“Maliyet artışları fiyatlara yansıtılmamalı”

Pandemi döneminde ihtiyaç listesinde son sıralara düşen güzellik salonları uzun bir aranın ardından kapılarını açmaya başladı. Ancak sektör 2021’in ilk yarısına kadar umutsuz. BESDER Başkanı Gülin Çiftçi, bu yıl ciddi oranlarda daralma beklediklerini belirterek, artan maliyetlerin asla zammı düşündürmemesi gerektiğini vurguladı. Çiftçi, sektörde hareketlilik yaratmak amacıyla kampanyalara odaklanılması önerisinde bulundu.

“Maliyet artışları fiyatlara yansıtılmamalı”

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) önlemleri kapsamında 21 Mart’ta faaliyetleri geçici süreliğine durdurulan berber, güzellik salonu/merkezi, kuaför gibi işletmeler, kurallara uyulması kaydıyla, 11 Mayıs itibarıyla kapılarını tekrar açmaya başladı. Bu kapsamda, Bilim Kurulu önerileri doğrultusunda ilgili Bakanlıklarca 14 kural belirlendi. Buna göre, 09.00-21.00 saatleri arasında faaliyet gösterebilecek olan işyerlerinde müşterilere randevu sistemiyle hizmet sunumu esas olacak. Aynı anda yan yana iki koltukta müşteri kabul edilmeyecek, işyeri içinde en fazla bir müşterinin beklemesine müsaade edilecek, çalışanlar mutlaka maske kullanacak, müşteriler işlemin özelliğine göre maskeyi çıkarabilecek, işleme başlamadan önce müşterinin temas edebileceği alanların ve zeminin dezenfeksiyonu sağlanacak, çalışanlar müşterinin görebileceği şekilde ellerini dezenfekte edecek ya da eldiven değişikliği yapacak, kullanılacak malzemelere her işlemden önce sterilizasyon işlemi uygulanacak...

EKONOMİK BÜYÜKLÜĞÜ 2 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNDE

Son araştırmalara göre, Türkiye’de güzellik ve estetik ekonomisinin büyüklüğü 2 milyar doları aşmış durumda. Sektör yıllık ortalama yüzde 10 büyüyor. Türkiye bu alanda dünyada ilk 10 ülke arasında yer alıyor. Güzellik ve estetik uygulamalarının asıl müşterisi kadınlar ancak erkeklerin ilgisi de giderek artıyor. Net oranlar belli olmamakla birlikte pazar içinde erkeklerin payının yüzde 20 civarında olduğu tahmin ediliyor.

BURSA’DA 500 CİVARINDA GÜZELLİK SALONU VAR

Bursa, sahip olduğu ekonomik ve sosyal kalkınmışlık düzeyiyle, güzellik ve estetik merkezlerinin yoğun olduğu bir kent. Bursa’da 500 civarında güzellik salonu/merkezi olduğu tahmin ediliyor. Sektörde merdiven altı çalışanlar da azımsanamayacak kadar fazla. Sektör, 2018’den bu yana Bursa Estetik Sektörü Çalışanları Derneği (BESDER) çatısı altında mesleğin hak ettiği yere gelmesi, sektörün ihtiyaçlarına eğilmek ve çalışanların mesleki gelişimine katkı sağlamak amacıyla faaliyetler yürütüyor. Bursa’nın ilk güzellik derneği olan BESDER’in, 70’i güzellik salonu/merkezi ve 100’ü estetisyen, kalıcı makyaj uzmanı vb. olmak üzere toplam 170 üyesi bulunuyor.

PANDEMİ SEBEBİYLE CİDDİ DARALMA BEKLENİYOR

BESDER Yönetim Kurulu Başkanı Gülin Çiftçi ile neredeyse tüm sektörleri etkisi altına alan Kovid-19’un güzellik ve estetik sektörüne etkilerini konuştuk. Çiftçi, son yıllarda hızlı büyüme ivmesiyle dikkatleri üzerine çeken sektörde ciddi oranlarda daralma beklediğini ve bu yıl sektör kaybının yüzde 20’leri bulabileceğini söyledi. Sektörde hareketlilik yaratmak amacıyla bazı önerilerde de bulundu. Pandemi sürecinde artan maliyetlere rağmen zamdan mutlaka uzak durulması gerektiğini ifade eden Çiftçi, işletmelere kampanyalara odaklanmaları çağrısında bulundu. İşte, röportajımızın detayları…

“LAZER EPİLASYONDA KRİZ BÜYÜK”

- Kovid-19 sebebiyle 21 Mart’ta faaliyetleri durdurulan güzellik salonları/merkezleri, kuaförler, berberler vb. işyerleri 11 Mayıs itibarıyla tekrar hizmet vermeye başladı. Sizce sektör nasıl bir açılış yaptı?

BESDER Başkanı Gülin Çiftçi: Güzellik salonları açısından değerlendirirsek randevularımız neredeyse tamamen dolu. Yönetmelik gereği cilt bakımı ve kalıcı makyaj uygulaması yapamıyoruz. Lazer epilasyon, manikür-pedikür ve bölgesel incelme gibi hizmetleri verebiliyoruz. Tabii ki randevu yoğunluğunun pandemi öncesindeki gibi olduğunu söylemek mümkün değil. Ancak randevu oluşturup gelmeyen olmuyor. Her şeyden önce sağlık ama geçen süreçte insanlar bakımsız kaldı. Özellikle lazer epilasyonda çok büyük kriz yaşanıyor. Maalesef döngüler kaçtı. Salonları 21 Mart’ta kapatıp 11 Mayıs’ta açtık. Arada 50 gün var. Bu sürede uygulama zamanı gelenler işlem yaptıramadı. Zor durumda kaldılar, perişan vaziyetteler. Yine eller, ayaklar o biçim. Kilolar da alındı...

“İÇERİ GİRDİKLERİ GİBİ ATEŞLERİNİ ÖLÇÜYORUZ”

- Peki her ne kadar etkileri hafiflemiş olsa da salgın ortamında müşterileri hangi kurallar çerçevesinde kabul ediyorsunuz?

Çiftçi: Biz kurum olarak zaten pandemi öncesinde de müşterilerimizden galoş giymelerini istiyorduk. Buna ilave olarak şimdi kapıdan içeri girdikleri gibi ateşlerini ölçüyoruz. Ardından mutlaka ellerini dezenfekte etmelerini sağlıyoruz. Şimdiye kadar maskesiz gelen olmadı. Eğer olursa girişte maske veriyoruz. Gelen müşteriyi hiç bekletmeden uygulama odasına alıyoruz. Yönetmelik gereği müşterilerin fiziki mesafe kurallarına uygun şekilde bekletilmesi gerekiyor. Randevu saati konusunda çok titiz davrandığımız için şimdiye kadar böyle bir durum yaşamadık. Müşterilerimizi bekletmeden işleme alıyoruz. Uygulama bittikten sonra odanın hijyenini sağlayıp diğer müşteriyi kabul ediyoruz.

- Yönetmelik gereği alınması gereken belli başlı önlemler nelerdir?

Çiftçi: Berberler, kuaförler ve güzellik salonları/merkezleri için uyulması gereken kurallar aynı. Belirli fiziki mesafede kabul alınması, aynı odada iki müşteriye birden hizmet verilmemesi, uygulayıcının ve müşterinin mutlaka maske takması ve el dezenfektanı kullanması, estetisyenlerin uygulama başlamadan önce eldivenini müşterinin görebileceği şekilde yenilemesi, siperlik kullanılması gibi kurallara uyulması gerekiyor. Bursa özelinde düşünecek olursak, işletmelerin bu kurallara uyup uymadığını şimdiden söylemek mümkün değil. Ancak denetimlerden sonra hep beraber göreceğiz. Dernek olarak bu konuda yaptırım gücümüz yok. Yetkili merciler zaten gerekeni yapıyor.

“MALİYET PROBLEM DEĞİL, YETER Kİ İŞ OLSUN”

- Maske, önlük, dezenfektan vb. derken işletmeler için maliyetler artmıyor mu?

Çiftçi: Dernek olarak virüs önlemleri kapsamında koruyucu malzeme satan bir şirketle anlaşma yaptık. Üyelerimiz böylece bir miktar daha indirimli ürün alabiliyor. Tabii ki indirimli de olsa yine bir maliyet söz konusu. Ancak maliyet çok problem değil, yeter ki iş olsun. Sektör olarak normalde de maske, eldiven kullanıyoruz. Şu an daha sık değiştirmemiz gerektiği için maliyette artış yaşanıyor. Diğer yandan zaten sektörümüzde maskesiz, eldivensiz işlem yapılmasına izin verilmemesi gerekiyor.

“ZAM YAPMAK MANTIKLI OLMAYACAKTIR”

- İşletmelerin 50 gündür kapalı olması ve tedbirler kapsamında artan maliyetler sizce önümüzdeki günlerde fiyatlara yansır mı?

Çiftçi: Kendi kurumum adına böyle bir şey yapmayı düşünmüyorum. Zaten işletmelerin şu an zam değil, aksine paket uygulamalar yapması gerekiyor. Koronavirüs sebebiyle insanlar çok ciddi gelir sıkıntısı yaşıyor. Geçen süreçte işsiz kalanlar, ücretsiz izne çıkarılanlar oldu. Birçok işyeri hala kapalı. Dolayısıyla zam yapmak mantıklı olmayacaktır. Kimsenin bu yola başvuracağını sanmıyorum. Aksine sektörde hareketlilik yaşanması amacıyla kampanyalar yapılacaktır.

- Peki insanlardaki bu korku, endişe…

Çiftçi: İnsanlar haklı olarak korkuyor, çekiniyor. Siz ne kadar hijyene dikkat etseniz de durum böyle. Sektör olarak her türlü önlemi almaya çalışıyoruz. Sonuçta bir endişe var ve bunu mümkün olduğunca en aza indirmeye çalışıyoruz. Ancak müşteriler ne kadar ihtiyaçları olsa da çekinerek geliyor. Bu net…

“SEKTÖRDE CİDDİ BİR DARALMA BEKLİYORUM”

- Pandemi birçok sektörde köklü değişikliklere sebep oluyor? Sizin sektörünüzde nasıl bir değişim, dönüşüm yaratır?

Çiftçi: Açıkçası ben sektörde daralma bekliyorum. Öyle küçük bir daralma da değil! Çünkü insanlar şu an daha çok temel ihtiyaçları için bütçe ayırıyor. Tabii ki bunlar da bizim ihtiyaçlarımız ama ötelenebilir. Diğer yandan hijyen kuralları düşünüldüğünde merdiven altı işletmelerin işi bu süreçte çok daha zor olacak. Kuralına göre çalışan işletmelerin işleri ise daha iyiye gidecek. Hijyene dikkat eden, kurallara uyan, bu süreci iyi yönetebilenler avantajlı hale gelecek. Hijyene dikkat etmeyen, hasbelkader ilerleyenlerin işi daha zora girecek.

- Pandemi sonrası bazı uygulamalar kalıcı hale gelir mi?

Çiftçi: Sektör olarak zaten maske ve eldivene dikkat edilmesi gerekiyor. Estetisyen ya da uygulayıcı öncelikle kendisi için buna özen göstermeli. Bunlar bilinen şeyler ama bugüne kadar ihmal edenler oldu. Ancak pandemi kolay kolay yok olmayacağı için bundan sonra çalışanlar koruyucu ekipmanlarla bütünleşecektir.

“MEVCUT DESTEKLER YETERLİ DEĞİL”

- Sektör olarak teşvikleri yeterli buluyor musunuz?

Çiftçi: Pandemi sürecinde sektöre özel bir destek gelmedi. Genel destekler oldu. Bakanlık kararıyla geçici süreliğine kapatıldığımız için her işletme gibi kısa çalışma ödeneğine başvurma hakkımız doğdu. Erken başvuranlar faydalandı, geç kalanlar bekliyor. Kısa çalışma ödeneğinin kriterlerini yerine getiremeyenler ise ücretsiz izin başvurusunda bulundu. Yine BTSO’nun Nefes Kredisi’nden, devlet bankalarının esnaflara verdiği 25 bin TL’lik kredi desteğinden yararlanabiliyoruz. Neticede tercih meselesi. Kredi almak ne kadar mantıklı, kim ister, kim alır onu bilemem ama herkes bu desteklerden yararlanabiliyor. Örneğin ben kendi işletmemde bazı çalışanlarım için kısa çalışma ödeneğinden faydalandım.

- Bunların haricinde sektör olarak farklı talepleriniz oldu mu?

Çiftçi: Taleplerimizi federasyon ve oda başkanlarımızla görüştük. Mevcut destekler tabii ki yeterli değil. Kiralarımız çalıştı, kapalı olduğumuz halde doğalgaz faturalarımız yüksek geldi. Kısa çalışma ödeneği birçok işletmeye çıkmadığı için ücretsiz izne başvuruldu. Bu da çalışanlar için çok büyük haksızlık. Maalesef şu an çok yetersiz gelirlerle idare etmek zorunda olanlar var.

“SEKTÖR KAYBI YÜZDE 20’LERİ BULABİLİR”

- 2020 yılını değerlendirdiğimizde sektör olarak kaybınız nedir?

Çiftçi: Bir oran veremem çünkü yılın geri kalanı için öngöremediğimiz şey çok fazla. Zaman içinde göreceğiz. İnsanlar bu duruma ne kadar alışırsa ve tedbirlere dikkat ederek hayatlarını ne kadar normalleştirirlerse sektörümüz o kadar çabuk yoluna girecektir. Ama bunun için zaman öngörmek mümkün değil. Yine de şunu söyleyebilirim, geçen yıla göre yüzde 20’lik kayıp bekliyorum. Bu benim şahsi görüşüm…

Neticede aylardır böyle bir süreç var ve bu süreç devam edecek. 50 gün kapalıydık. Onun öncesinde de kendi iradeleriyle on gün kadar kapatan işletmelerimiz oldu. Şu an hala açmayanlar, bayram sonunu bekleyenler var. Dolayısıyla şimdiden yaklaşık 2,5 ay söz konusu. Bayramdan sonra ne olacağını da bilmiyoruz.

“2021’İN İLK YARISINA KADAR SIKINTI VAR”

- Son yıllarda hızla büyüyen bir sektörsünüz…

Çiftçi: Evet, ülke genelinde sektör istihdamı 540 binlerde. Bursa da çok büyük bir şehir ve çok fazla istihdam var. Gün geçtikçe büyüyen bir sektörüz. Belki sektörümüz bu yıl pandemi sebebiyle daralacak ama önümüzdeki yıllar da böyle olmayacaktır. Çünkü toplumlar geliştikçe sektörümüz daha da ivmeleniyor. Türkiye’de ise iki kat daha hızlı büyüyor. Ancak bugünkü tabloya baktığımızda 2021 yılının ilk yarısına kadar sıkıntılı olacağını söylemek mümkün.

- Son olarak BESDER olarak üye sayınız kaçtır?

Çiftçi: 2018 yılının sonunda kurulan BESDER’in bugün toplam 170 üyesi var. Bu üyelerin 70 adedi güzellik salonu, 100 adediyse güzellik sektöründe faaliyet gösteren estetisyen, kalıcı makyaj uzmanı vb. işletmelerdir. Bursa’da genel olarak 500 civarında güzellik salonu bulunuyor.

Güncelleme Tarihi: 03 Haziran 2020, 14:56
YORUM EKLE

banner69

banner70