“Mobilya sektörü geçen yılı yakalar”

Son yıllarda başarı hikayesi yazan mobilya ihracatçısı pandemi sebebiyle durgun günler yaşasa dahi umutsuz değil. Sektör yılın ikinci yarısında hızla toparlanmayı bekliyor. Bunun başlıca sebebini mobilyada KDV’nin yüzde 8’e indirilmesine bağlayan MOSFED Başkanı Ahmet Güleç, “Sokağa çıkma kısıtlamasının kalkması ve ihracat pazarlarının açılmasıyla geçen yılın rakamlarına ulaşacağımızı öngörüyoruz” diyor.

“Mobilya sektörü geçen yılı yakalar”

Bugün dünyanın 13. büyük üreticisi ve 12. büyük ihracatçısı konumunda olan Türkiye mobilya sektörü 2019 yılında, bir önceki yıla göre, yüzde 15 artışla 3.5 milyar dolarlık ihracata imza attı. Sektör, 2020 yılında 4.5 milyar dolarlık ihracat hedefiyle yola çıktı. Ancak dünya ekonomilerini etkisi altına alan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) sebebiyle tüm planlar alt üst oldu. Yılın ilk iki ayında Çin’in etkinliğinin azalmasıyla ihracattaki artış yüzde 15’lere ulaşmış olsa da mart ayının ikinci yarısı itibarıyla pandemi mobilya sektörünü de vurdu. Martta yüzde 15 olan ihracat kaybı, nisanda yüzde 50’lere tırmandı. Mayısta da durgunluk devam ediyor. İç pazardaki daralma ise yüzde 80’leri gördü.

BURSA’NIN KAYBI YÜZDE 60’I BULDU

Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre, Bursa’nın mobilya, kağıt ve orman ürünleri ihracatı, 1 Ocak-30 Nisan 2020 tarihlerinde, geçen yılın aynı dönemine göre, yüzde 16,11 düşüşle, 167 milyon 233 bin dolara geriledi. İhracattaki kayıp mart ayında yüzde 46’yı aşarken, nisan ayında yüzde 57.50’yi gördü. Bursa’nın 2019 yılı mobilya, kağıt ve orman ürünleri ihracatı, bir önceki yıla göre, yüzde 17,40 artışla, 610 milyon 59 bin dolar olmuştu.

İSTİHDAM SAYISI 500 BİN CİVARINDA

Mobilya Dernekleri Federasyonu (MOSFED) ile İstanbul Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Güleç’le, Kovid-19 pandemisinin sektöre etkilerini konuştuk. Güleç, Türkiye’de 36 bin civarında mobilya üreticisi olduğunu ve sektör istihdamının dolaylı olarak 500 bini bulduğunu söyledi. Sektörün şu an durgun olmasına rağmen sokağa çıkma kısıtlamasının kalkması ve ihracat pazarlarının açılmasıyla birlikte haziran itibarıyla hızlanacakları öngörüsünde bulundu. Güleç, 2020 başında mobilyada KDV’nin yüzde 8’e düşürülmesinin sektöre ilaç gibi geleceğini vurguladı. Pandemi desteklerinden üreticilerin sıkıntılarına, sektörü bekleyen değişimden yeni yatırımlara, bu zorlu süreçte alınacak derslerden yol haritalarına kadar birçok konuda paylaşımlarda bulundu. İşte, Güleç’in açıklamaları…

“İHRACAT YÜZDE 50 DÜŞTÜ”

- Öncelikle koronavirüs sürecinin Türk mobilya sektörüne etkilerini paylaşabilir misiniz?

Ahmet Güleç: Sektörümüz son 20 yılda hem üretim hem kalite hem de dünya ticaretinde çok önemli bir başarı hikayesine imza attı. Türk mobilyacısı dünya ticaretinden pay alırken, önemli ihracat rakamlarına ulaştı. Dünyanın 13. büyük üreticisi ve 12. büyük ihracatçısı konumuna geldi. Bu başarı Türk mobilya sektörünün girişimci özelliğiyle ortaya çıktı. Girişimcilerimiz dünyayla entegre olup global pazardan pay almayı başardı. 2019 yılında ihracatını yüzde 15 artıran bir sektör olduk. Bu oran Türkiye ortalamasının çok üstündedir. Sektörümüzdeki yükseliş geçen şubat ayına kadar devam etti. Yılın ilk iki ayında ihracatımız, bir önceki yılın aynı dönemine göre, yüzde 15 arttı. Ancak devamında koronavirüs sürecinden ilk etkilenen sektörlerden biri oldu. Buna birde otellerin kapanması, düğünlerin ertelenmesi eklenince sektörümüz tamamen durdu. Şu an iç pazar yüzde 80 civarında durgun seyrediyor. Mart ayında yüzde 15 olan ihracat kaybımız nisanda yüzde 50’lere tırmandı. Mayıs ayında da durgunluk devam ediyor. Yeni sipariş alma ihtimalimiz görünmüyor çünkü dünya piyasaları kapalı. Yeni sipariş çok az geliyor.

“HAZİRANDA YÜKSELİŞE GEÇECEK”

- İhracattaki bu düşüş ne zamana kadar devam eder?

Güleç: Kontrollü serbestlik döneminde ikinci faza geçtik. Pandeminin ilk fazında tüm korunma tedbirleri en üst seviyedeydi. İkinci fazında ise mağazalarımız açık olacak. Bayramdan sonra sokağa çıkma kısıtlamalarının kalkmasını bekliyoruz. Böylece mobilya sektörü haziran ayıyla beraber yükselişe geçecek. Yılsonu hedeflerimizi yakalamak zor gibi görünse de 2021’le birlikte Türk mobilyasının yine dünyada rakamlarıyla konuşacak bir sektör haline gelmesini umuyoruz.

“DÜNYA TİCARETİNDE PAYIMIZ YÜZDE 1,4”

- Türk mobilya ihracatçısının dünya ticaretindeki payı kaçtır? Pazarlarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?

Güleç: 2023 yılı hedefimiz dünya mobilya pazarından yüzde 1,5 pay almak. Türkiye bugün genel olarak dünya ticaretinden yüzde 0,77 ile 0,90 arasında pay alma mücadelesinde gidip geliyor. Şu an rakam yüzde 0,80 civarında. Bugün gelinen noktada mobilya ihracatçısı olarak dünya ticaretinden yüzde 1,4 pay alan bir sektörüz.

“180 ÜLKEYE MOBİLYA SATIYORUZ”

Mobilya sektörü olarak 180 ülkeye ihracat yapıyoruz. Bugün ilk 10 ülkeye baktığımızda, Ortadoğu’da Irak, Libya, Suudi Arabistan; Avrupa’da özellikle Almanya, Fransa ve İngiltere ile ABD ön planda. Bunların yanında İsrail’den Kazakistan’a kadar pazar çeşitliliğimiz var. Kuzeyden güneye, doğudan batıya birçok ülkeye mobilya gönderiyoruz. Son yıllarda özellikle ABD’ye ihracatımız artış eğiliminde.

“DESTEK SÜRESİ UZATILABİLİR”

- Peki, pandemi sürecinde daha çok hangi desteklerden faydalandınız?

Güleç: Mobilya kısa çalışma ödeneğinden istifade eden bir sektör oldu. Bu destek önemliydi. Sektörümüz mücbir sebep kapsamında hak ettiği şekilde yer aldı. Çünkü hem emek yoğun bir sektör hem imalat sektörünün temeli hem de tüm sektörlerin müşterisi. Türkiye imalat sektörü içinde de önemli bir yeri var. Sektörümüz KGF kredilerinden de istifade etmeye çalıştı. Özel bankaların bu işe çok sıcak bakmadıklarına ve finansta zorladıklarına şahit olduk. Mobilya üreticisi devlet bankalarının KGF kredileriyle en azından ödemelerini yapabilecek noktaya geldi. Kısa çalışma ödeneği de işçimizi korumak adına büyük avantaj sağladı. Çalışanlarımızı kesinlikle muhafaza etmemiz lazım çünkü en önemli aktörlerimizden biri onlar. Dolayısıyla sektörün daha fazla yara almadan yoluna devam edebilmesi için mücbir sebep kapsamında desteklerin 3 aydan 6 aya çıkarılması gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü imalat olmazsa olmazımız.

“YÜKSEK OLDUĞUNDA KAYIT DIŞI ARTIYOR”

- Mobilyada KDV indirimleri de oluyor…

Güleç: Evet, bu konuda Hazine ve Maliye Bakanımıza teşekkür ediyoruz. 2020 itibarıyla mobilyada KDV oranı yüzde 8’e düşürüldü. Bu uygulama sektör için çok önemli bir adım olacaktı. Hatta ihracatın ve iç piyasanın hızlanacağını düşünüyorduk. 2020 farklı bir yıl olacak, diye bekliyorduk ama koronavirüs hesapları allak bullak etti. Neyse ki, KDV oranı yüzde 8 olarak devam ediyor. Bu durumdan mutluyuz. Devam etmesi de gerekiyor çünkü sektörün temel sorunlarından biri kayıt dışılık. KDV yüksek olduğu dönemlerde kayıt dışı oranı artıyor ve bu da haksız rekabete yol açıyor.

“HIZLI BİR TOPARLANMA BEKLİYORUZ”

- Sektörle ilgili yıl sonu öngörüleriniz nelerdir?

Güleç: Bu yıl 4.5 milyar dolar ihracat hedefiyle yola çıktık ancak şu an pek mümkün görünmüyor. Bir şey söylemek için de erken. Haziran, temmuz aylarını görmemiz lazım. Yine de yılın ikinci yarısında hızlı bir toparlanmayla, 2019’un ihracat değeri olan 3.5 milyar dolarlara ulaşacağımızı tahmin ediyoruz. Pandemi sebebiyle bu yıl yaşanan kaybı 2021 ile birlikte kapatacağımız düşüncesindeyiz.

“DİJİTALLEŞMEYE YATIRIM YAPMALIYIZ”

- Peki sektör olarak pandemiden çıkardığınız dersler oldu mu?

Güleç: Tabii ki ders çıkarmak lazım çünkü bu dünyanın genel problemi. Pandemi herkesi ilgilendiriyor. Öncelikle dijitalleşme konusunda daha fazla yatırım yapmamız gerekiyor. Bu konuyu biraz ihmal etmişiz. Sadece sektör olarak biz değil, dünya ihmal etmiş. Aslında bu ihmal etmişliği avantaja çevirme imkanımız var. Bu durum küçük firmalar özellikle de çıkışta olan markalara sahip ülkeler için bir fırsat. Büyük ve küçük firmaların şartlarda eşitlendiği bir döneme giriyoruz. İş birliği kültürümüzü geliştirerek bir fırsat yakalayabiliriz. Örneğin internet üzerinden görüntülü toplantı gibi uygulamalarla daha çok tasarımcıyla bir araya gelebiliriz. Yine pazar ihtiyaçları noktasında faydalı toplantılar yapabiliriz. Bugün biz hangi durumdaysak, İtalyanlar da o durumda. Bu süreçte teknolojiyi fırsata çevirebiliriz.

- Bir de sanal fuarlar gündemde… Bu konudaki düşünceniz nedir? Sizce faydalı olur mu?

Güleç: Sanal fuarlar yaklaşık 10 yıldır dünyada tartışılıyor ama henüz ticarileşmedi. Bu süreçte hem sanal ticaret heyetleri hem de sanal fuarlar kesinlikle gündeme gelir. Böyle platformlar özellikle de e-ticaret çok önemli ancak hayat normalleşmeye başladığında sanal fuarlar çok tercih edilmeyecektir. Bugünkü şartlarda geçici süreliğine uygulanabilir.

“KONFOR DÖNEMİ BAŞLIYOR”

- Pandemi mobilya sektöründe ne gibi değişimler/dönüşümler getirir?

Güleç: Bu süreçte son 20 yıllık yaşantımıza baktığımızda evlerimizi ve ofislerimizi ihmal ettiğimizi gördük. Çünkü son yıllarda mobilyada değiştirilme oranları uzadı. Evde uzun süre kaldığımız için herkes evindeki mobilya ihtiyacını görmeye başladı. Kısa sürede bu ötelenmiş siparişler yerine gelecektir. İkinci olarak çalışma ortamına uygun mobilyaların biraz daha yaygınlaşacağını düşünüyorum. Mobilya seçerken buna dikkat edilecek. İnsanlar artık mobilyada konfor ve özellik arayacak. Eskiden örneğin anneannelerimiz mobilya aldığında üzerini örter kimseyi oturtmazdı. Koltuklar misafir geldiğinde kullanılırdı. Sonra kendimiz için almaya başladık ama bu sefer de kalite ve fonksiyon yerine şekil ön planda oldu. Bundan sonra mobilyada ihtiyaçları karşılayan ve konforun öne çıktığı bir dönem yaşayacağız.

Pandemi süreci aynı zamanda mobilyada çok çeşitliliğin anlamı olmadığını gösterdi. Bundan sonra üretimde uzmanlaşmanın ve verimliliğin ön plana çıkacağını öngörmek mümkün. Verimlilik sağlayamayanların geleceğinin olmadığı ve rekabetin çok daha hızlanacağı bir dönem yaşayacağız.

- Mobilya üreticilerine ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersiniz?

Güleç: Özellikle uzmanlaşmak şart. Kesinlikle şirketlerimizi budayıp aşılamamız gerekiyor. Bu verimsizlikle ve kayıt dışıyla mücadele için gerekli. Kesinlikle ayrıntıları düşünülmüş ve ihtiyaçları giderecek ürün özelliklerine odaklanmamız lazım. İş birliği kültürünü geliştirmeliyiz. Başarısız olduğumuz, pahalı ürettiğimiz alanlardan çıkmalıyız. Amiral gemisi olan şirketlere dönmeliyiz. Ana ürün gruplarına odaklanmalıyız. Hikaye neyse o ürünleri ve koleksiyonları üretmeliyiz.

“ÜRETİCİ SAYISI 36 BiN CİVARINDA”

- Türkiye’deki üretici sayısı ve toplam istihdam hakkında bilgi verebilir misiniz?

Güleç: Türkiye’de irili ufaklı 36 bin mobilya üreticisi var. MOSFED olarak Türkiye mobilya sanayicileri derneklerinin çatı kuruluşuyuz. Bünyemizde 14 dernek bulunuyor. Ülke genelinde ev, ofis, mutfak, eğitim gibi birçok alanda üretim yapan mobilyacıların hepsi üyemiz. İzmir’den Kayseri’ye, Hatay’dan Adana’ya, İstanbul’dan İnegöl’e her yerde üyemiz var. Yan sektörlerle birlikte dolaylı olarak 500 bin kişiye istihdam sağlıyoruz. Üretimde direkt istihdam sayımız ise 300 bin civarında.

“GENÇ İŞSİZLERİN SEKTÖRÜYÜZ”

Türkiye mobilya sektörünün en önemli başarılarından biri istihdam ve tedarik gücüdür. Tedarikte çok büyük avantaj yakalamaya başladık. Ülkemizde kumaşından metaline her alanda tedarikçimiz var. İnsan gücünü de yetiştirdik. Ne var ki bunun sonu yok. Çalışanda nitelik ne kadar artarsa mobilya sektörü o kadar güçleniyor. Bugün e-ticaret için bilgisayar mühendislerine, tasarımcılara, desinatörlere ihtiyacımız var. Aslında genç işsizlerin sektörüyüz. Mobilya sektörü geliştikçe Türkiye’deki işsizlik sorunu da çözülmüş oluyor. Mobilya sektörünün geliştiği şehirlerde işsizlik yok denecek kadar az. Hatta eleman bulunamıyor.

- Son olarak döviz kurundaki hareketlilik hakkında ne düşünüyorsunuz?

Güleç: Dolar kuru yükseldikçe hammadde fiyatları tırmanıyor. Yüksek kurun kimseye faydası yok. Bize değerinde ve istikrarlı kur lazım. Çok değerli bir kur politikası izleyip dünyada pahalılaşmayalım. Piyasanın da dengesi bozulmasın. Dolayısıyla istikrarlı kur en iyi kurdur düşüncesindeyim.

Güncelleme Tarihi: 03 Haziran 2020, 14:56
YORUM EKLE

banner65

banner57