“E-ticarette talepleri en iyi karşılayan marka olduk”

Pandemi kısıtlamaları döneminde günlük cironun yüzde 10’unu e-ticaretten yaptıklarını açıklayan Özhan Marketler Zinciri Genel Müdürü İbrahim Özhan, “Bursa'daki e-ticarette ulusal rakibimizden daha iyi trafiği karşılayan marka olduk. Hiçbir müşterimizin siparişini diğer güne bırakmadık. İki, üç saat içinde aldığımız tüm siparişleri ulaştırdık” dedi.

“E-ticarette talepleri en iyi karşılayan marka olduk”

Kökleri 1963 yılına uzanan ve ilk mağazasını 1992 yılında Esentepe’de hizmete açan Özhan, dört katlı mağazasında gıdanın yanı sıra giyim ve kırtasiye ürünlerine de yer vererek, Bursa’da bir ilke imza attı. Bursa ile birlikte büyüyen ve marketler zinciri haline gelen Özhan, bugün yaklaşık 50 şubesi, lojistik merkezleri, soğuk hava depoları ve yüzlerce çalışanıyla, Bursa’nın lider firmaları arasında yer alıyor. Müşteri memnuniyetini ön planda tutarak, verimlilik ve kalite odaklı çalışan Özhan Marketler Zinciri, ISO 22000 Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi Belgesi’ni alan ilk yerel market unvanını taşıyor. İŞKUR ile imzaladığı protokol kapsamında verdiği iş garantili eğitimler de Bursa’da bir ilki teşkil ediyor.

Bursa’nın ilk yerel organize perakendecisi olan Özhan Marketler Zinciri, bugün gelinen noktada e-ticaret alanında da örnek projelere imza atıyor. Özellikle pandemi kısıtlamaları döneminde başarılı bir performans sergileyen Özhan, günlük toplam ciro içerisinde e-ticaretin payını yüzde 10’a kadar çıkardı. Hem e-ticaret sayfasından hem de ülke genelinde yerel marketlerin bir araya geldiği platform üzerinden dijital dünyada adımlarını hızlandı. E-ticarette her gün daha da güçlenen Özhan, bir yandan da mağazalarına yenilerini ekliyor.

Yerel perakende devinin genç kuşak yöneticilerinden Özhan Marketler Zinciri Genel Müdürü İbrahim Özhan ile sektöre dair keyifli bir sohbet yaptık. E-ticarete yaklaşımlarını, hedeflerini, projelerini dinledik. Sektör sorunlarını ve beklentilerini masaya yatırdık. İşte, röportajımızın detayları…

MARKETYO İLE E-TİCARETİNİ HIZLANDIRDI

- Perakende sektöründe, pandeminin de etkisiyle, dijital dönüşüm hızlandı. Özhan olarak, bu doğrultuda e-ticaret alanında ne tür yatırımlar yapıyorsunuz?

İbrahim Özhan: Son olarak, Türkiye’nin yerel markası olan Marketyo ile e-ticaretimizi hızlandırdık. Marketyo, şu ana kadar bizim gibi perakende sektöründen 75 markayla anlaşmış durumda. Bursa’dan iki marka daha var. İstanbul’dan Van’da birçok market zincirini aynı platformda buluşturuyor. Marketyo uygulaması dışarıdan müşteri getiren bir yapıya sahip.

Özhan olarak en başından beri e-ticaret alanında büyük platformları takip ediyoruz. Mevcut platformlarda ayakkabıdan elektroniğe her şey var. Oysa gıdanın diğer sektörlere göre çok daha büyük zorlukları bulunuyor. E-ticaret, sektörümüz için lojistik demek. İstediğiniz kadar e-ticaret sayfanız güzel olsun ya da etkileşim sağlayın eğer siparişi zamanında ve doğru şekilde teslim edemiyorsanız hiçbir anlamı yok. Hızlı tüketim malı sattığımız için müşteriler diğer ürünler gibi günlerce beklemeyi kabul etmiyor. En kısa sürede gelmesini talep ediyor. Böyle bir lojistik ağını kurmak ve yönetmek arka tarafta çok ciddi maliyet oluşturuyor.

“İSKONTO ORANLARININ DÜŞMESİ GEREKİYOR”

Bugüne kadar büyük e-ticaret platformlarında yer almamamızın bir diğer sebebiyse, yüzde 15’lerden başlayan iskonto oranları. Zaten işletme maliyetimiz yüzde 18-20 arasında değişiyor. Öte yandan e-ticaret dünyasında ucuz ve rekabetçi olmak zorundasınız. Yüzde 10’lara yakın lojistik maliyeti de var. Tüm bu giderler sebebiyle para kazanamıyor, aksine kaybediyorsunuz. Bunu gören büyük e-ticaret platformları iskonto oranlarını yüzde 7’lere çekmeye başladı. Fakat bu oran bile sektör için balık sırtı. Daha da aşağı düşmesi gerekiyor.

Marketyo çok daha makul oranlarla e-ticaret yapabilme şansı sundu. Şu an onlar altyapıyı, biz de lojistiği sağlıyoruz. Sadece hızlı tüketim mallarının satıldığı bir platform. Tüketici platforma sadece market alışverişi için giriyor.

“TALEPLERİ EN İYİ KARŞILAYAN YEREL MARKAYIZ”

- Yerel market zincirlerinin e-ticarette aynı platformda buluşarak güçlendiğine değindiniz. Peki, ulusal markalara göre ne tür avantajlarınız var?

Özhan: En önemli avantajımız ürün çeşitliliği, ürünün doğru zamanda ve doğru şekilde tüketiciye ulaşmasıdır. Özhan, pandemi döneminde Bursa’daki e-ticarette ulusal rakibinden daha iyi trafiği karşılayan marka oldu. Yoğun trafiğe rağmen hiçbir müşterimizin siparişini diğer güne bırakmadık. Rakibimiz iki, üç güne kadar uzattı. Bu sebeple bize dönen müşteriler oldu. İki, üç saat içinde aldığımız tüm siparişleri ulaştırdık.

Pandemi döneminde günlük toplam ciromuzun yüzde 10’unu e-ticaretten yaptık. Öncesinde sektörde yüzde 2,5 yapan çok başarılı görülüyordu. Tabii ki, şu anda pandemi sürecinin biraz normalleşmesi, değişik kanalların açılması ve rekabetin artması ile oran düştü. Pandemi döneminde e-ticarette günlük yaklaşık 256 lira sepet ortalamamız vardı. Özhan mağazaları genelinde tüm müşterilerimizin yaptığı sepet ortalaması 45 lira civarında oldu. Toplam ciromuzun yüzde 70’ini oluşturan Özhankart’lı müşterilerimizin sepet ortalaması ise 65-70 lira arasında değişti. Sektörde, güncel rakamlara göre, günlük sepet ortalaması 22 lira civarında. Diğer yandan tek ürünün olduğu sepetlerin ortalamaları düşürdüğünü belirtmek gerekir. Ayrıca, pandemi sebebiyle, toplu alışverişler yapılmaya başlandığından bu durum mağazaya giriş sayısını azalttı.

ULUSALLAR BÖLGESEL ÜRÜNLERDE DEZAVANTAJLI

Ulusal markalar ürün çeşitliliğini her bölgeye özel yapma konusunda yerel markalara göre dezavantajlı. Bizler bölgemizin yerel markalarını çok daha fazla destekliyoruz. Halkımız da yerel markaları seviyor, tutuyor. Bu da bizim için ciddi avantaja dönüşüyor. Tüketici bölgesel ürünleri ulusal markaların e-ticaret sayfalarında bulamıyor. Diğer yandan iyi bir şekilde organize olduğumuz için zaman konusunda taahhütlerimizi çok kısa sürede yerine getirebiliyoruz. İki, üç güne uzatmadan, siparişin verildiği gün operasyonları çözüyoruz. Kapasitemiz dolduysa tüketiciye bildiriyoruz. Eğer ikinci gün teslim almayı kabul ederse siparişi kabul ediyoruz.

“E-TİCARETTE YÜZDE 10’LARA KADAR ÇIKTIK”

- Toplam cironuzda e-ticaretin payı nedir?

Özhan: Sektörde e-ticaretin payı hiçbir zaman yüzde 100 olmayacak. Pandemiden önce hedef yüzde 5’lerdeydi ancak revize edildi. Bu oran tahmini sektör cirosunun yüzde 15’ine kadar çıkacaktır. Özhan olarak, ilk hedefimiz ciromuzda e-ticaretin payını yüzde 5 bandına getirmekti. Pandemi döneminde yüzde 10’lara kadar yükseldi. Aslında bu noktada bir karar vermeniz gerekiyor. E-ticarette hedefiniz büyükse bedel ödemek zorundasınız. Aksi durumda tüketiciyi alışkanlığına döndürmek kolay olmuyor. Ne yazık ki, düşük karlılıkla çalışan bir sektörüz ve e-ticarete çok büyük paylar ayıramıyoruz. Marketyo girişimi bizler için büyük şans oldu. Diğer yandan, üzülerek söylemek isterim ki, uluslararası markalar, yerel markalarımıza göre e-ticarette daha hızlı gidiyor.

EN ÇOK KADINLAR SİPARİŞ VERİYOR

- Peki, e-ticareti daha çok hangi gruplar kullanıyor?

Özhan: Ağırlıklı çalışan kadınlar ve ev kadınları e-ticaret üzerinden alışveriş yapıyor. Kadın müşteri sayımız yüzde 60 civarında. Erkeklerde de oran her geçen gün artıyor. Özhan’ın tercih edilme sebebinin başında güven geliyor. Bugün neredeyse, tüm siparişlerimizin yüzde 95’inde manav ürünleri var. Bursa gibi pazar alışkanlığının çok yüksek olduğu bir yerde, meyve sebzeyi bırakın pazara gitmeyip marketten almayı, seçmeden e-ticaretten sipariş etmek çok da kolay değil. Müşterilerimizin hemen hepsinde, Özhan kullanamayacağım ürünü göndermez, düşüncesi hakim.

MAĞAZA SAYISI 50’YE YAKLAŞTI

- Özhan Marketler Zinciri’nin bugün mağaza sayısı kaçtır? Ulusala açılma planlarınız var mı?

Özhan: Bursa ve ilçelerinde toplam 47 şubeye ulaştık. Ulusal olmak çok zor. Sektör artık çok formatlı bir halde. Her formatta, her şehirde doymuş durumda. Buradan başka bir şehre geçip başarılı olmak, farklı bir format geliştirmediyseniz, çok zor. Ancak satın almayla büyüyebilirsiniz. Karlılıkları göz önünde bulundurduğunuzda da ülkemizde büyük satın almaların kısa vadede yaşanacağını düşünmüyorum. Ancak sıkıntılı işletmelerde devir ya da birleşme ile bu süreç olabilir. Diğer yandan e-ticaret dünyası sayesinde yerel değil, ulusal bir markayız. Bugün istediğimiz ürünü, lojistik ağımızı kurduktan sonra dilediğimiz şehre gönderebiliriz.

“ÖZHAN” MARKASI ULUSALA AÇILIYOR

Özellikle ulusalda gıdada damak tadında farklı olduğunuz ürün gruplarında yer almak konusunda çalışmalarımız var. Şu an lojistik firmalarıyla görüşüyoruz. Bunu sağladığımızda, Özhan markasını, özellikle de şarküteri grubunu, tüm ülkeye sunacağız. Şu anda da mal sevk ettiklerimiz var ancak daha profesyonelce yapmak gerekiyor. Yoksa yaptığınız hizmetin anlamı kalmıyor.

“VERİMLİLİK ODAKLI İLERLİYORUZ”

- Bursa yerel market açısından zengin ve bir o kadar rekabetçi bir kent. Özhan’ı rakipleri arasında nasıl konumlandırıyorsunuz?

Özhan: Bursa’da organize perakendecilerde, üç ve üzeri mağaza sayısı olanlara baktığımızda, 15’in üzerinde yerel market zinciri var. Sıralama nereden baktığınıza göre değişir. Mağaza sayısında ayrı, ciroda ayrıdır. Bana göre ise en önemlisi verimlilik. Özhan olarak, Bursa’nın ilk yerel organize perakendecisiyiz. Sektörde format değiştirerek daha çok mağaza sayısına ulaşanlar var. Biz sayı olarak değil, verimlilik odaklı ilerliyoruz. Şarküteri ürün grubunda, özellikle et bölümünde, fiyatlarımız uygun değil gibi görünüyor ancak kaliteyi uygun fiyata veriyoruz. Barkodlu ürünlerde hodri meydan diyorum. Özhan’ın parametresine göre, fiyatta çoğu zaman altta bile kalıyoruz.

Büyük firmaların yapmış olduğu kampanya kurgusu da var. Bu hafta bana yaptığı indirimi sonraki haftalarda diğer marketlere yapıyor. Tüketici de bunu biliyor. Diğer yandan, pandemi sebebiyle şu an yakınlık, güven ve hijyen fiyattan daha önce geliyor.

“FİYATLARDA ÇOK CİDDİ FARK YOK”

- Konu fiyatlara gelmişken, açıklanan enflasyon oranları ile gıda fiyatları arasında zaman zaman tutarsızlık olduğu iddia ediliyor. Bu konudaki yorumunuz nedir?

Özhan: Devletin açıkladığı ile şirketimizdeki enflasyon rakamları arasında çok ciddi farklar yok. Ancak alt kategorilere baktığınızda, bazılarında açıklanan rakamın üstünde seyrediyor. Örneğin, yağ kategorisi özellikle döviz kurunun hareketlenmesiyle, yükselebiliyor. Satıştaki payına göre baktığınızdaysa, yağdaki artış sepetin toplamında aynı oranı göstermiyor. Özhan olarak temel gıda ürünlerinde, diğer meslektaşlarımıza göre, çok yüksek rakamlarla satış yapmıyoruz. Şarküteri, sebze meyve gibi kategorilerde fiyatlar aylar bazında fark ediyor ama çok ciddi oranlarda farklılık bulunmuyor.

“İTHAL VE YERLİ KARIŞMIŞ DURUMDA”

- Peki, raflardaki ürünlerin ne kadarı yerli ne kadarı ithal? Bununla ilgili elinizde veri var mıdır?

Özhan: İthalle yerli karışmış durumda çünkü etikete göre değişiyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2015-2020 yılları arasındaki üretim verilerine bakıldığında, ülkenin nüfusu artmasına rağmen domates haricinde diğer kategorilerdeki ürünlerin üretim rakamlarında küçülme var. Demek ki, tüketim arttığı halde az üretiyor ve ürünü dışarıdan tedarik ediyorsunuz. İthal söz konusu olduğunda yerli üreticiyi bitiriyorsunuz. Kısa vadede belki dışarıdan alınan ucuz ürünle düzenleme yapabiliyorsunuz ama sürdürülebilirlik imkanı yok. Beş karış toprağımızı bile boş geçirmememiz gerekiyor. Biliyorsunuz artık tarım topraklar bölünmüyor. Bu geç de olsa alınmış güzel bir karar. Aslında bir devrim. Şu an toparlanması, bütünleşmesi ile ilgili girişimler var ama gerçekten güzel örnekler çıkması lazım. Bu da kolay değil.

“TÜRİB ÜRETİCİ İÇİN BÜYÜK FIRSAT”

Türkiye Ürün İhtisas Borsası’nı (TÜRİB) çok önemsiyorum. Üreticiler bu sistemi anlayıp kullanmaya başlarsa büyük fırsat olur. Sonuçta ürettiği ürünü hemen satmak zorunda kalmıyor. Lisanslı depolara koyup, alacağı senetle, ister kredi çekiyor isterse paraya dönüştürüyor. Ödemenin yapılıp yapılmadığı sıkıntısı da olmuyor. Ürününü değerlendiğinde de satabiliyor. Şu an devlet teşvik amaçlı depolama bedeli de almıyor. Özellikle ithal ettiğimiz gruplarda, devlet biraz daha destek verirse, bu sistemin çok başka yerlere gideceğine inanıyorum.

ÖZEL MARKALI ÜRÜNLERDE SIKINTI YAŞANIYOR

- Özel markalı ürünler konusunda da görüşünüzü alabilir miyiz?

Özhan: Yerel marketler olarak, özel markalı ürünlerde olması gereken yerde değiliz. Yerel marketlerin hemen hepsi kendi markasını oluşturmaya çalışıyor ancak avantaj sağlayamıyorlar. Planlı bir şekilde tek elden alım yapan ulusal marketler, özel markalı ürünlerde çok daha başarılı ve cirodan aldığı pay daha yüksek. Şu an devlet bu konuyla ilgili çalışma yürütüyor. Özel markalı ürünlerin cirodaki payının belli oranı geçmemesi yönünde düzenleme gelmesini bekliyoruz. Bu yapılmazsa, yerel üreticiler kendi markalarının raflara girmesi konusunda ciddi sıkıntı yaşayacak.

Diğer yandan, yerel markalı ürünler, özellikle de coğrafi işaret almış olan ürün grupları için raflarda yüzde 1 oranında yer ayırma zorunluluğu geldi. Özhan olarak, kendi bölgemizin coğrafi işaret almış ürünlerini ön planda tutmaya ve tüketiciye anlatmaya çalışıyoruz.

“HAKSIZ BİR ELEŞTİRİ SÖZ KONUSU”

- Üretici ile market arasında yaş meyve sebzede fiyat farkının yüksek olduğu yönünde eleştiriler de oluyor. Bu konudaki düşünceniz nedir?

Özhan: Haksız bir eleştiri söz konusu. Bizde algı şu; domates tarlada 1 lira, markette 5 lira. Ancak hangi domatesin olduğunu kimse söylemiyor. Bu bir sıkıntı. Şu an raflarımızda künyelerimiz var. Her bir ürünün kaç liradan alındığı, kaça sevk edildiği, kaça satıldığını görebiliyorsunuz. Bu uçurumu sorgulama şansı olanlar var ama yapmıyorlar. Bizim tüm işlemlerimiz resmi. Öncesindeki yanlış olaylar maalesef sektöre mal edilmeye çalışılıyor. Devletimiz de kaçağın farkında. Şu an bakanlık nezdinde durumun düzeltilmesi amacıyla çalışmalar yürütülüyor. Sonuçta, amacımız en kaliteli malı, en uygun fiyata tüketiciye ulaştırmak.

- Pandemi döneminde gıda tedarikinde sıkıntı yaşadınız mı?

Özhan: Biz yaşamadık. Sektör olarak ramazan dönemine hazırlık yapıyor olmanın avantajı vardı. Bu hazırlık süreci iki, üç ay önceden başlar. Erzak yapmak üzere mallarımızı almıştık. Bu yıl, pandemi sebebiyle, erzak yerine mağazalarda satış yapıldı. Yerel marketler zinciri olarak pandemiden artı bir şekilde çıktık.

- Son olarak, Özhan’ın 2020 yılı büyüme öngörüsü nedir? Ayrıca, 2021’e yönelik tahminlerinizi de öğrenmek isteriz.

Özhan: Pandemi sebebiyle yeni yasaklar gelmeye başladı. Bu yasakların ilk dönemdeki gibi olacağını düşünmüyorum. Çünkü belli bir kesimin, gelir ve tüketim anlamında, durumu pek iyi değil. Bu sebeple devlet duruş yapmayacaktır. Özhan olarak, bu yılı enflasyonun üzerinde bir büyüme oranıyla kapatacağımızı söyleyebiliriz. Sektörün 2021 yılında da yine enflasyonun üzerinde büyüyeceğini tahmin ediyorum. Pandemi kısa vadede devam edecek ve dışarıda tüketim azalacak.

Güncelleme Tarihi: 14 Eylül 2020, 13:01
YORUM EKLE

banner65

banner57