BUSİAD Başkanı Türkay’dan çarpıcı açıklamalar

Bursa Sanayici ve İşinsanları Derneği (BUSİAD) Başkanı Ergun Hadi Türkay, ekonomigazetesi.com’a çarpıcı açıklamalarda bulundu.

BUSİAD Başkanı Türkay’dan çarpıcı açıklamalar

Bursa’nın köklü kuruluşlarından Türkay Tekstil Genel Müdürü Ergun Hadi Türkay, 2018 Ocak ayındaki Genel Kurul’da Bursa Sanayicileri ve İşinsanları Derneği’nin (BUSİAD) başkanlığını üstlendi. Türkay ile Bursa ve Türkiye ekonomisi üzerine çok keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Önemli tespit ve değerlendirmelerde bulunan Türkay’ın açıklamaları şöyle…

 

DÖVİZİN DURUMU BİZİ YORUYOR

Dövizin bu durumu ciddi anlamda bizi yoruyor. Dövizin yüksek olması iş insanının lehine gibi görünse de emin olun lehine değil. Avrupa’da iş dünyası bırakın 1 seneyi 50 sene sonrası için program yapabiliyor. Biz Türkiye’de 50 saat sonrası için bile planlama yapamıyoruz. Bu ortamda iş yapan insanın huzurlu olması mümkün mü? En başta maliyetlerimiz arttı. Ben, yıl sonunda doların 6.20 TL olacağını tahmin ediyordum ama şimdiden bu rakamları gördü. İstanbul seçimlerinin iptali yabancı yatırımcıyı olumsuz etkileyecektir. Yabancı yatırımcı çok önemli ve biz de bunu her zaman destekledik. Tekstilde bir yere geldiysek yabancıların sayesinde geldik. Yabancılar, kendilerine düzgün bir tedarikçi bulunca korumak istiyorlar ve destekliyorlar. İhracat bizim olmazsa olmazımız ama yabancı, karşısında güvenilir bir ortam istiyor.

TEŞVİKLER SESSİZ VE DÜZENLEYİCİ OLMALI

Serbest piyasa, hepimizin arzu ettiği bir ortam. Serbest piyasada gizli bir el vardır. O gizli el her şeyi bir şekilde düzeltir. Eğer siz, bu gizli elin yanına bir de somut el sokarsanız, bu iş yürümez. Bunu verilen teşvikler için söylüyorum. Bu tarz destekler, işveren için iyi gibi görünüyor ama aslında olayı daha da kötüye götürüyor. Yürüyen düzeni bozuyorsunuz. Bir denge var ve siz doğal akışa aykırı bir şey yapıyorsunuz. İhracat yaptığınız firmalar bunu çok yakından takip ediyor ve hemen bunun karşılığında indirim istiyor. Yani bu tarz destekler daha sessizce yapılmalı. Öbür türlü emin olun Türkiye çok büyük zararlara uğruyor. Çünkü, müşterinin teşvikten sonra sizden aldığı tavizi teşvik bittiğinde sizin geri almanız mümkün olmuyor. Düzgün iş yapma ortamının oluşturulması lazım. Biz serbest piyasada dünyayla iş yapmak istiyorsak bunları yapmak zorundayız.

BURSA’NIN İHRACAT PERFORMANSI KABUL EDİLEMEZ

Bursa’nın ihracat performansı kesinlikle kabul edilebilir bir şey değil. Son 4-5 senedir Bursa’dan mal alan firmalar özellikle otomotivde ‘sizden memnunuz ama eğer bundan sonra sizden sipariş almamızı istiyorsanız gidin Romanya’da bir fabrika kurun’ diyor mesela. Bu da ihracatta yerinde saymamızın nedenlerinden biri bana göre. Tekstilde şu andaki yerlilik oranı yüzde 60-70 seviyesinde. İyi bir rakam ama bu daha yüksek olabilir. Bunun olması için de pamuk üreticisinin desteklenmesi gerekiyor. Bu destek olmayınca pamuk Amerika’dan ithal geliyor. Başta tekstil olmak üzere ciddi anlamda eskisi gibi kârlar yok. İleri teknoloji ürünlerinde çok ciddi rakamlar var. Çünkü herkes yapamıyor onları. Ama konfeksiyonda Türkiye’nin en az 15-20 tane ciddi rakibi var.

EĞİTİM SORUNU ÇÖZÜLMELİ

Her şeyden önce eğitim sorunun çözülmesi lazım. Eğitim sistemimizi günümüzün bütün şartlarına uygun hale getirmek gerekiyor. BUSİAD’ın uzun vadeli projelerinin hepsi eğitim konusunda. Bu aslında devletin işi. Biz doktoru, mühendisi, öğretmeniyle hep birlikte bu ülkeyi kalkındıracağız. Mevcut durumdaki beyin göçünü tersine çevirmeliyiz.

ÖNÜMÜZ PEK AYDINLIK DEĞİL

Önümüz pek aydınlık değil. Bu, Türkiye’den değil dünya ekonomisinden dolayı. Gelecek anlamında en olumsuz konu ticaret savaşları. Bu bulaşıcı olmaya başladı. İkinci konu ise, dünya 8-10 senede bir krize giriyor. Son krizden sonra 8-10 seneyi geçtik. Bu olumsuzluklar dünyayı bir şekilde resesyona sokacak.

SANAYİ ARSASI FİYATLARI ÇOK YÜKSEK

Bursa OSB’de arsa metrekare fiyatları 700 dolara kadar çıktı. Bir fabrika kurmak için 10 bin metrekare yere ihtiyacınız varsa, 7 milyon doları arsaya yatırmak zorundasınız. Arsa, üretim, ihracat ve istihdam gibi kriterlerle bedelsiz verilebilmeli. 5 sene sonra şu kadar kâr elde etmiş olacaksın, şu kadar istihdam sağlamış olacaksın, şu kadar vergi ödemiş olacaksın. Ya da çok daha ucuza 50 dolar gibi. İnsanları dört bir yandan şartlarla bağlayacaksın ama araziyi de ucuza vereceksin. Burada da sorumluluk devlete düşüyor. Düzenleyici kanunlar yapılmalı.

İŞÇİ VE İŞVEREN ARASINDA HUKUKİ DENGESİZLİK VAR

Ülkemizde, işçi ile işveren arasında hukuki anlamda büyük bir dengesizlik var. Hiçbir işveren keyfi olarak işçi çıkarmaz. Ama bazen zorunlu durumlar olabiliyor. Örneğin, otomotiv sanayiinde çalıştığınız ana firma bir parçayı artık sizden almak istemiyor. Siz de o bölümü kapatıp eleman çıkarmak zorundasınız. Bütün haklarını veriyorsunuz ama o yine de yargıya gidiyor. Aradan 10 yıl geçse bile size dava açma hakkı var. Bu işveren için büyük huzursuzluk. Böyle bir hak işveren için yok. Bunların bir dengeye oturtulması lazım. Avrupa ve ABD bu işi yıllar önce kanunlarla çözmüş.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER