortaya çıkması, seyahat kısıtlamalarının ve yasakların başlamasıyla birlikte tüm planlarımız altüst oldu.

2019’da Türkiye’yi 51.7 milyon turist ziyaret ederken, 34.5 milyar dolar turizm geliri elde edilmişti. 2020’de pandeminin etkisiyle turist sayısı 15.5 milyona, elde edilen turizm geliri de net 11 milyar dolara geriledi.

BURSA 4’ÜNCÜ SIRAYA YERLEŞTİ

* Peki, pandeminin Bursa turizmine etkileri nasıl oldu?

Saraçoğlu: 2020’nin ilk üç ayında Bursa çok güzel değerlere ulaştı. Konaklama sayısında tırmanışa geçerek dördüncü sıraya yerleşti. Yabancıların en çok geceleme yaptığı iller sıralamasında İstanbul 3.9 milyon ziyaretçiyle birinci oldu. Antalya 3.5 milyon, Nevşehir 192 bin, Bursa 155 bin ziyaretçi ağırladı. Ankara da 147 bin ziyaretçi ile beşinci sırada yer aldı. Bursa, yerli ziyaretçilerin en çok geceleme yaptığı iller sıralamasında da dördüncü oldu. İstanbul 2 milyon, Antalya 1.8 milyon, Ankara 858 bin, Bursa 725 bin yerli ziyaretçi ağırladı. Geceleme yapan yerli ve yabancı toplam ziyaretçi sayısında da Bursa yine dördüncü oldu. İvmelenmenin devam etmesini beklerken pandemi ortaya çıktı. Tüm dünyada olduğu gibi Bursa turizm verilerinde de sert bir iniş yaşandı.

YAKLAŞIK 40 SEKTÖRÜ BESLİYOR

Turizm sektörü yaklaşık 40 alt sektörü besliyor. Yiyecek içecekten oteldeki havluya, gıdadan temizlik maddelerine kadar birçok sektörü zincirleme etkiliyor. Seyahatler, biraz da eğlence sektörü olduğundan, acil ihtiyaçlar listesinde alt basamaklarda yer alıyor. Pandeminin ortaya çıkmasıyla birlikte sağlık ve gıda gibi birinci derece ihtiyaçlar ön plana çıktı. Doğal olarak seyahatler geri plana atıldı. Bu yönde planları olanlar da pandemi kısıtlamaları ve yasakları sebebiyle gerçekleştiremediler.

İNGİLİZLER VE RUSLAR AKIN ETTİ

Temmuz ayının ortası itibarıyla tatil ve kültür turları açısından yurt içinde çarkları döndürecek hareketlilik başladı. İnsanlar daha çok hijyen belgeli otellere yöneldiler. Bu arada Bursa’da hijyen sertifikalı konaklama tesisi, restoran ve kafeterya sayısı toplam 117’ye ulaştı. Türkiye genel olarak pandemi sürecini başarılı bir şekilde yürüttü. Turizmde kaliteli, güvenli ve ucuz bir ülke olduğumuz için yurt dışından da talep görmeye başladık. Özellikle İngilizler ve Ruslar ülkemize akın etti.

BİREYSEL TURİZM ÖN PLANA ÇIKTI

* Pandemiyle birlikte tatil anlayışında bazı şeylerin değiştiğini söyleyebilir miyiz?

Saraçoğlu: Evet, pandemi turizme yeni anlayışlar getirdi. Kitlesel turizmden ziyade bireysel turizm ön plana çıktı. Beş yıldızlı kalabalık otellerdense daha butik oteller tercih edilmeye başlandı. Öte yandan belirsizlik sebebiyle tüm oteller açılmazken, açılanların da oda sayısının ancak yüzde 60’ına izin verildi. Talep çok olduğundan oda sayısı yetersiz kaldı ve fiyatlar birden yükselmeye başladı. Buna rağmen talepte düşüş olmadı. Kasımda ise pandemi tekrar ivmelenince turizm yine müthiş bir gerileme dönemine girdi.

“TURİSTLERİN SEYAHAT ETMESİNİ YADIRGAMIYORUM”

* Turizm sektörünün tekrar gerileme dönemine girdiğini belirttiniz. Diğer açıdan bakacak olursak yabancı turistler hafta sonu yasaklarından muaf tutulduğundan yine de bir hareketlilik var. Ve bu durum bazen tepkilere yol açıyor…

Saraçoğlu: Şahsen yabancı turistlerin herkes evdeyken seyahat etmesini çok yadırgamıyorum. Çünkü kalabalık ne kadar az olursa hastalık da o kadar az yayılır. Ayrıca ülkemize gelen turistlere test ya da buna benzer kontroller mutlaka yapılıyor. Ateş ölçümü, maske, mesafe ve hijyen noktasında çok sıkı takip var. Şu ana kadar yabancı turistlerden virüs yayıldığına dair bir olayla da karşılaşmadık. Yabancı turist hem sektöre hem de ülkemize can suyu oluyor. Dövize çok ihtiyacımız var.

Turizm bütçe açığını kapatan bir sektör. Nereden bakarsanız bakın, 2019 verilerine göre, bütçeye 29 milyar dolarlık net katkısı var. 2020’de pandemi koşullarında 11 milyar dolar gelir elde ettik. Türkiye’nin turizmde rekabet gücü çok yüksek. Sanayi ya da teknolojide henüz o aşamada değiliz.

“OTELLERİN YÜZDE 60’I HALA KAPALI”

* Turizm denildiğinde ilk akla gelenlerden biri de oteller. Son bir yıla baktığımızda otellerle ilgili karşımıza nasıl bir tablo çıkıyor?

Saraçoğlu: Örneğin, Bursa’da geçen yıl pandemiden dolayı birçok otel açılmadı. Birçoğu sosyal sorumluluk gereği pandemi oteline dönüştü. Şu an bile yüzde 60’a yakını kapalı durumda. Diğer yandan yeni otel yatırımlarıyla ilgili sorular alıyoruz. Turizme bakış açısı hala pozitif. Girişimciler hedeflerinden vazgeçmiş değiller. Pandemi sürecinde yaklaşık dört yatırımcı öngörülerimizi öğrenmek için bize ulaştı.

“KONAKLAMA SAYISI DAHA DA ARTACAK”

* Peki, yatırımcılara yanıtınız ne oluyor? Bursa’nın yeni otellere ihtiyacı var mı?

Saraçoğlu: Bursa’nın elinde projeleri var. Bu projeler hayata geçtiğinde Bursa’nın marka değeri daha da artacak. Sağlık ve gastronomi gibi yeni turizm trendleri planlıyoruz. Özellikle kongre turizmi ile birlikte otel ihtiyacı artacak. Bursa aynı zamanda bir sanayi şehri. Yurt içinden ve yurt dışından çok sayıda iş insanı ağırlıyor. Bu doğrultuda da turizmi ve sanayiyi örtüştürmek istiyoruz. Tüm bunları üst üste koyduğunuzda, Bursa’nın turist sayısı ve konaklamalar artacak. Diğer yandan, Bursa’ya bugüne kadar turistlerin birçoğu günübirlik geliyordu. O algıyı da değiştirmeyi hedefliyoruz. İstanbul’daki büyük tur operatörleri ve Bursa’ya gelen seyahat acenteleri ile görüşmeler yürütüyoruz.

“KAPANAN ACENTELERİMİZ MUTLAKA OLACAK”

* Pandemi turizm acentelerini ne derece etkiledi? Kapanan ya da kapanacak olan acente sayısıyla ilgili tahmininiz var mı?

Saraçoğlu: Yasa gereği şu an kapanma, tasfiye ve iflas erteleme gibi durumlar yasak. Pandemi döneminde acentelerimizin ofisleri kapalı olsa da evden hizmet verebiliyorlar. Normalde böyle bir şey mümkün değildi ama yasada geçici düzenleme yapıldı. Bu sebeple kapanan ya da kapanacak acente sayısıyla ilgili net bir bilgi vermemiz mümkün değil. Öte yandan, yasa gereği kapanmalar olmadı ancak her şey düzeldikten sonra mutlaka ticari faaliyetini sürdüremeyecek acentelerimiz olacaktır.

“2019 RAKAMLARINI 2 YILDAN ÖNCE YAKALAYAMAYIZ”

* Peki, turizm sektörünü nasıl bir yıl bekliyor? 2021 ile ilgili öngörülerinizi paylaşabilir misiniz?

Saraçoğlu: Öncelikle 2019’a ulaşmamız için en azından 2 ila 4 yıl arasında bir sürenin geçmesi gerekiyor. Pandemi sebebiyle belirsizlik var. Virüsle belli bir noktaya kadar mücadele ediyorsunuz ama sonra mutasyona uğruyor ya da başka şeyler çıkıyor. Bilim kurulu bile öngörüde bulunamıyor. Biz de net bir şey söyleyemiyoruz çünkü önümüzü göremiyoruz. Fakat şöyle de bir avantajımız var; insanlar evlerde çok sıkıldığı ve kısıtlı hayat yaşamaktan daraldıkları için virüsün önüne geçildiği an turizmde patlama yaşayacağız.

“HER ŞEY DAHİL SİSTEM SONLANMALI”

Öte yandan, her şey dahil sistemin sonlanmasını ve kültür turlarına ağırlık verilmesini istiyoruz. İç bölgeler de turizmden faydalanmalı. Bu doğrultuda keşfedilmemiş yerler başlığı altında yeni ürünler ortaya çıkarmaya çalışıyoruz. Örneğin, İznik’e turist çekmek için neler yapabiliriz? Gölyazı dünyada görülmesi gereken 30 yerden biri, yine Tirilye çok değerli. Her bölgenin ayrı bir turizm potansiyeli var. Uzakdoğulular köy kültürünü, Avrupalılar tarihi zenginlikleri seviyor. Bursa olarak her insanın arzu ettiği turizm ürünlerine sahibiz. Deniz turizmi haricinde her konuda iddialıyız.

“BURSA YENİ ANLAYIŞLARA VE ÜRÜNLERE GEÇİŞ YAPMALI”

* Bursa turizmi açısından yeni ürünler ortaya çıkarmayı hedeflediğinizi söylediniz. Bu ürünler nelerdir ve nasıl projeler yürütüyorsunuz?

Saraçoğlu: Bursa’nın turizmde yeni anlayışlara ve ürünlere geçiş yapması gerekiyor. Mesela doğa turizminde çok güzel imkanlarımız var. Tarih konusunda özellikle Avrupa pazarından üçüncü yaş grubu dediğimiz turistleri bölgemize çekebilecek zenginliğe sahibiz. Gastronomi turizmine de eğiliyoruz. Gaziantep, Hatay ve Afyon gastronomide UNESCO listesine girdi. Bursa’yı da listeye sokmak istiyoruz. Bursa bugüne kadar kebap gibi hep belli ürünlerde markalaştı. Oysa enginarda dünya markasıyız. Yine dünyaca ünlü incirimiz, kirazımız, şeftalimiz var. Tüm bunları paket turizmi haline dönüştürebilirsek gastronomide güzel yerlere gelebiliriz.

Sağlık turizminde de öne çıkmaya çalışıyoruz. Çok donanımlı hastanelerimiz ve tecrübeli doktorlarımız var. Fiyat olarak dünya piyasalarının altındayız. Özellikle küçük operasyonlar için gelenler hem tedavi olup hem de seyahat etmeyi seviyor.

“KAPLICA YATIRIMI YAPILACAK ALANLAR SINIRLI”

* Bursa’nın bir de kaplıca gerçeği var ancak projeler şehir efsanesine döndü. Bu konuda neden yol alınamıyor?

Saraçoğlu: Bursa’da ürün fazlalığı olduğundan kaplıcada yatırım yapılacak alanlar sınırlı ve şehir içinde arsa fiyatları çok yüksek. Fayda maliyet analizi yaptığınızda yatırımcı başka iş kollarına yöneliyor. Kaplıca turizmi gerçekleştirerek yüksek fiyatlarda turist getiremezsiniz çünkü alternatifler daha uygun. Örneğin yanı başımızda Afyon var. Bursa’da kaplıca günlük hamam kültürüyle gelişti. Konaklamalı kültür hiç oluşmadı. Yıllar önce bazı otellerde olmuş ama arkası gelmemiş. Belli bir bölgeye odaklanılıp projeler üretilirse kaplıca turizmi gelişebilir.

“ULUDAĞ OLAYINDA İŞLETMELERİN HATASI YOK”

* Bir de Uludağ konusu var sanırım…

Saraçoğlu: Bursa kış turizminde lider bir şehir. Pandemi koşullarına rağmen Uludağ geçen haftalarda patlama yaşadı. Öte yandan dikkat edilmeyen bir sürü unsurla karşılaştık. Bursa ile ilgili sürekli olumsuz haber yapılmasından zaten rahatsızlık duyuyoruz. Yakın bir zamanda Uludağ haberleriyle çalkalandık. Maalesef her şeye müdahil olamıyorsunuz. Sonuçta herkesin başına bir bekçi koyamazsınız. Orada işletmelerin hatası yok, ziyaretçilerin hatası var. Pandemi kurallarına aykırı hareket etmemek gerekiyor. Kaç kişiyi kontrol altında tutabilirsiniz ki? Zor bir durum...

* Sizce Uludağ hak ettiği değeri bulabiliyor mu?

Saraçoğlu: Uludağ problemlerin yoğunlaştığı bir turizm bölgesi. Hak ettiği değeri bulmuş değil. Geçmişte çok güzel bir marka oluşturmuş ancak kendini yenileyememiş. Bunun başlıca sebebi de yetki karmaşasıdır. Milli Parklar bölgeyi korumacı bir yasayla yönetmeye çalışırken; yatırımcılar, girişimciler ve belediyeler daha çok turist gelmesi için çabalıyor. Şimdi alan başkanlığı sistemi getiriliyor. Uludağ’ın dört mevsim turizm anlayışıyla yönetilmesini istiyoruz. Bölgenin en güzel yanlarından biri dünyada sayılı teleferik hatlarından birine sahip olması. Doğasıyla, bitki örtüsüyle, havasıyla insanı büyüleyen bir yapısı var. Sadece kış turizmi ile akılda kalmasını istemiyoruz ama kış turizminde de var olan şeylerin üzerine yeniliklerin konulmasını arzu ediyoruz. Mesela bu yıl bölgede birçok yenilik var. Yol yapım çalışması bitti, doğalgaz geldi, internet altyapısı güçlendi, gece ışıklandırma sistemi yapıldı. Uludağ’da artık gece kayağı yapabiliyorsunuz.

ERKEN REZERVASYONDA DOLULUK YÜZDE 60

* Genel olarak sektöre dönecek olursak, şu an yurt içi ve yurt dışı turlarda doluluk oranı nasıl? Erken rezervasyon indirimleri sebebiyle kayda değer bir hareketlilik var mı?

Saraçoğlu: Erken rezervasyon sisteminde tüketici lehine değişiklikler yapıldı. Rezervasyonunuzu yaptırıp düşük bir sigorta bedeli karşılığında 72 saat kalana kadar iptal edebiliyorsunuz. Şu ana kadar genel olarak baktığımızda erken rezervasyonlarda bir başarı var. Arzu ettiğimiz seviyede olmamasına rağmen yine de rezervasyon yapan kitlelerin yoğun olduğunu görüyoruz. Yurt içinde erken rezervasyon sisteminde doluluk oranı yüzde 60’ları buldu. Seyahat kısıtlamaları devam ettiğinden yurt dışı rezervasyonları almıyoruz. Birkaçı hariç tüm ülkeler sınırlarını kapattı. Bulgaristan, Gürcistan, Ukrayna rahat ama her an yeni bir karar çıkabiliyor.

STRATEJİK SEKTÖR OLDUĞUMUZ UNUTULDU”

* Son olarak sektörünüzün belli başlı sorunlarını ve çözüm önerilerinizi sıralayabilir misiniz?

Saraçoğlu: Acentelerimiz çok zor günler geçiriyor ve ekonomik sıkıntı had safhada. Turizm sektörünün diğer paydaşları oteller açılamadı. Açılan oteller de maliyetler çok yüksek olduğundan başa baş noktasını yakalayamıyor. Havacılık sektörü de ciddi krizler yaşıyor. Bu doğrultuda birçok reçetemiz oldu. Fakat her ne kadar stratejik sektör ilan edilsek de zor günlerimizde stratejik sektör olduğumuz unutuldu. Motivasyon kaynağımız sıfır. Maalesef bu süreçte acentelere destek verilmedi. Esnaf sayılmadığımız için o kapsamdaki desteklerden faydalanamadık. Krediler çıkartıldı ama bankalar geri çevirdi. Sadece kısa çalışma ödeneğinden faydalandık. İşletme giderleri devam ediyor, kullandırılan kredilerin geri ödemeleri geldi ve önümüzdeki ay vergi yapılandırmasının ilk taksiti var. Oysa acenteler iş yapmıyor. Nasıl ödeme yapacağımızı bilemiyoruz.

“BU YIL BİR ŞEY ÖDEYECEK GÜCÜMÜZ YOK”

Taksit sayılarının artırılmasını ve yaz sezonuna kadar tahsilat yapılmamasını istiyoruz. Fon kaynaklarına daha kolay erişebilelim. Banka kredilerinin ulaşılabilir hale gelmesini talep ediyoruz. Acentelerimiz oteller ve hava yolları şirketlerine gerçekleştirdikleri ödemeleri geri alma noktasında sorun yaşıyor. İadelerimizin yapılmasını istiyoruz ama kulak veren olmuyor. Öte yandan, kısa çalışma ödeneğinin bu yılın sonuna kadar turizme özgü devam ettirilmesini istiyoruz. SGK, KDV ve belediye mevzuatından kaynaklanan vergi ve harçlar yine yılın sonuna kadar ötelenebilir. Vergilerle ilgili yapılandırmalarda da ilk ödemelerin Ocak 2022’ye ertelenmesini talep ediyoruz. Maalesef bu yıl bir şey ödeyecek gücümüz yok.

Güncelleme Tarihi: 10 Şubat 2021, 13:45
YORUM EKLE

banner70