“Tekstil Pazarı franchising zincirine dönüşüyor”

Ayhan Denizci Tekstil Genel Müdürü Ayhan Denizci’nin yeni girişimi Tekstil Pazarı, franchising zincirine dönüşüyor. Kestel ilçesinde ikinci mağazayı açmaya hazırlanan firmaya, yurt içinin yanı sıra yurt dışından da teklif geliyor. Singapur’dan Macaristan’a, Ürdün’den Rusya’ya, Ukrayna’dan Kuveyt’e birçok ülkeden talep alıyor. Marka ilk yurt dışı şubesini ise önümüzdeki yıl Uzak Doğu’da açmayı planlıyor.

“Tekstil Pazarı franchising zincirine dönüşüyor”

Bursalı iş insanı Ayhan Denizci, yaklaşık 35 yıl önce ev tekstili sektörüne adım atan başarılı bir girişimci. Birçok firmada dış ticaret alanında üst düzey görevlerde bulunduktan sonra 2006 yılında kurduğu Ayhan Denizci Tekstil firmasıyla sektörde adından söz ettirmeye başladı. Özellikle farklı coğrafyalara Türkiye’den ilk kez ürün gönderen firma olarak tanındı. 6 ülke ile başladığı ihracat serüvenini bugün 53 ülkeye çıkardı. Bir yandan perdelik tülde ihracatını artırırken, fabrika ve makine yatırımlarıyla da üretimini geliştirdi.

Ayhan Denizci, Kovid-19 pandemisinin gölgesinde geçen bu yıl, yeni bir girişimde de bulundu. Bugüne kadar yüzde 100 ihracat odaklı çalışan firma, ortaklık yapısına sahip yeni markası Tekstil Pazarı ile hem yurt içi piyasasına hem de perakende sektörüne adım attı. İlk mağazası kısa süre önce Hamitler semtinde açılan markanın, ikinci şubesi ise yakın bir tarihte Kestel ilçesinde faaliyete geçecek. Tekstil Pazarı, Bursa’nın yanı sıra yurt içi ve yurt dışı farklı noktalardan da franchising talepleri alıyor.

Başarılı girişimci Ayhan Denizci ile Bursa’nın yeni markası olma yolunda ilerleyen Tekstil Pazarı’nı konuştuk. Yola çıkış hikayelerini, konseptlerini, hedeflerini dinledik. Pandeminin sektöre etkilerini ve ihracatçının taleplerini öğrendik. İşte, Ayhan Denizci ile yaptığımız röportajın detayları…

“İŞE SIFIRDAN BAŞLADIM”

- Bir girişimci olarak başarı hikayenizi birçoğumuz biliyoruz ancak yine de sizden tekrar dinlemek isteriz…

Ayhan Denizci: 35 yıldır tekstil sektöründeyim. Sıfırdan başladım. Babam Bursa’nın en eski pastacılarındandı. 1950’li yıllarda Şehreküstü semtinde Zafer Pastanesi adında işletmemiz vardı. Benim hayallerim ise başkaydı. Yurt dışına gitmek, kendimi geliştirmek istiyordum. Askerden sonra tekstil sektöründe faaliyet gösteren bir dış ticaret firmasında işe başladım. Ardından birçok büyük firmada üst düzey pozisyonlarda çalıştım. Sahip olduğum tecrübeyle, 2006 yılında kendi şirketimi kurdum. Amacım ihracat odaklı çalışmaktı. Müşteri portföyümü kendi şirketimde değerlendirmek istiyordum. Bu doğrultuda yurt dışı fuarlarına katıldım. İlk zamanlarda iç piyasadan kendi adıma koleksiyonlar alıp ihraç ediyordum. Ancak hiçbir zaman komisyoncu olmadım. Kendi markamla, kendi firmamla ihracat yaptım. Hep perdelik kumaş üzerine çalıştım. Ev tekstili geniş bir sektör olmasına rağmen en iyi bildiğim işi yaptım.

“İLK İHRACATIMI POLONYA’YA YAPTIM”

İlk ihracatımı şirketimi kurduğum yıl Polonya’ya gerçekleştirdim. Bu işe arabamı satarak, sıfır sermayeyle girmiştim. Polonyalı müşterimle aram iyiydi ve destek olmak amacıyla parasını peşin ödedi. Böylece biraz daha sermayem oldu. Yeni bir firma olduğumuz için moralimiz de yükseldi. Zamanla iş, işi getirdi. Polonya’nın ardından İsviçre, Macaristan, Suudi Arabistan derken, 2006 yılında toplam 6 ülkeye ihracat yaptık.

“BURSA VE DENİZLİ’DEKİ FİRMALARLA ÇALIŞIYORUZ”

- Üretimi fason yaptırdığınızdan bahsettiniz. Hiç üretime girmeyi düşündünüz mü?

Denizci: Kesinlikle üretime girmeyi düşünmedik. Bizim için üretimde önemli olan bitiş işlemiydi. Bu kapsamda servis aşaması için kalite kontrol makinesi aldık. Bugün kumaşı hala dışarıda dokutuyoruz ama kendi desenimiz, markamız ve kalitemizle. Bursa ve Denizli’deki tekstil firmalarıyla çalışıyoruz. Bunları yaptırırken ipliğinden desenine her şeyini temin ediyoruz. Üretimde kalite kontrolü kendimiz yapıyoruz çünkü en önemli aşamanın o olduğunu düşünüyoruz. Müşteriye kaliteli mal göndermek en önemli hedefimiz. Aksi taktirde tekrar tercih edilmeyebiliriz ve işin sürekliliği zora girebilir.

Diğer yandan kalite kontrolden sonra tüllerde eteğe kurşun dikme işini yine kendi kurşun makinemizde gerçekleştiriyoruz. Önceleri bu işlemleri boyahanede yaptırıyorduk ancak termin ve kalitede sıkıntı yaşanıyordu. Bu da bize müşteri kaybettiriyordu. Böylece yaklaşık dört yıl önce üç makine yatırımı yaptık.

“TESİSİMİZİ İKİ KATINA ÇIKARDIK”

Bu yıl tesisimizi de büyüttük. Altınova semtindeki fabrikamızı, yan taraftaki fabrikayı da kiralayarak, iki katına çıkardık. Böylece toplamda 1600 metrekareye ulaştık. İstihdam sayımız ise 12.

“İHRACATTA 53 ÜLKEYE ULAŞTIK”

- Bugün gelinen noktada kaç ülkeye ihracat yapıyorsunuz ve şirketinizi sektörde nasıl konumlandırıyorsunuz?

Denizci: Bugüne kadar hep bildiğimiz konularda kendimizi geliştirdik. 6 ülkeyle başladığımız ihracat serüvenini 53 ülkeye çıkardık. Bununla birlikte Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Nijerya, Etiyopya, Kenya, Tanzanya gibi kimselerin gitmediği ülkelerde fuarlara katıldık. Bu bizim için ekstra başarı oldu. Birçok firmanın korktuğu yerlere cesaretle gidip ülkemizi temsil ettik. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) listesinde, tekstil ve hammaddeleri sektöründe, Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Buruni Sultanlığı’na, Türkiye’den ilk ihracatı yapan firma unvanına sahibiz.

“ÇİN’E BİLE TÜL SATIYORUM”

- Yıllık ihracat miktarınız nedir? Bu yıl pandemi sebebiyle rakamlarınızda düşme oldu mu?

Denizci: İhracatta geçen yıl 1 milyon metreyi geçtik. Ciromuz 2 milyon dolardan fazlaydı. Biz de sadece tül perde var. Ben her zaman derim, tülcüyüm. Dünya da beni öyle tanıyor. Tüle ihtiyacı olan direkt beni buluyor. Türkiye’de de birçok ihracatçı firmaya tül veriyorum. Hatta başkaları Çin’den tül alırken, ben Çin’e bile tül satıyorum.

“KAYBIMIZ YÜZDE 20 SEVİYESİNDE”

Pandemi olmasaydı bu yıl ihracatımızı metre bazında ikiye katlayacaktık. Ocak ayında Almanya’da düzenlenen HeimTextil Fuarı’na katılmıştık. Fuar çok iyi geçmişti ve çok da güzel siparişler almıştık. Hatta portföyümüze üç yeni ülke eklemiştik. Ancak pandemi her şeyi alt üst etti. Bu yıl tahminen, 2019’a göre, yüzde 20-30 civarında kaybımız olacak. Yine de bu yıl bizim için kötü değildi. Hiç kapatmadık ve çalışmaya devam ettik. Rakamlar düşse de ihracatımız sürekliliğini korudu. Yaz dönemindeki serbestleşmede işlerin yeniden hareketlenmesi toparlanmamızı sağladı. Aksi halde yılı daha kötü kapatabilirdik.

“SİNGAPUR VE MALEZYA HAREKETLİYDİ”

- Rotanızın farklı coğrafyalar olduğunu belirttiniz. Bunun sebebini öğrenebilir miyiz?

Denizci: Herkes Avrupa’ya ihracat yapmasına karşın biz ağırlık Uzak Doğu’ya çalışıyoruz. Ciromuzun yüzde 70’ini Singapur, Malezya, Endonezya, Tayland, Vietnam, Filipinler, Tayvan gibi Uzak Doğu ülkelerine yaptığımız ihracat oluşturuyor. Müşteri portföyüm bu ülkelerde olduğundan ihracatımız da bu yönde gelişti. Ayrıca, Uzak Doğu’nun ürün gamı Avrupa’dan farklı. Avrupa biraz daha fantezi ürünler ve düşük metrajlı işler yapıyor. Uzak Doğu ise daha çok düz mal alıp konteyner bazında çalışıyor. Şirketi kurduğumda düz mallarla ilgili koleksiyonlar yaptığım için o pazarlarda büyüdük. Bu yıl en hareketli pazarlarımız Singapur ve Malezya oldu.

“YENİ BİR MARKA OLUŞTURDUK”

- Pandeminin olumsuz etkilerine rağmen yeni bir markayla iç piyasaya ve perakende sektörüne adım attınız. Tekstil Pazarı’nı kurma amacınızı ve hedeflerinizi paylaşabilir misiniz?

Denizci: Ortaklık yapısına sahip Tekstil Pazarı’nı yeni bir şirket olarak kurduk. Yıllardır hep ihracat yaptığımız için yurt içine hiç mal satmadık. İç piyasadan talepler geliyordu ancak değerlendirmiyorduk. Kriz döneminde işletme kurmak normal bir şey değil ama altyapımıza güvenerek bu kararı verdik. Ürün gamımızı değerlendirerek yeni bir marka oluşturduk. Bu markayla hem iç piyasaya hem de perakende sektörüne girdik. İlk mağazamızı Hamitler semtinde açtık.

“ÜRÜN ÇEŞİTLİLİĞİNİ ARTIRDIK”

Tekstil Pazarı’nda ev tekstilde birçok ürünü elde etmeye çalıştık. En çok ilgi gören ürünlerimizin başında perdelik tülün yanı sıra baskılı kırlent, masa örtüsü ve yatak örtüsü geliyor. Bu ürünleri tescilli markamızla fason olarak yaptırıyoruz. Sadece havlu ürünlerini hazır alıyoruz. Yaklaşık 25 çeşit ürünümüz var. Perdelik tül çeşidimizse 500’e yakın. Ürünlerin tamamını paketleri, etiketleri ve kalitesiyle kendi markamızla sunuyoruz. Yeni ürün çalışmalarımız da devam ediyor. Müşterilerin her geldiğinde farklı ürünler bulmasını istiyoruz. Bildiğimiz bir iş olduğu için zevkle de yapıyoruz.

“HEDEFİMİZDE UZAK DOĞU VAR”

Yeni markamız yurt içinde ve yurt dışında çok güzel karşılık buldu. İlk mağazamızı yaklaşık bir hafta önce açmamıza rağmen franchising teklifleri almaya başladık. Bu doğrultuda ikinci şubemiz çok yakında Kestel ilçesinde açılacak. Bursa’nın yanı sıra İstanbul’dan da talepler var. Bursa’ya yeni bir marka kazandırıyoruz. En büyük hedefimiz ise yurt dışına şube açmak. Singapurlu acentemden teklif aldım bile. Marka konseptimiz çok beğeniliyor. Macaristan, Ürdün, Rusya, Ukrayna, Kuveyt’ten de talep var. Yurt dışında ilk şubemizi önümüzdeki yıl Uzak Doğu’da açmayı planlıyoruz.

Franchising zincirinin yanı sıra online satış da hedefliyoruz. Şu an sosyal medya üzerinden satışımız var. Yapım aşamasında olan e-ticaret sitemiz de çok yakında hizmete girecek.

“KREDİYİ KREDİYLE ÖDEDİK”

- Biraz da pandeminin sektöre etkilerinden bahsedebilir misiniz? Sorunlar ve çözüm önerileriniz nelerdir?

Denizci: Devlet hiçbir şekilde destek olmadı sadece ömrümüzü uzattı. Bunu tek ben yaşamadım, birçok kişi yaşadı. Nisan ayında pandemi olunca krediler üç ay ertelendi ancak faiz alındı. Oysa nisandan temmuza kadar hiç iş yapmadık. Geri ödemeler başlayınca yine sıkıntıya düştük. Açıkçası, krediyi krediyle ödemeye çalıştık. Devlet yine faizli krediler verip borçlandırdı. İsterdim ki yapılandırmada sıfır faiz alınsın.

“MALİYETLERİMİZ YÜKSELDİ”

Öte yandan döviz kurundaki hareketlilik sebebiyle maliyetlerimiz yükseldi. Hammaddeye zam geldi ama müşteri kaybetmemek adına biz zam yapamadık. Şu an malı nakit paraya dönüştürüyor ancak kar yapamıyoruz. Bankaların pandemi döneminde kredi limitlerini düşürmesi de sıkıntı yarattı.

Konteyner konusunda da zorlanıyoruz. Geçen dönemlerde ülkemizde müthiş bir ithalat yoğunluğu vardı. Bu da konteyner konusunda fiyat avantajı sağlıyordu. Şimdi konteyner maliyeti neredeyse ikiye katlandı.

“YENİ BİR SAYFA AÇACAĞIZ”

- Son olarak, 2021 yılı ile ilgili öngörülerinizi ve planlarınızı öğrenebilir miyiz?

Denizci: 2021 yılında yeni bir sayfa açacağız. Eskiden uzun vadeli plan, program ve yatırım yapıyorduk. Çünkü önümüzü görebiliyorduk. Bugün ise tüm yaşananlardan sonra uzun vadeli bir şey düşünemiyoruz. Kısa vadede, yeri geldiğinde günlük planlamalarla, ayakta durmaya çalışacağız. Ayhan Denizci Tekstil olarak ihracatta geldiğimiz noktayı korumak istiyoruz.

Pandemi ilk çıktığında yaza kadar her şeyin normale döneceği düşünülüyordu. Ancak yaz mevsiminde hastalık iki üç katına çıktı. Tüm fuarlar yine iptal oldu. Şimdi de aşı çalışmalarıyla birlikte 2021 baharına doğru pandeminin etkisini yitireceği konuşuluyor. Ancak ben biteceğini düşünmüyorum. Önümüzdeki yıl da böyle geçecek. Her şey normale dönse ve maskelerimizi çıkarsak bile hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.

Güncelleme Tarihi: 18 Aralık 2020, 14:06
YORUM EKLE

banner69

banner70

banner73