“Virüsün etkilerine rağmen büyüyeceğiz”

Bursa sanayisinin öncülerinden Elsisan, dünya ekonomilerini esir alan koronavirüsün etkilerine rağmen bugün tam kapasite çalışan nadir firmalar arasında yer alıyor. Bu başarılarını uzun soluklu projelere ve teknolojik altyapıya bağlayan Elsisan Genel Müdür Yardımcısı Emre Bayrak, “2020 yılında yüzde 5 ila yüzde 8 arasında büyüme öngörüyoruz. 2021’in ilk çeyreğine kadar üretim ve tesis kurulum planlamalarımızı da yaptık” diyor.

“Virüsün etkilerine rağmen büyüyeceğiz”

Elsisan, endüstriyel yüzey işlem ve kaplama alanında proje geliştirme, üretim ve montaj dahil anahtar teslim tesisler kuruyor. Sahip olduğu bilgi ve tecrübesiyle, Güney Kore ve Meksika’dan Fransa ve Çin’e kadar birçok ülkeye yüksek teknolojili projeler ihraç ediyor. Yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) etkilerine rağmen bugün tam kapasite çalışıyor. Firmanın 2020 yılı için büyüme öngörüsü yüzde 5 ila yüzde 8 arasında. Yurtdışında gerçekleştirdiği otomotiv ve savunma sanayine ait projelerle birlikte 2021 yılının ilk çeyreğine kadar üretim ve tesis kurulum planlamalarını da yapmış durumda.

Şirketin ikinci kuşak yöneticilerinden Elsisan Genel Müdür Yardımcısı Emre Bayrak ile Kovid-19'un üretime etkilerini ve virüs sonrası ‘yeni normal’i konuştuk. Bayrak, Elsisan’ın korona günlerinde nasıl bir strateji izlediğinden gelecek planlarına, dijital dönüşümden Endüstri 4.0’a, döviz kurundaki hareketlilikten enerji maliyetlerindeki artışa, devlet destelerinden pandemiden çıkarılacak derslere kadar birçok konuda sorumuzu yanıtladı. İşte Emre Bayrak’ın yanıtları…

- Öncelikle sizi biraz tanıyabilir miyiz?

Emre Bayrak: Tahsilimi Amerika Birleşik Devletleri’nde San Diego State Üniversitesi’nde tasarım üzerine tamamladım. Ardından Türkiye’ye 2013 yılında dönerek aile şirketimiz olan Elsisan firmasındaki görevime başladım. Tahsilim doğrultusunda ürün geliştirme ve tasarım konularında göreve başladım. Farklı departmanlarda görev aldıktan sonra 2019 itibarıyla şirketin genel müdür yardımcılığı görevini üstlenmeye başladım.

- Elsisan hakkında bilgi verebilir misiniz? Üretim/hizmet alanları nedir? Hangi sektörlere hitap etmektedir? İhracatta başlıca pazarları hangileridir? Üretim alanı büyüklüğünü ve istihdam sayısını paylaşabilir misiniz?

Bayrak: Elsisan olarak endüstriyel yüzey işlem ve kaplama alanında proje geliştirme, üretim ve montaj dahil anahtar teslim tesisler kurmaktayız. Yüzey işlem ve kaplama sektörü dediğimizde araçların yakıt tanklarının boyandığı hatlardan havacılık sektöründe insansız hava araçlarının yüzey işlemlerinin yapıldığı hatlara, savunma sanayine, televizyon kumandalarından mutfak aletlerine ve mobilya sektörüne kadar geniş bir yelpazeye hizmet vermekteyiz.

1979 yılında kurulmuş olan firmamız sahip olduğu bilgi ve tecrübesi sayesinde bugün Güney Kore ve Meksika’dan Fransa ve Çin’e kadar teknoloji alanında yüksek standartları bulunan ülkelere ve dünya markalarına yüksek teknolojili projeler ihraç etmekte.

Elsisan olarak 10 bin metrekarelik üretim tesislerimizde 70 kişilik bir ekiple hizmet vermekteyiz.

“TAM KAPASİTE ÇALIŞIYORUZ”

- Tüm dünya ekonomilerini etkisi altına alan Kovid-19 salgını sektörünüzü iç ve dış pazarda nasıl etkiledi? Şu an durum nasıl? Elsisan olarak kapasite kullanım oranınız kaçtır?

Bayrak: Öncelikle Elsisan olarak uzun soluklu projeler yaptığımızı belirtmemde fayda var. Tesis projelerimizin üretim ve montaj süreçleri 9 aya kadar sürebilmekte. Bunun öncesinde gelen proje geliştirme bölümü ise kimi zaman 6 ay kadar önce başlayabiliyor. Bunu göz önünde bulundurduğumuzda firmamızın etkilendiği kısım nakliye ve montaj süreçleri oldu. Bu süreçte gerekli önemleri aldıktan sonra imalat süreçlerimize hızlıca geri dönerek projelerimize devam ettik. Tabii ki bu süreçte iç pazara nazaran dış pazarda almış olduğumuz projelerin nakliye ve montaj süreçlerindeki normale dönüş süreci ulaşım zorluklarından dolayı daha yavaş oluyor.

Projelendirme ve teknik çalışma süreçlerimizi evden çalışma düzenine hızlıca adapte ederek dünyanın farklı yerlerindeki müşterilerimizle yaptığımız proje geliştirme toplantılarına aralıksız olarak devam ettik. Şu anda tam kapasite olarak çalışmaktayız.

“KALİFİYE ELEMAN SIKINTISI YAŞIYORUZ”

- Sektör sorunları ve beklentileri hakkında bilgi verebilir misiniz? Devlet desteklerini yeterli buluyor musunuz? İlave talepleriniz var mıdır?

Bayrak: Elsisan olarak yaşadığımız sorunlara her zaman kendimizi geliştirmemiz için bir sebep olarak bakıyoruz. Bu nedenle öncelikle biz neler yapabiliriz sorusunu kendimize soruyoruz. Bu doğrultuda hali hazırda sektörümüz içerisinde yaşadığımız eksikliklerden biri kalifiye elemandır. Bu konuda meslek liselerine olan desteğimizi 2019 içerisinde aktif rol aldığımız faaliyetlerle destekledik.

Güncel sektörel sorunlara dönecek olursak, pandeminin etkisiyle sektörümüzde yaşanabilecek olası talep eksiklikleri ile ilgili attığımız adımlar var. Fuar organizasyonlarının durmasıyla iletişim ve yeni taleplere ulaşmada yaşanan aksaklıkları müşterilerimizle dijital yoldan kurduğumuz bağla güçlü tutmayı hedefliyoruz. Dijital anlamda attığımız adımlarda bu alanda yeni sunulan devlet desteklerinden yararlanacağız.

“BİR ADIM ÖNDE OLMAYI HEDEFLİYORUZ”

Bir diğer güncel sorunumuz ise ulaşım sorunu ile tesislerimizde talep edilen değişiklik ve servis süreçlerindeki aksamalar. Bu sorunları çözmek konusunda kendimizi uzaktan destek vermek konusunda geliştiriyoruz. Dünyanın diğer ucunda kurmuş olduğumuz tesislerimize dijital olarak bağlanarak güncellemeler sağlıyor, müşterilerimizin talepleri doğrultusunda gerekli çalışmaları uzaktan yapıyor, sinyal ve sorunları uzaktan analiz edebiliyoruz. Bu süreç bizi geleceğin teknolojisine adapte olmada tetikliyor. Bunun farkındalığıyla kendimizi bu alanda geliştirerek gelecekte yaşanabilecek pandemi benzeri olumsuzluklara karşı bir adım önde olmayı hedefliyoruz.

Bunların yanı sıra son dönemde sunulan devlet desteklerini yakından takip ediyor ve bize hitap eden noktalarda bunlardan yararlanıyoruz. Bu süreçte bizler de Türkiye’nin dinamik yapısına tekrardan şahit oluyoruz. Sanayide yaşanan bu beklenmedik yeni normale devletin ve sanayinin emek ve iş birliği sayesinde dinamik bir şekilde hep birlikte adapte olduk. Bundan sonra da gelecek destekleri yine yakından takip edeceğiz.

“ENDÜSTRİ 4.0’A GEÇİŞ HIZLANACAK”

- Pandemi sektörünüzde üretim, teknoloji, insan kaynağı vb. konularda nasıl bir değişim/dönüşüm yaratır?

Bayrak: Pandemi sektörde otomasyona yönelik değişimleri hızlandıracak, insan faktörünün azaltılması ve Endüstri 4.0’a geçişi hızlandıracak. Elsisan olarak bu yöndeki altyapımızı son 4 senedir hazırlamaktayız. Tesislerimizin analiz ve geliştirmelerini uzaktan yapabilme becerimizi her gün geliştirmekteyiz.

Pandemi öncesinde de Endüstri 4.0 ile ilgili Elsisan Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Bayrak’ın Bursa Organize Sanayi Bölgesi Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (BOSİAD) başkanlığı döneminde öncü bir rol üstlendik. Bu konuda otomotiv kümeleri ile geziler düzenledik ve sanayicileri bilgilendirme çalışmalarında yapıcı bir rol aldık.

“VİRÜSLE YAŞAMAYI ÖĞRENECEĞİZ”

- Sanayicilerin pandemiden nasıl bir ders çıkarması gerekir? Elsisan olarak bu doğrultuda aldığınız kararlar var mıdır?

Bayrak: Pandemiden çıkarılacak dersler denince tabii ki akla ilk gelen bu tarz afet ve beklenmedik çalkantılara karşı minimum borç ve maksimum esneklik seviyesinde yakalanmak. Bu sebeple geleceğe dönük attığımız adımlarda alternatif senaryoları düşünüp hazırlıklı olmayı firma prensibi haline getiriyoruz. Bu, Türkiye’deki uzun soluklu birçok sanayi firmasının zaten kültürüne işlemiş bir gerçek. Benzeri beklenmedik durumlara karşı dirençli bir yapıya sahibiz.

Genel bir perspektiften bakarsak yeni normale alışacağız ve uzmanların da belirttiği üzere bu virüsle yaşamayı öğreneceğiz. Benzeri virüs ve doğal afetlerin aslında insan yaşamının bir parçası olduğunu da unutmamak gerek. Bu tarz zorluklar tarihte bizleri her zaman daha dirençli ve dinamik kılan sebepler olmuştur. Bu zorlukları aşmak birliktelik duygumuzu geliştirecek, soğukkanlı olurken bizlere daha hızlı bir şekilde organize olmayı öğretecek. Benim temennim ve tahminim bu dönemden daha dayanıklı ve doğru adımlar atan bir karakterle çıkarak pandemiyi avantaja dönüştüreceğimiz yönünde.

“ÇEKİNGENLİĞE SEBEP OLUYOR”

- Peki son dönemlerde bir hayli hareketli olan döviz kurunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bayrak: Global ekonomi modeli son aylarda virüs nedeni ile büyük bir sınavdan geçiyor. İçerisinde bulunduğumuz dönem tarihteki bazı dönemlere benzese dahi kendine has belirsizlikler de taşıyor. Bu da geleceğe dönük yatırımlarda çekingenliğe sebep oluyor. Özellikle gelişen ülke ekonomilerindeki kırılganlıklardan kaynaklı durum global ölçekteki çekimserlikle birleştiğinde bu hareketliliği getiriyor.

Bu kırılganlıkların bir nedeni de son senelerde yapılan yatırımların ve girişimlerin döviz kaynaklı borçlanmayla desteklenen bir model olması. Kırılganlıklardan kurtulmak için yatırımların olgunlaşma sürecini bitirip bitirmediği ve ne kadar katma değere sahip olduğu sorularını cevaplamamız gerekiyor. Bu soruyu kendimize sorduğumuzda son senelerde firmamız bazında geliştirdiğimiz yeni ürün ve pazar açılımlarında bu olgunlaşmaya ulaştığımızı ve sağlam temellere dayandırdığımızı görüyoruz.

“ELEKTRİĞİ EN PAHALI KULLANAN ÜLKELERDENİZ”

- Enerji maliyetlerindeki yükseklik de sanayicilerin sıkça gündeme getirdiği konulardan biri. Sizin bu konudaki düşüncenizi öğrenebilir miyiz?

Bayrak: Eurostat verilerine bakıldığında, Türkiye kendi özelinde satın alma gücü paritesine göre Avrupa’da elektriği en pahalı kullanan ülkeler arasında. Bunun sanayi üretiminde yarattığı baskı hissedilmekte ve dile getirilmekte. Mart ve nisan aylarını kıyasladığımızda enerji faturalarımızda tüketim karakteristiğine bağlı olarak yüzde 15-20 arası bir artış görmekteyiz. Son aylarda yükselen Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması (YEKDEM) maliyetleri ise elektrik faturaları içerisinde en çok göze batan kalem olarak öne çıkıyor. Enerji Piyasaları İşletme A.Ş. (EPİAŞ) verilerine baktığımızda, Ocak 2020’de 60 TL/MWh olan YEKDEM birim maliyetinin Nisan 2020’de 233 TL/MWh olacak şekilde yükseldiğini görüyoruz. Özellikle nisan ayı özelinde faturalarda YEKDEM kaleminin saf elektrik maliyetini yani Elektrik Piyasa Takas Fiyatı’nı geçtiğini de görmekteyiz. YEKDEM maliyetlerindeki son dönemde yaşanan bu yükselişin nedenlerine bakarsak bunun iki ana sebebi var. Birincisi, dolar kurundaki artışın YEKDEM birim maliyetlerine yansıması sebebiyle oluşan yükseliş. İkinci ve büyük faktörse, virüs dolayısıyla ülke genelindeki toplam elektrik tüketiminin düşmesi. Ancak bu yenilenebilir enerji kaynaklarının bu süreçte üretime devam etmesiyle birlikte YEKDEM maliyetlerinin enerji tüketimi yüzdesi içerisinde daha büyük bir yer kaplamasından kaynaklanan bir yükseliştir. Sonuç itibarıyla virüs ve sonrası süreçte elektrik tüketiminin tekrar eski seviyelerine yükselmesiyle birlikte faturalardaki YEKDEM oranlarının düşeceğini söyleyebiliriz.

“SEKTÖR ÖZELİNDE DÜZENLEME YAPILABİLİR”

Öte yandan enerji maliyetlerine global bir ölçekte baktığımızda ve maliyetleri dolar kuru üzerinden kıyasladığımızda birçok Avrupa ülkesinin maliyetlerinin Türkiye’nin üzerinde olduğunu görüyoruz. Bu da bazı yabancı pazarlarda hala rekabetçi olabileceğimiz sinyalini veriyor. Fakat bunun sanayimizde rekabet edilen sektöre göre değişiklik gösterdiği de bir gerçek. Bu sebeple gelecekte yapılan düzenlemelerde Almanya’nın yaptığı gibi sektör özelinde bir enerji maliyeti düzenlemesine gitmek bu konuda zorluk çeken firmalara rekabet avantajı sağlayabilir.

“REKABET ESKİSİNDEN ÇOK DAHA FAZLA”

Son olarak, enerji konusunu ele alırken şunu da belirtmek gerekir ki içerisinde bulunduğumuz çağda artık bir ürünü üretmek eskisi kadar zor değil ve rekabet artık eskisinden çok daha fazla. Bu problemin çözümünün bir yüzü yüksek katma değerli ürünleri üretmekten diğer yüzü de enerjiyi verimli kullanmaktan geçiyor. Enerjiyi sadece elektrik ve doğalgaz olarak düşünmekten öte çalışan verimliliği, planlama ve tasarım kalitesi olarak da düşünmeliyiz. Doğru tasarım ile ek servis maliyetlerinden kurtulmalı; verimli çalışma, uzaktan veri toplama ve analize dayalı çalışma yöntemleri ile hatalarımızı, zaman kayıplarımızı ve dolayısıyla harcadığımız enerjiyi en aza indirmeliyiz. Değişen dünyada elimizdeki kaynaklarla başarılı olmak istiyorsak doğru tasarım ve doğru planlamaya verilen önemi artırma görevi de bizlere düşüyor. Endüstri 4.0’a bu noktada bir kez daha dikkat çekmek istiyorum çünkü bu teknolojiye doğru adapte olan üretim tesislerinde çok daha hızlı bir sıçrama yaşanacak ve rekabet çemberi adapte olamayanlar için daha da daralacak.

“UZUN SOLUKLU PROJELERE İMZA ATIYORUZ”

- Pandemi, döviz kurundaki dalgalanma, enerji maliyetlerindeki artış, ekonomik sıkıntılar derken yılın ilk yarısına geldik. Tüm bu olumsuzluklara rağmen sizce Elsisan 2020’yi nasıl tamamlar?

Bayrak: 2020 yılı için firmamızda geçen seneye oranla virüsün etkilerine rağmen yüzde 5-8 arasında bir büyüme öngörmekteyiz. Bir proje taahhüt firması olarak uzun soluklu projelere imza atıyoruz. Bunun bir avantajı da günümüzde yaşadığımız Kovid-19 benzeri ekonomik çalkantıların etkilerini uzun vadelere yayarak absorbe edebilmemiz. Yurtdışında gerçekleştirdiğimiz otomotiv ve savunma sanayine ait projelerimizle birlikte 2021 yılının ilk çeyreğine kadar üretim ve tesis kurulum planlamalarımızı yapmış bulunmaktayız. İkinci bir virüs dalgası yaşanmaması ve normale dönüş sürecinin hızlanması ile büyüme tahminlerimizi tekrardan yukarı yönde revize edebileceğimizi öngörmekteyiz.

Güncelleme Tarihi: 10 Haziran 2020, 16:54
YORUM EKLE

banner65

banner57