‘Genç işsizler üniversite mezunu ama mesleksiz’

PERYÖN Güney Marmara Şube Başkanı Barış Gül, üniversitelerden mezun kişilerin büyük çoğunluğunun mesleğini seçmemiş kişiler olduğunu belirterek, “Bu sefer de mesleksiz işsiz sayısı artıyor. Genç işsizler üniversite mezunu, ama mesleksiz.” dedi.

‘Genç işsizler üniversite mezunu ama mesleksiz’

Personel Yönetimi Derneği (PERYÖN), istihdam ve eğitim temelli olarak 1971 yılında kuruldu. Derneğin Güney Marmara Şube Başkanı Barış Gül de uzun yıllardır bu alanda çalışmalar yürütüyor. Barış Gül ile PERYÖN’ü, insan kaynaklarını ve Türkiye’nin bu alanda ne durumda olduğunu konuştuk. İşte Barış Gül’ün açıklamaları….

PERYÖN İNSAN YÖNETİMİNİN BÜTÜNÜNÜ KAPSIYOR

PERYÖN 1971 yılında İstanbul’da kuruldu. Sonrasında farklı bölgelerde büyümeye geçti. Güney Marmara Şubesi ise 1998’de kuruldu. Güney Marmara Şubesi’nin 400’e yakın üyesi var. Otomotiv, gıda, tekstil, makine kısaca tüm sektörler var. Başta insan kaynakları diye kuruldu şuan insan yönetiminin bütününü kapsıyor. Üyelerimiz içinde genel müdürler de, farklı birim yöneticileri de var. PERYÖN’ün kuruluş amacı tamamen istihdam ve eğitim temelli. Süreç içinde istihdama katkıda bulunacak tüm araçları da bünyesine aldı. Avrupa ve Dünya konfederasyonu üyesiyiz. Kısaca PERYÖN, İK meslek standartları sürecini yöneten bir dernek. Genel Merkez’in akademisi var, şubeler de bu akademiye bağlı. Burada daha çok liderlik, yöneticilik, İK, eğiticinin eğitimi gibi kişisel gelişimi de içine alan eğitimler veriliyor.

GENÇLER MESLEK SEÇEMİYOR

Eğitimlerin neden verildiğine dair şirketlerin pek çoğunun bilgisi yok. Normal aldığımız okul eğitimleri iş hayatına çok fazla entegre edilemiyor. Bugün baktığınızda üniversitelerden mezun kişilerin büyük çoğunluğu neredeyse mesleğini seçmemiş kişiler. Biz gençlere üniversite mezunu olmasını empoze ediyoruz. Bu doğru değil, yapmamız gereken üniversite mezunu olup hangi meslekte çalışması gerektiğini empoze etmemiz gerek. Meslek seçimi öncelikli ama biz çocukları hiçbir seçime itmiyoruz. Ne üniversitesini seçebiliyor ne bölümünü seçebiliyor. Nereyi tutturursa oraya gidiyor. Hiçbir şeyi seçme hakkını onlara vermiyoruz. İlkokulda çocuklara öncelikle yaşamayı ve insan olmayı öğretmeliyiz. Ondan sonra yavaş yavaş mesleği… Çocuklara hangi mesleğe yatkın olduğunu sorgulatmıyoruz sadece ders çalış diyoruz. Yurtdışında bir teknisyenle mühendis arasında çok fazla ücret farkı yoktur ama bizde çok fazla var. İnsanlar hep statüsü yüksek mesleklere gitmeye çalışıyor ama herkes bunu yapamıyor. Yapamayınca da o uçurumun arasında kalıyor. Geri dönemiyor, ileri gidemiyor orada kalıyor. Ailelerin işin içine yanlış girmeleri, meslek uzmanlarının çok bilinçli olmamaları çocukların tercihlerini doğru yapamamalarına sebep oluyor. Bu sefer de mesleksiz işsiz sayısı artıyor. Genç işsizlerin belki tamamı mesleksiz. Üniversite mezunu, ama mesleksiz. Makine mühendisi işsiz, çünkü makine mühendisliği bir meslek değil. Endüstri mühendisliği bir meslek değil. Biz makine mühendisini alıyoruz üretim mühendisi yapmaya çalışıyoruz. Üretim mühendisliği bir meslek. Endüstri mühendisini alıyoruz kalite mühendisi yapmaya çalışıyoruz. Yöneticiden ziyade ona bir meslek kazandırıyoruz. O meslek bilgisini öğrenci mutlaka üniversite 2. sınıfta seçmiş, bitirmiş ve artık o konuda uzmanlaşmış olması lazım.

ÜNİVERSİTE-SANAYİ İŞBİRLİĞİ VERİMLİ DEĞİL

Üniversite mutlaka iş hayatıyla entegre olmalı. İşyerlerinin üniversitelerin içlerine girmesi ve ne istediklerini çok doğru anlatmaları lazım. Ve devletin de işverenin isteklerini müfredata dökmesi lazım. Üniversite-sanayi işbirliği var ama verimli değil. Çünkü olay üniversitenin eğitim programına dökülmüyor. İşletmenin istediğini hocaların çok iyi anlaması ve bilmesi lazım ki öğrencilerine o şekilde öğretsin. Hocaların da eğitilmesi gerekiyor. Biz PERYÖN olarak meslek lisesi projesi yaptık. Aklımızdakini aslında kağıda döktük. Oyak Renault proje lideri oldu. Pilot bir meslek lisesi seçtik. Amacımız hem aileyi eğitmek, hem öğretmenleri bilinçlendirmek. Öğrenciye kariyer planlaması yapacağız. Şimdi bu projeyi Güney Marmara’ya yaymayı hedefliyoruz.

HERKES KARİYER PLANLAMASI HEDEFİNE SOYUNDU

Herkes kariyer planlaması hedefine soyundu. Herkes gençleri bir mesleğe kaydırmaya çalışıyor. Neye göre? Türkiye’nin şuan hangi mesleklere ihtiyacı var? Endüstri 4.0 diye bir hedef koyduk ama meslek kaydırmalarında bu yok. Eğitimin içerisinde de yok. Türkiye’de endüstri 2.5’ta. Buradan 4.0’a geçemezsin. Bir sürü eğitimler, seminerler yapılıyor ama kimse bilinçli gitmiyor. Bütün şirketlerin eğitim akademileri var, bunlar yıllık eğitim planları yapıyor. Kimse bunu bir analizle, bir müfredatla, bir sıralamayla yapmıyor. Dünyanın en fazla iletişim eğitimi alan ülkesiyiz iş hayatında. Artık geçelim bunu. İnsanlar o eğitimlere katılmak bile istemiyor. Katılmak istemeyen kişiye sen hiçbir şey anlatamazsın. Çünkü bizim ülkemizde herkesin iletişimi dört dörtlük. Kimse bunu kabul etmiyor zaten. Ben biraz daha akademiden ziyade okul mantığına dönülmesi gerektiğini düşünüyorum.

BURSA’YA NİTELİKLİ İŞ GELMELİ

İş hayatında kayıtlı çalışan 22.5 milyon insan var. Bunun neredeyse yarısı 5 şehirde toplanmış durumda. Böyle olunca şehir şehirlikten, insan insanlıktan çıkıyor. Yeşim Tekstil Ağrı’ya fabrika açıyor. İnsanlar acayip mutlu. İşgücünü oralara kaydırmak lazım. Burası boşalsın anlamında söylemiyorum. Buraya daha nitelikli iş gelsin. Bakın tekstil burada lokomotif sektörken şuan üçüncü, dördüncü sırada. Biz hala çok ucuz ürün yapıyoruz Bursa’da. O insanları biraz daha yetiştirip nitelikli işlere kaydırabiliriz. Nitelikli işin Bursa’ya gelmesi gerekiyor. Niteliksiz işleri bu şehrin dışına çıkarmak, hiç işi olmayan yerlere götürmek lazım.

İK MODA MESLEK OLMAKTAN ÇIKMALI

Çok işletmeye gidip geliyorum ve görüyorum ki maalesef hala iş tanımı yok, görev tanımı yok. Bunlar olmadan hiçbir şey yürümez. Çünkü siz o işi tanımlayacaksınız ki o iş tanımına göre o kişinin çalışacağı görevi tanımlayacaksınız. Ona göre de personel alacaksınız. Marka olmuş yerli firmalar var ama hiçbiri profesyonel bir İK yönetimi yapmıyor, eksikler. Bilmiyorlar, işlerine hakim değiller. İK’cı eğer bir üretim fabrikasında çalışıyorsa üretimci olacak. Makinayı tanıyacak, işçiyi tanıyacak, onların ne iş yaptığını bilecek, terimleri bilecek, hedefleri bilecek, stratejiyi bilecek. İK her şeyin içinde olmak zorunda çünkü ona göre personel alıyor. Yanlış personel alırsanız eğitim, gelişim, arıza maliyetleriniz, işçi giderleriniz artar. İK bir kere moda meslek olmaktan çıkmalı. Profesyonel bir meslek olarak bakılmalı.

Güncelleme Tarihi: 21 Ağustos 2019, 17:31
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER