"Projemiz gerçekleşse et fiyatları Bursa’dan belirlenecekti"

Bursa Ticaret Borsası Başkanı Özer Matlı, et ve canlı hayvan borsası projelerinin kendilerinden kaynaklanmayan nedenlerden dolayı hayata geçirilemediğini belirterek, “Bu proje gerçekleşseydi et fiyatları Bursa’dan belirlenecekti” dedi.

"Projemiz gerçekleşse et fiyatları Bursa’dan belirlenecekti"

Bursa Ticaret Borsası Başkanı ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Üyesi Özer Matlı, Türkiye ve Bursa için çalışıyor. Özer Matlı ile Türkiye’nin gıda ve tarım politikalarını, yapılması gerekenleri konuştuk… İşte Matlı’nın anlattıkları…

EN BÜYÜK HAYALİMİZ GERÇEKLEŞMEDİ

Bizim hayata geçirmek istediğimiz en önemli projemiz Badırga’da 300 dönüm arazide bir et ve canlı hayvan borsası yapmaktı. Türkiye hayvan ithalatı yapıyor. Biz Badırga’da bu hayvanlar için ihtisas gümrüğü ve karantina bölgeleri yapacaktık. Tüketicinin güvenli et yemesi için denetim mekanizması olacaktı. Alıcı ve satıcı arasında kilit görev yapacaktık. Hayvanları sigorta yapacaktık. Hayvanını teslim edene ücretin yüzde 75’ini hemen ödeyecektik. Kasaplara alım gücünün üzerinde limit çıkartacaktık. Onlara da finans imkânı yaratacaktık. Üretici için parasının garanti olacağı bir yer olacaktı. Tüketici de Bursa Ticaret Borsası garantisinde sağlıklı ürün alacaktı. Bu proje hayata geçseydi Türkiye’deki et fiyatları Bursa’dan belirlenecekti. Başaramadık. Ama bizden kaynaklanmadığını söyleyebilirim. Bu süreçte 3 bakan değişti. Büyükşehir’in verdiği yer bakanlık tarafından onaylanmadı.

ORTAK AKILLA HAREKET EDİYORUZ

Bölge oda ve borsalarıyla ortak akılla hareket ediyoruz. İznik’in de Orhangazi’nin de sorunu benim sorunum. Kurumlar birbiriyle konuşmuyor bazı noktalarda. Biz konuşmayı sağlıyoruz. Temel değerler noktasında işler yapıyoruz. Toplumun genelini ilgilendiren işlerde ürettiğimiz projelerle faydamız var.

SORUN YERİNDE ÇÖZÜLMELİ

Tarım, enflasyonda temel gösterge, göç noktasında önemli etken. Siz tarımla ilgili sorunu yerinde çözmediğiniz zaman çarpık kentleşmeyi konuşursunuz. Biz TOBB ve hükümet noktasında bunları çözmenin derdindeyiz. Bizim temel görevimiz alıcı ve satıcının ortamını buluşturmak. Üreticinin stopaj anlamında giderini azaltmak. Bursa dönüşüm geçirdi, yapı değiştirdi. Eskiden şehrin içinde çok sayıda un fabrikası vardı. O yüzden farklı şeyler yapmalıyız. Coğrafi işaret de almak yetmiyor. Kime satacaksın? Sen markalaşma sürecine giremezsen, algıyı yönetip pazarlamayı yapamazsan olmaz. Tek derdim üyemin pazarlama faaliyetlerine katkıda bulunmak. Haldeki komisyoncuların hepsi üreticiye avans verip ürün ektiren insanlar haline geldi. Bu işi finanse ediyorlar. Siz bu aracıyı tek seferde ortadan kaldırırsanız tarımı kökten bitirmeye başlarsınız. Bu aracıya ihtiyaç var. Kooperatifleşme kurguları doğru yapılmalı. Devletin iyi ile kötüyü ayırması lazım.

TİCARETTE ÇOK FAZLA DEMOKRASİ VAR

Ticarette çok fazla demokrasi var. Parası olana her şey serbest. Bu doğru değil, kısıtlanması lazım. Çiftçinin ucuz mazotla sorunu yok. Ana maliyetlere dikkat etmesi lazım. Sen tarımdan para kazanıp yan parseli almaya çalışıyorsun, ama sanayicinin satın alma gücü daha fazla. Bunu alan sanayici ekmiyor. Ekme zorunluluğu yok. Türkiye’nin seçimsiz bir dönemde karar verici politikalar üretmesi gerekiyor. Mesela 3 yıl üst üste ekmeyen büyük ceza ödemeli. Sen araziyi gerçek sahibine teslim edeceksin. Bölgesel olarak ne üretmek istediğine karar vereceksin. O zaman Bursa Ticaret Borsası işin neresinde olacak? Kanun yapıcı bana diyecek ki yerel marketler bu ürünü almak zorunda. Biz orada devreye gireriz. Ürünü satabildiğiniz kadar başarılısınız. Bakanlık bunu devlet eliyle çözülmesi gerekir diyor ama biz özel sektör eliyle çözülür diyoruz. Büyükşehirlerin tarım politikaları gözden geçirilmeli. Bütçemize bakmamız gerekiyor. Bulunduğumuz coğrafyada ne eksik, ne üretmeliyiz? Saman ithal edebilirsin, sorun değil ama bunun yanında hayvanı endüstriyel et haline getirip satıyorsanız katma değer üretirsiniz, başarı elde edersiniz. Sanayileşmiş bir yapıda tarım olmalı. Arpa buğday ekmek yerine bunu mamul haline getirmelisiniz. Tarım son 7 yılda en zor döneminde. Herkesin derdi başka. Üretici kooperatifi üretici kooperatifi gibi olmak zorunda. Biz büyük sanayici mi istiyoruz küçük kooperatifleri ayakta mı tutmak istiyoruz. Karar vermemiz lazım. Kırsala büyük bir hayvan çiftliği yapıyoruz sonra köylü şehre gelmesin diyoruz. Bu nasıl olacak. İki tane bin başlık çiftlik kurarsan Karacabey’in en büyük köylerinde hayvancılığı bitirmiş olursun. Ne yapmak istediğimize karar vermeliyiz. Banka kredi vermek için teminat istiyor bunu da çiftçi veremiyor. Kısır döngü var.

BURSA’DAN YANAYIM

Bursa 1. sınıf deprem bölgesi. Sanayi ve ekonomi burada. Üretici burada. Sanayiyi daha da büyütürseniz mesela yıkıcı bir deprem olduğunda ne yapacaksınız? Neden Anadolu’ya yaymıyoruz. Neden Bursa’yı korumuyoruz. Ben Bursa’dan yanayım. Benim en önemli zenginliğim babamın bana verdiği itibar ve isim. Ben işin o tarafındayım. Kendi adıma Bursa dışında da çok iş yapıyorum. Benim amacım ülkem gelişsin, şehir gelişsin. Sektör meclislerinde Bursalı firmaların aktif bulunmasını istiyorum. KGF yönetimindeydim. Bursa’dan gelen dosyaları bekletmedik, işlerini kolaylaştırdık. Büyük düşünmek, oyunun geneline talip olmak lazım.

Güncelleme Tarihi: 31 Ekim 2019, 18:19
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER