Dengeyi yeniden sağlamak

Sevdiğim bir kadın var hayatımda, kendisinden pek çok şey öğrendim. Onunla her yüz yüze gelişimde oradan oraya koşturup duruyor, beyni sürekli çalışıyor. Ailesine, evine, arkadaşlarına, mesleğine, kedisine, gönüllü yer aldığı toplulukların işlerine... Elinden gelenin en güzeli, en iyisi için çabalıyor. Hırpalanıyor bu koşturma içinde. Günlük hayatın, yetiştir(eme)me stresi, hem fiziksel hem ruhsal sağlığını etkiliyor. Yetiştirilecekler listesine bir de ruh ve beden ile ilgilenme ekleniyor, ilgileniyor, iyileşemiyor... Garip garip şeyler yiyip içiyor, beslenme trendlerinden medet umuyor. Her ay yeni bir detoksa başlıyor, haftasonu gelsin diye iple çekiyor, haftasonu gelince ruhunu besleyecek gıdayı bulamıyor. Kendini yapay sohbetlerde, parlak vitrinlerin önünde, uzun binaların arasında telaş içinde sürüklenirken buluyor.

Hayatın koştukça hızlanan ritmine nasıl yetişsin?

Onun bana yıllar içinde öğrettiklerinin hatrına, ben de ona öğretmek istiyorum. Hayatın hızına nasıl uyum sağlayacaksın?

Şunu unutma, hayatın hızını yakalama yarışı henüz ana rahmine düşerken başlıyor ve hayatın her alanında sürüp, ömrümüzün sonuna kadar devam ediyor. Bu yüzden kararını ver, her işe yetişmek zorunda mısın? Yüksek haz duyduğun alanları önceliklendir ve ötekilerden vazgeç. Böylelikle elinde kalanlara konsantre olabilir ve kolayca tamamlarsın. Aksi halde biri bitmeden diğeri aklına düşer, öteki başlamadan beriki koşturur. Elinde planlanamadan, birbirine girmiş onlarca konu kalır. Bu da seni huzursuz, başarısız ve yetersiz hissettirir. Önceliklendirdiğin alanlarda da, mükemmelin peşinden koşma. Kusursuzluk arayışı, sana yalnızlık olarak dönecektir. En iyisini yapma kaygısı ile bir an bile boş durmaz, en insani ihtiyaçlarından uzaklaşırsın, günün sonunda tek başınasındır.

Ötekilerden vazgeçerken, hayır demeyi de öğren. Herkese yetişmeye çalışırken çaresiz kalır, sonunda da kimseyi mutlu edemezsin. Gereğinden fazla sorumluluk alma. Konuların niceliği azaldıkça, niteliği artacak. Böylelikle, sevdiklerinle sohbeti dakikalardan saatlere uzatabildiğin, derin okumalarda sorgulayabildiğin, bulutların şeklini inceleyebildiğin, kahve çekirdeğinin tadını düşünebildiğin, izlediğin film üzerine uzun uzun konuşabildiğin, duşta uzun uzun sıcak suyun altında kalabildiğin anlar biriktireceksin. Şimdi herşeye yakın, kendine uzaksın. Anlar seni kendine yakınlaştıracak.

YORUM EKLE