“Bursa turizmde yeni rotasını çizdi”

Tarihi, turistik ve doğal zenginlikleriyle Türkiye’nin cazibe merkezlerinden olan Bursa, pandeminin etkilerini en aza indirmeye hazırlanıyor. TÜRSAB Güney Marmara BTK Başkanı Murat Saraçoğlu, Bursa’da yeni rotalar oluşturduklarını belirterek, iç turizmden büyük pay almayı hedeflediklerini ve bu doğrultuda tanıtımlara hazırlandıklarını vurguluyor.

“Bursa turizmde yeni rotasını çizdi”

Bursa, Türkiye turizm sektöründe önemli bir cazibe merkezi. Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerine göre, Ocak-Mart 2020 döneminde, yerli ve yabancı toplam ziyaretçilerin en çok geceleme yaptığı iller sıralamasında dördüncü sırada yer aldı. Bursa’da bu dönemde 725 bin 900 yerli turist gecelerken, yabancı turistte bu sayı 155 bin 700 oldu. Bursa’yı 2018 yılında 370 bin 387’si yabancı turist olmak üzere toplam 1 milyon 625 bin 275 turist ziyaret ederken; bu sayı 2019 yılında 397 bin 798’i yabancı turist olmak üzere toplam 1 milyon 647 bin 231’e yükseldi. Özellikle yabancı turist sayısında 27 bin 500 civarında artış kaydedildi.

Diğer yandan yılın ikinci çeyreğinde Kovid-19 pandemisinin Türkiye’de etkisini artırmaya başlamasıyla birlikte her sektörde olduğu gibi turizmde de ciddi kan kaybı başladı. Üç aylık duraklama döneminin ardından sektör şimdi hızla toparlanmaya ve 2020’yi en az kayıpla noktalamaya hazırlanıyor. Bursalı turizmciler de çalışmalarını ivmelendirdi.

Kovid sonrası dönemi konuştuğumuz TÜRSAB Güney Marmara Bölge Temsil Kurulu (BTK) Başkanı Murat Saraçoğlu, Bursa turizminde yeni rotayı çizdiklerini söyledi. Hem TÜRSAB hem de Bursa Turizm Platformu olarak ‘yeni normal’de hayata geçirecekleri projeleri açıkladı. Pandeminin sektörde nasıl bir dönüşüm yarattığını anlattı. Sorunlarını ve beklentilerini dile getirdi. İşte röportajımızın detayları…

* Öncelikle Türkiye’yi dünya turizmi açısından nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce turizm pastasından aldığı pay yeterli mi?

Murat Saraçoğlu: Türkiye turizminde özellikle 2019 yılı itibarıyla yükselen bir ivme var. Bursa da bu ivmeden yavaş yavaş nasibini almaya başladı. Otellerimizin doluluk oranları artıyor. 2020 Ocak-Şubat aylarında da doluluk oranlarımız iyi gidiyordu. Ancak koronavirüs sebebiyle her şey durdu. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de pandemiden en ağır darbeyi alan ve en çok zarar eden sektör turizm oldu.

BM Dünya Turizm Örgütü verilerine göre, 2019 yılında 1,5 milyar insan seyahat etti. Böylece yaklaşık 1,5 trilyon dolara yakın ekonomik değer oluştu. Türkiye’yi 51,2 milyon yabancı turist ziyaret ederek, 32,5 milyar dolar döviz girdisi sağladı. Bu rakam dünya turizm pastası içinde çok düşük.

YABANCI TURİSTTE KAYDA DEĞER ARTIŞ

* Bursa’nın ülke turizminden yavaş yavaş payını almaya başladığını söylediniz. Bu tabloyu 2018 ve 2019 yıllarını karşılaştırarak değerlendirebilir misiniz? Ayrıca pandemi sebebiyle bu yıl kayıp yüzde kaç olur?

Saraçoğlu: Bursa’yı 2018 yılında 370 bin 387’si yabancı turist olmak üzere toplam 1 milyon 625 bin 275 turist ziyaret ederken; bu sayı 2019 yılında 397 bin 798’i yabancı turist olmak üzere toplam 1 milyon 647 bin 231’e yükseldi. Özellikle yabancı turist sayısında 27 bin 500 civarında artış kaydedildi. 2018 yılında doluluk oranı yüzde 44,02 iken, 2019 yılında yüzde 44,11’e yükseldi. 2019’da ortalama kalış süresi ise 1,81/gün ile bir önceki yılla aynı seviyede gerçekleşti. Bu yıl özellikle iç turizmde hedef büyütmüştük ancak pandemi vurdu. Bursa turizmi açısından 2020’nin genelinde geçen yıla göre yüzde 60-65 seviyesinde kayıp öngörüyoruz. 2019 verilerinin yüzde 40’ını yakalayabilirsek bir nebze de olsa zararımızı en az seviyede tutmuş oluruz.

“KRİZİ FIRSATA DÖNÜŞTÜRMEYİ HEDEFLİYORUZ”

* Kovid-19 sonrası sektör olarak hızla toparlanmak ve kayıpları telafi etmek amacıyla ne tür çalışmalar yürütüyorsunuz?

Saraçoğlu: Mevcut krizden dolayı acentelerimizin ve sektör içinde hizmet veren kuruluşlarımızın maddi zararlarının en aza indirilmesi, kriz yönetiminin sağlanması ve devletin ilgili birimleriyle görüşüp destek alınması amacıyla çaba sarf ediyoruz. Kısa çalışma ödeneği ile vergi ve SGK ödemelerine yönelik alınan üç aylık öteleme kararının uzatılmasını istiyoruz. Bakanlık, valilik ve belediye nezdinde çalışmalar yürütüyoruz.

Bunun yanında pandemi sonrası ‘yeni bir Bursa’ algısı yaratmak ve mevcut krizin Bursa için fırsata dönüşmesi amacıyla stratejik çabalarımız var. Bursa Turizm Platformu çatısı altında paydaşlarımızla birlikte hareket ederek, ‘yeni Bursa’nın turizm algısını oluşturmaya çalışıyoruz. Salgın sebebiyle tüm ekonomik değerler durdu ancak öncelikle insan sağlığı ardından diğer koşullar hallolur düşüncesindeyiz. Var olan bu krizi verime çevirmek istiyoruz. Bunun için de hem profesyonel desteklerden faydalanıyoruz hem de uluslararası tanıtım ajanslarıyla çalışıyoruz. Süreci bu şekilde yürütme ve yönlendirme gayreti içindeyiz.

“YENİ TURİZM ÜRÜNLERİ ORTAYA ÇIKARIYORUZ”

* Uluslararası tanıtım ajanslarıyla çalışmalar yürüttüğünüzü belirttiniz. Bu çalışmalardan ve hedeflerinizden bahsedebilir misiniz?

Saraçoğlu: Aslında uluslararası tanıtım ajanslarıyla pandemi öncesinde çalışmaya başlamıştık. Netice itibarıyla pandemiyi de projeye dahil ettik. Bursa Turizm Platformu’nda, Kovid-19 sonrası “Safe City” ve “Green City-Clean City” gibi karara bağladığımız projeler de var. Bu projeler kapsamında sağlık turizmi başta olmak üzere yeni turizm ürünleri ortaya çıkarmayı hedefliyoruz. Somut adımlar da atılıyor.

Pandemi sonrasında belli bir dönem insanlar büyük kitlesel turizm hareketlerinden uzak duracak. Daha çok bireysel turlar, programlar ve rezervasyonlar öne çıkacak. Butik otellerde konaklamalar olacak. Tekne turizmi, eko-turizm, kırsal alanda yapılacak turizm çeşitlilikleri ön plana çıkacak. Bursa’nın tüm bu unsurları kapsadığını ve ‘yeni turizm’ anlayışında da öne çıkacağını söylemek mümkün. Üstümüze düşen görev sadece Bursa’nın doğru bir şekilde tanıtılması olacak. Bu sebeple Bursa’yı şanslı olarak görüyoruz.

TANITIM FAALİYETLERİ ÇOK YAKINDA BAŞLIYOR

Bursa’nın diğer şanslı yanı da tüketim alışkanlıklarında ve faaliyetlerinde harcama gücü yüksek olan kitlelerin yakın olduğu bir coğrafyada bulunmasıdır. İstanbul yanı başımızda, İzmir 2,5 saatlik mesafede, Ankara 3 saat, Eskişehir çok yakın. Bunlar hep Bursa’ya iç turizmde turist çekebileceğimiz iller. Önümüzdeki haftadan itibaren bu illerde yoğun bir şekilde tanıtım faaliyetlerine başlıyoruz.

BURSA’DA İÇ TURİZME ODAKLANILDI

2020 yılını iç turizmle geçirmeyi hedefliyoruz. Yabancı turist belki bu yıl istediğimiz seviyelerde olmayacak. Bursa kış turizminde de önemli merkezlerden biri. Dolayısıyla kasım ayının ikinci yarısı itibarıyla kar yağışına göre sezon başlar. Aralık ortası itibarıyla kış turizmi için yabancıların da gelmeye başlayacağını öngörüyoruz.

Tabii ki her şeyden önemlisi Türkiye’nin bu virüsle yaptığı mücadelede başarılı çizgisini devam ettirmesidir. Bursa için konuşacak olursak, geçen hafta itibarıyla vakaların yükseldiğini öğrendik. Eğer böyle giderse bizim de çizdiğimiz yolda sapmalar olacak. Başarısızlıklarla karşılaşacağız. Dolayısıyla toplumsal olarak hepimizin bilinçli bir şekilde önce kurallara uymamız ve sağlığımızı korumamız, ardından da kaybettiğimiz ekonomik değerleri tekrar kazanmamız gerekiyor.

TUR PROGRAMLARI ZENGİNLEŞTİRİLİYOR

* Bursa’da iç turizmi canlandırmak amacıyla belirlediğiniz yeni rotalar var mı?

Saraçoğlu: Özellikle iç turizmde yeni rotalar olarak belirlediğimiz Gölyazı, Tirilye ve İznik ilgi odağı olmaya başladı. UNESCO listesinde olan tarihi alanlarımız var. Bunlardan UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınan Muradiye Külliyesi tur programımıza dahil oldu. Muradiye Kur’an ve El Yazmaları Müzesi, Uluumay Osmanlı Halk Kıyafetleri ve Takılar Müzesi ile Muradiye Osmanlı Mutfağı da tur programımızda yerini aldı. Bursa iç turizminde en çok üzerinde durduğumuz projelerden biri de “Safe City”. Kovid ve sağlık turizmi açısından “Güvenli Şehir Bursa” diyoruz. Bursa; temiz havası, yeşili ve doğası ile tatillerin ya da hafta sonlarının rahatlıkla geçirilebileceği bir şehir. Karayolu ile ulaşımı da kolay.

KAMU SPOTLARI DÖNMEYE BAŞLAYACAK

İnsanlar özellikle bu yıl çok fazla uçak ve gemi seyahatini tercih etmeyecek. Gerçi Bursa için gemiyle ulaşım söz konusu değil ama uçakla yapılan seyahatler biraz geri planda kalacak. İnsanlar tatillerini kısa süreli, perşembe-pazar ya da bir hafta sürecek şekilde planlayacak. Bursa kendi araçlarına atlayıp hijyenik bir ortamda tatil yapmak isteyenlerin tercih edebileceği bir şehir. Tanıtım faaliyetlerimizi de bu yönde yürütüyoruz. Diğer yandan Bursalı sanatçılarımızı ön plana çıkararak Bursa tanıtımları ve reklamları yapacağız. Önümüzdeki günlerde bunlar Türkiye genelinde kamu spotu olarak dönecek.

ESNAF İÇİN HİJYEN EĞİTİMLERİ GELİYOR

Ana temamız hijyen sertifikasına sahip otelleriyle, transfer araçlarıyla, restoranlarıyla, en önemlisi de halkın sürekli iç içe olduğu taksi hizmetinden kuaför salonlarına kadar tüm esnafın dahil edildiği güvenli bir ortam yaratmak olacak. Esnaf odalarının başkanlarıyla toplantılar yapacağız. Amacımız sadece Bursa’yı tanıtıp davet etmek değil. Buraya gelenlere sadece turizmciler hizmet vermeyecek. Geldiklerinde çarşı esnafından da ulaşım araçlarından da hizmet alacaklar. Her yerde temizlik anlayışının yaygın olması gerekiyor. Dolayısıyla hijyen eğitimi konusunda projeler hayata geçireceğiz. Pandemi konusunda halkın daha çok bilinçlendirilmesini amaçlıyoruz. Bunu da esnaf odaları üzerinden gerçekleştireceğiz.

GÜNLÜK ALINAN BELGE SAYISI 10’A YAKLAŞTI

* Kovid sonrası hijyen sertifikası bazı işletmeler için olmazsa olmaz haline geldi. Bursa’da bu yöndeki talep sizce nasıl?

Saraçoğlu: Turizm tesisleri, oteller, transfer araçları ve restoranlar hijyen belgesi almaya başladı. Çünkü belge alan işletmeler birkaç adım öne çıkacak. Bursa, bu açıdan şu ana kadar iyi gidiyor. Günlük olarak ortalama 10 belgenin alındığını söyleyebiliriz. Sertifikasyon programı, ‘bir kere aldık, denetimden geçtik, duvara astık’ şeklinde ilerlemiyor. İşletmeler her ay denetleniyor. Eksikleri bulunduğu takdirde belgeleri iptal ediliyor. Bu da ticari faaliyetlerde olumsuz bir algı oluşturuyor.

* Seyahat acentelerine hijyen konusunda düşen görevler nelerdir? Bu süreci nasıl yönetmeyi planlıyorsunuz?

Saraçoğlu: Bildiğiniz gibi acenteler seyahate çıkmak isteyenlere bölge, otel vb. konularda birçok alternatif sunuyor. Bundan böyle acentelerimiz için hijyen belgeli oteller müşterileri yönlendireceği tesisler olacak. Çünkü bizler müşterinin sağlığından ve güvenliğinden sorumluyuz. Bu çizgimizi ve kalitemizi devam ettirmemiz için hizmet anlayışımızı kurallara uygun şekilde gerçekleştirmemiz gerekiyor. Önce sağlık sonra tatil, diyoruz. Bu doğrultuda acenteler nezdinde gerekli çalışmalarımızı yürütüyoruz.

“REZERVASYONLAR UFAKTA OLSA BAŞLADI”

* Peki Bursa turizmi için ne söyleyebiliriz? Rezervasyonlarda herhangi bir kıpırdanma var mı?

Saraçoğlu: İnsanlar üç ay evde sıkıldı. Günübirlik de olsa şehir değişikliği arıyor. Yakın rotalardaki doğa ya da turistik değeri olan yerlerde nefes almak istiyorlar. Geçen hafta sonu itibarıyla yakın çevre gezilerinde ve turlarında ufak bir kıpırdanma başladı. İnsanlar daha çok tabiatın, doğanın içine koşuyor. Bu doğrultuda karavan, ev turizmi gelişmeye başladı. Otellerin hijyen sertifikası ve güvenilirliğinin tam olarak algılanabilmesi için biraz zaman geçmesi gerekiyor. O güven oluştuğu takdirde sayılar da artacaktır. Bursa’da da ufakta olsa kıpırdanma var. Temmuz, ağustos ayları için rezervasyonların başladığını söyleyebiliriz.

“KAPİTALİST YAKLAŞIMLARA İZİN VERMEYECEĞİZ”

* Karavan turizminin gelişmeye başladığını belirttiniz. Ancak karavan kiralama ve satın almalarda yüksek fiyat artışları yaşanıyor. Bu konudaki düşünceniz nedir?

Saraçoğlu: Pandemiyle birlikte karavan turizmi ivme kazandı. Bu da kiralamalarda ve satışlarda yüksek fiyat artışlarını getirdi. Krizin ekonomik değer olarak kişisel fırsata çevrilmesine şiddetle karşıyız. Bu durum toplumsal ve ticari etik değerlere uymuyor. Bir ürün talep görüyor diye fiyatı artırmak etik değil. Konunun hemen üzerine gidilmesi gerekiyor. Bu konuda ilgili bakanlıklara şikayetlerimizi yapacağız. Halkımızın, tüm dünyanın bu kadar ağır bir dönemden geçtiği, ölümlerin olduğu, insanların iç dünyasına yöneldiği bir dönemde kapitalist duyguların tekrar ön plana çıkmasına müsaade etmeyeceğiz. Şikayetlerimizi ve eleştirilerimizi yapacağız.

* Şu an yurtiçi ve yurtdışı turlarda doluluk oranları nasıl?

Saraçoğlu: Haziran ayı itibarıyla başlangıç oldu. Öncelikle şehirler arası yasak kalktı. Sonraki süreçte yavaş yavaş uluslararası taşımacılık başladı. Fakat bunlar turist taşımacılığı yönünde değildi. Örneğin Avrupa’da ikamet edip Türkiye’ye gelenler ya da yurtdışına çıkıp kısıtlamalardan dolayı Türkiye’ye dönemeyenlerin transferleri yapıldı. AB vatandaşlarının mecburi ihtiyaçlarını karşılamak için başlatılan bir hava trafiği oldu. Şu an vize alıp, ‘Avrupa seyahati yapayım’ diyen, yok denecek kadar az. Haziran ayını bu şekilde geçireceğiz. Virüsle mücadele çok iyi giderse, temmuz itibarıyla yeni adımların atılmasını ve trafiğin yeniden başlamasını bekliyoruz.

“KRİZİ YÖNETME BECERİMİZİN OLMASI LAZIM”

* Sektör olarak sorunlarınızı ve beklentilerinizi öğrenebilir miyiz?

Saraçoğlu: Turizmciler olarak kısa çalışma ödeneği uygulaması ile vergi ve SGK ödemelerinin ötelenmesi kararının en azından yılın sonuna kadar devam etmesini arzu ediyoruz. Sadece Bursa’da sektör istihdamı otel, acente, yeme içme dahil yaklaşık 12 bin 500. Şimdi esas problemler ofisler açıldıktan sonra ortaya çıkacak. Bu doğrultuda sektörümüzün, meslektaşlarımızın, işletmelerimizin problemlerini yakından takip edip çözmeye çalışacağız. Bunu yaparken tek başımıza değil, yine devlet büyüklerimizle birlikte sorunun kaynağına inerek, tedavi etmeye gayret edeceğiz. Devletten her şeyi bekler bir pozisyonda değiliz çünkü o yanlış bir zihniyet. Eğer girişimciysek, krizi yönetme becerimizin de olması lazım. Bu noktada meslektaşlarımıza eğitimler vereceğiz. Diğer yandan yasamızın yeniden düzenlenmesini bekliyoruz. Eğer bazı değişiklikler olursa sektörümüz bir nebze rahatlayacaktır. Konuyla ilgili görüşlerimizi, milletvekillerimiz aracılığıyla, TBMM’ye iletiyoruz.

“SEYYAR SATICILAR DA BELGELENDİRİLMELİ”

Hijyene çok önem veriyoruz. Maalesef bu konuda seyyar satıcılarla ilgili sıkıntımız var. Özellikle Cumalıkızık bölgesinde her yerde yiyecek içecek satışı yapılıyor. Köylü kadınlar ve kooperatifler üretim yapsın ama kalite ve gıda güvenlik sertifikaları olsun. Ayrıca denetimleri yapılsın. Asıl hijyen budur. Sıkı denetimlerin olduğu otellerde, restoranlarda zaten kurallar uygulanıyor. Ancak dışarıda satılan gıdanın hiçbir denetimi yok. Önümüzdeki süreçte bu konuyu dile getirip takipçisi olacağız. Devlet büyüklerinde de bu yönde açıklamalar geldiğini görüyoruz.

Güncelleme Tarihi: 17 Haziran 2020, 15:19
YORUM EKLE

banner65

banner57