banner39

‘Suriyelilerin yardım parasını Kızılay ödemiyor’

Ülkemizdeki Suriyeli mültecilerin geri gönderilmesiyle ilgili tartışmalar sürerken yapılan sosyal yardımların kaynağıyla ilgili önemli bir açıklama geldi. Türk Kızılayı Bursa Şube Başkanı Davut Gürkan, “Biz sadece aracıyız. Yardımlarda hiçbir bağışçımızın bağışı kullanılmaz” dedi.

‘Suriyelilerin yardım parasını Kızılay ödemiyor’

Röportaj: ERDAL ÇATALKAYA

Dr. Kerem Kınık’ın Genel Başkanı olduğu Türk Kızılayı Bursa’da, Davut Gürkan ile yeni bir sayfa açtı. Görevde geçirdiği bir yılda Kızılay’ın daha çok gündeme gelmesini sağlayan Bursa Şube Başkanı Davut Gürkan, kan ve kök hücre bağışının yanı sıra sosyal yardımlarda taviz verilmeyen ilkelerinin olduğunu anlattı. En çok tartışılan konulardan biri olan ‘Suriyeli mültecilere yardım’ konusunda da önemli aç ıklamalar yaptı, ‘Müsterih olunsun’ mesajını verdi. Davut Gürkan ile Kızılay’ın dünü, bugünü ve yarınını konuştuk. İşte Gürkan’ın açıklamaları…

ÜLKEMİZDEKİ SURİYELİ MÜLTECİLER İLE İLGİLİ TARTIŞMALAR GÜNDEMİN İLK SIRASINDA. BİLHASSA YARDIMLARIN KAYNAKLARI NOKTASINDA… BU MESELEDE KIZILAY’IN FONKSİYONUNU AÇIKLAYABİLİR MİSİNİZ?

Kızılay adına toplum merkezleri, bu konularla ilgili yardımcı olmaya çalışır. Burada çok önemli bir husus var. Yanlış anlamalara sebebiyet verdiği için altını defalarca çizmemiz gerekebilir. Kızılay’ın burada yapmış olduğu faaliyet, Avrupa Birliği fonlarından gelen paraların burada uluslararası göç kapsamında yardım edilebilir özelliğine sahip kişilere verilmesidir. Sınır bölgesi veya iç bölgeler fark etmez… Kızılay’ın toplum merkezlerinin yapmış olduğu yardımlarda asla hiçbir bağışçımızın bağışı kullanılmaz. Tamamen Avrupa Birliği fonlarından… UNDP’den gelir, UNICEF’ten gelir, Avrupa Sağlık Örgütü’nden gelir. Bunlara yardım yapabilmemiz için uluslararası göç kapsamında kayıtlı mülteci statüsünde olmaları lazım. Korunmaya muhtaç olmaları lazım, sağlık sorunlarının olması lazım gibi… Uluslararası bir analiz süreci söz konusu. Kızılay, sadece bunun organizasyonuna aracılık ediyor. Orada çalışan personelin bile parası, AB fonlarından ödenir. Bursa’da olsun, sınır bölgesinde olsun hiç fark etmez. Bu konuda hiç taviz vermiyoruz. Hemşerilerimiz bu konuda müsterih olsunlar.

SOSYAL YARDIMLAR NOKTASINDA DA AKTİF BİR KURUMSUNUZ. BURADA SÜREÇ, NASIL İŞLİYOR? YARDIM YAPILACAKLAR NASIL SEÇİLİYOR? GELİR NASIL SAĞLANIYOR?

Kızılay’ın geliri, tamamıyla bağışçıların ve yardımseverlerin yapmış olduğu yardımlarla oluşuyor. Başka maddi anlamda herhangi bir devlet desteği vesaire yok. Tabii ki devletimizin himayesi ve destekleri sayesinde çalışmalarımızı yürütüyoruz. İhtiyaç sahiplerine yönelik erzak, para yardımı, giyecek yardımı olabilir. Afet olduğunda da o bölgelerdeki ihtiyaçların gıdadan, barınmaya, yaşamsal ihtiyaçlara kadar yerine getirme sorumluluğunu üzerimize alırız. Mülki amirlerimizle istişare ederek yardımları yaparız o bölgelerde.

ÜLKEMİZDE YARDIMLAR NOKTASINDA NE YAZIK Kİ SUİİSTİMALLER OLABİLİYOR. BUNU ÖNLEMEYE YÖNELİK NELER YAPIYORSUNUZ?

Kızılay, bu konuda çok titizdir. Bağışçılarımızın bağışları bizim için çok kıymetli. Her bağışçımız, bağışının doğru yere ve doğru kişiye gitmesini ister. Araştırma, inceleme yapmadan hiç kimseye yardım yapılmaz. Kişisel Verileri Koruma Kanunu’na uygun hareket edebilecek şekliyle devlet tarafından tanınmış ‘inceleme’ dediğimiz yetkilendirmemiz var. Bize talepte bulunanları inceleriz. Bizatihi görevli arkadaşlarımız, evlere giderek inceleme yapıp rapor tutar. O raporlara istinaden yönetim kurulundan çıkan kararla yardım yaparız. Her yardım talep edene yardım yapma gibi bir lüksümüz yok. Bağışçılarımız, bağışlarının nereye bağışlandığı ile ilgili de bizden bilgi alabiliyor. Kanuna uygun şekilde bilgilendirme yapabiliyoruz. Tamamen şeffaf bir şekilde. Bu, Kızılay’ın en önemli özelliğidir. Denetlenebilir, hesap verebilir olması özelliği nedeniyle halkın teveccühünü kazanıyoruz. Çok ciddi denetimlerden geçiyoruz. O nedenle Kızılay ile ilgili bir suiistimal duymanız mümkün değildir.

KAN VE KÖK HÜCRE BAĞIŞI NOKTASINDA BİZİMLE RAKAMLARI PAYLAŞIR MISINIZ? TABLO, NASIL BİR DURUMDA?

Bursa itibariyle baktığımızda geçen yıl 1 milyon 976 bin kişiden 2 milyon 571 bin 842 kan bağışı almışız. Kan bağışı yapanların birden fazla bağış yaptığını gösteriyor bu da… 2 milyon 571 bin 842 üniteden de hastanelere 3 milyon 850 bin kan bileşen servisi yapmışız. Bir kişi kan verdiğinde 3 can veriyor dememizin altında da işte bu rakamlar yatıyor. Bu seneki hedefimiz de 2 milyon 700 bin civarında kan bağışı. Kan bağışı yapanlara baktığımızda bunların da yüzde 85’inin erkek, yüzde 15’inin kadın olduğunu görüyoruz. Kadınlar açısından bu oranı artırmamız gerekiyor. Bursa, hem kan bağışı hem de kök hücre bağışı açısından Türkiye genelinde ilk sıralarda yer alıyor. Avrupa 70 yıl önce kök hücre çalışmalarına başlamış biz ise 2014 yılında başladık. Türk kök havuzunda şu an 420 binden fazla verici var. Bunlardan da 4 bin 500’den fazla eşleşen var. Türkiye’deki lenf kanseri vakası da 2 bin 700 civarında. Eşleşmeler açısından baktığımızda Bursa Bölge itibariyle 44 bin… Eşleşme de 500 civarında oldu. Nakil sayısı ise 200’den fazla. Nakillerdeki başarı oranı yüzde 98... Avrupa’daki eşleşme oranı 100 binde 1 iken Türkiye’deki eşleşme oranı binde 1’den yukarıda bir seviyede. Avrupa’ya göre 100 kat fazla başarı elde etmek demek. Bu, çok önemli bir şey. Önümüzdeki dönemlerde artarak devam edecektir. Bizim bir yıllık tahmini hedeflerimizi Türk Kızılayı 4 ayda tamamladı.

KÖK HÜCRE BAĞIŞINDA NELER YAPILIYOR? ZORLU BİR SÜREÇ Mİ?

Hayır, zor bir işlem değil. Lösemi-kan kanseri hastaları ilaç tedavisine cevap vermezse 20 civarında akrabasına ulaşılıyor ve örnekler alınıyor. O örneklerden eğer uygun olan bulunamazsa Sağlık Bakanlığı ve Kızılay devreye giriyor. İlk aşamada sağlık kontrolü yapılıyor ve 3 hafta sonrasında eşleşmeyle ilgili neticeler elde ediliyor. Eşleşme olduktan sonra 2 yöntem var. Biri kemik iliğinden alınan bir işlem. İkincisi de koldan damar yoluyla alınan kanla yapılan işlem. İlikten yapılan yüzde 2 tercih edilen bir işlem. Yüzde 98 ise damardan alınan kan yoluyla. Bu da vericileri daha da rahatlatıyor. Önemli bir husus da var o da kişiye özel bağış yapılamaması. Şahsa özellikten ziyade kamu yararına olabiliyor.

GÖNÜLLÜ BULMAKTA ZORLANIYOR MUSUNUZ? BURSALILARI BU NOKTADA NEREDE GÖRÜYORSUNUZ?

Bursa, her anlamda en önemli şubelerden biri… Bursa halkının enteresan bir şekilde duyarlılığı var. Kızılay’a karşı ciddi bir teveccüh söz konusu. Bursalı, Kızılay’ı seviyor. Türkiye’de en fazla gayrimenkule sahip şubelerden birisiyiz. Bağışçı, güvenilir bir kurum olarak gördüğü için bağışını Kızılay’a yapıyor. Özellikle Ramazan aylarında ve Kurban Bayramı’nda vekaletlik noktasında bunu çokça görüyoruz. Kısa süre önce bir vatandaşımız, milyonlara varan zekât verdi. Tüm bunlar bizleri çok mutlu ediyor. İtimat nedeniyle sorumluluğumuz çok.

GÖREVDE 1 YILI DOLDURDUNUZ. SİZİN İÇİN NASIL GEÇTİ?

Çok dolu dolu bir yıl geçirdik. Bundan sonra da dolu dolu geçeceğine inanıyoruz. 11 Haziran’da Kızılay’ın 151’nci yılını doldurduk. Sadece Türkiye’nin her bölgesinde değil 153 ülkede faaliyet gösteren bir Kızılay var. Dünyanın ‘veren el’i haline gelmiş bir Kızılay var. Milletimizin merhamet ve şefkat eli, sadece kendi ülkesindeki vatandaşlara değil dünyanın neresinde olursa olsun her tarafa ulaşıyor. Her şeyden önce önceliğimiz, Türk vatandaşlarıdır.

KIZILAY, BUGÜNLERE NASIL GELDİ?

1868 yılında Osmanlı Yaralı Hasta ve Askerlere Yardım Cemiyeti olarak kuruldu. O dönemde yokluk, göçler, savaşlar vardı. Savaşların olduğu dönemlerde cephe gerisinde sağlık hizmeti verecek devletin ciddi bir yapılanması yoktu. Kızılay da cephe gerisinde özellikle sağlık hizmetleri noktasında ciddi katkılar sunmuştur. Bu nedenle Kızılay’ı Türkiye’nin tarihini, kaderini değiştiren bir kurum olarak görüyoruz. Gazi Mustafa Kemal’in bile Kızılay ile tanışması, Derme’deki yaralanmasından sonradır. Kızılay çadırında tedavi oluyor ve ondan sonra Kızılay ismini veriyor. Türk Kızılayı’nın isim babalığını Gazi Mustafa Kemal Atatürk yapıyor. Tüzel kişiliği olan bir kurumuz. Yaptığı faaliyetleri para karşılığı olmadan gerçekleştiriyor. Hatta profesyoneller hariç bizler gibi yöneticiler, fahri olarak görevdeyiz. Kamu yararına kurulmuş bir dernek olarak nitelendirebiliriz. Bursa Şubesi olarak da 1911 yılından beri faaliyetteyiz. En eski şube biziz. Kurumsal hafızası, duyarlılığı olan bir şubeyiz. Özellikle göç hareketlerinde çok etkin bir oynayan şubedir Bursa…

PEKİ, BUGÜN NE YAPIYOR KIZILAY?

Sadece afet zamanlarında sorumluluğu olan bir Kızılay yok artık. Afetin koordinasyonunda Türk Kızılayı’nın birinci önceliği gıda ve beslenmeyle alakalı faaliyetlerdir. AFAD’ın bizden talep etmesi halinde barınmayla alakalı işlemleri de yerine getirebiliyoruz. Bunun için hâlihazırda Erzincan ve Ankara’da 2 çadır fabrikamız var. 9 tane ana lojistik merkezimiz, 23 yerel afet merkezimiz var. Savaş anları ya da olağanüstü hal dönemlerinde Sağlık Bakanlığı ile karantina bölgelerinin oluşturulması gibi işlemlerde yardımcı rol de üstlenebiliyoruz. Gıda-beslenme ve barınmanın ardından sosyal yaşamdaki sosyal faaliyetlerle ilgili de Kızılay’ın sorumlulukları var. Mesela Türkiye’nin birçok yerinde huzurevlerimiz, öğrenci yurtlarımız, aşevlerimiz, ilk yardım eğitim birimlerimiz, gençlik kamplarımız, yaşlı bakımcı eğitim evlerimiz var. Tüm bunları bir araya getirirken asla yadsıyamayacağımız ve Türkiye’nin yüzde 98 kapasitesini karşılama noktasında kan tedarikiyle ilgili bağış merkezlerimiz var. 18 bölge müdürlüğümüz, 67 kan toplama-bağış merkezimiz, 150’den fazla mobil aracımız var. Bursa özelinde baktığımızda kentimizde Güney Marmara Bölge Müdürlüğü’müz var. 130 civarında personelimiz çalışıyor. 3 mobil aracımız, biri 15 Temmuz Demokrasi Meydanı biri de Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi’nde olmak üzere 2 kan bağışı toplama ve lojistik merkezimiz, toplamda ise 30’a yakın da lojistik aracımız var. Çünkü Bursa ile birlikte Balıkesir, Yalova ve Çanakkale’ye de bakıyor. Bu bölgede 67 hastanemiz var. Bunların da Uludağ Üniversitesi hariç kan tedariklerinin yüzde 99’unu Kızılay Bölge Kan Merkezi’miz tedarik ediyor. Kan bağışı noktasında Bursa’nın gerçekten çok güzel bir duyarlılığı var. Bursalı hemşerilerimize çok teşekkür ediyoruz.

BURSA’DA PERSONEL VE ŞUBE YAPILANMASI NOKTASINDA NASIL BİR TABLO VAR?

Bursa’da Bursa şubesi dâhil 7 şubemiz var. Osmangazi, Yıldırım ve Nilüfer ile birlikte taşrada Mustafakemalpaşa, Gemlik, İnegöl’de şubemiz var. Mudanya, İznik, Karacabey, Yenişehir ve Orhangazi’de de temsilciğimiz var. 12 şube ve temsilcilikle çalışıyoruz. Sadece Bursa şubesinde 30 civarında personelimiz var. Kan merkezinde 130 civarında, toplum merkezinde 50 civarında personel var. Bizim yönetimimizde 11 asil ve 11 yedek üye ile 2 denetçi var. Bunların hepsi fahri… Gençlik kollarımız ve kadın gönüllü kollarımız da sahada ciddi performans sergiliyor.

YURT DIŞI ÇALIŞMALARINIZ DA ÇOK YOĞUN… SINIRLARIMIZIN DIŞINDA TÜRK KIZILAYI İLE İLGİLİ ALGI NASIL?

151 yıldan fazladır faaliyette olan bir kurumuz. 12 ülkede delegasyonumuz, 78 ülkede bizzat faaliyetimiz var. 153 ülkeye yardım ulaştıran bir kurumuz. Oralarda herkes Kızılay’ı biliyor. Açlık sınırının çok çok altında olan ülkelere gittiğimizde oralarda insanların Kızılay’a bakışını, sevgisini görünce mutlu oluyoruz. 153 ülkeye yardım ulaştırmak kolay değil. Kızılhaç ile birlikte organizasyonlar yapıyoruz. 35 Müslüman ülkede Kızılay ismi, hilal kullanılıyor ama en başında Türk Kızılayı geliyor. Türk Kızılayı Genel Başkanı da aynı zamanda Kızılhaç Federasyonu’nun Avrupa Birliği Başkan Yardımcısı. Böyle bir entegrasyon çalışmamız var. 153 ülkeye insani yardımı tamamen tarafsız, bağımsız bir şekilde götürüyoruz. Cinsiyetine, diline, dinine, ırkına bakmadan yapıyoruz yardımlarımızı. O nedenle ciddi bir sempati var ve bu, bizi Türk milleti adına gururlandırıyor.

ekonomigazetesi.com ARACILIĞIYLA BAĞIŞÇILARA VE BAĞIŞÇI OLACAKLARA NASIL BİR MESAJ VERMEK İSTERSİNİZ?

Bağışçılarımıza ve hayırseverlerimize Kızılay’a olan güvenlerinden dolayı çok teşekkür ediyoruz. Biz Kızılay’a bu zamana kadar sahip çıkan, destek olan bağışçılarımız, hayırseverlerimiz ve gönüllülerimize şükran borçluyuz. Çok önemli bir görev. Nesilden nesle aktarılacak çok anlamlı bir mirasa ortaklık yapıyorlar. Toplumun merhamet çınarı, iyilik köprüsü dediğimiz bir kurumumuz var.

Güncelleme Tarihi: 07 Ağustos 2019, 12:09
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER