banner39

'Ben Başardım Sıra Sende'

'Ben Başardım Sıra Sende'
Ülkemizin içinde bulunduğu zor günlerde lösemi ve kanser hastalarının yanısıra tüm halkımıza umut olacak paylaşımlar LÖSEV Gençlerinden geldi.
Gençler kararlılıkla verilecek her türlü mücadelenin kanserde olduğu gibi her alanda başarıyla sonuçlanacağını ‪#‎kahraman‬ ‪#‎savaşçı‬ ‪#‎Lösemi‬ ‪#‎umut‬ nan ‪#‎korkma‬ ‪#‎mücadele‬ ‪#‎hareketegeç‬ ‪#‎sağlık‬ ‪#‎sendekanseredurde‬ etiketleriyle paylaştı.

Gençler fotoğraflarının üzerlerine yazdıkları mesajlarıyla da başarının sırrını şu sözlerle ifade ettiler;
· Kanseri yenmiş birine güçlü olmayı öğretemezsiniz, biz başardık sıra sizde
· Her zaman gülümse, Kanserden Korkma ??
· Başaracağına ve hastalığını atlatacağına inan, pozitif ol moralini yüksek tut. Unutma herşey inanmakla başlar...
· Mücadeleyi asla bırakmayın her gün gününüz e şükredin ve sabredin
· Savaşı ben kazandım, korkmuyorum
· Ben lösemi canavarını yendim... Sıra sizde
· Ben başardım ve yendim. Sen de GÜÇLÜSÜN şimdi sıra sende,
· Bizde başardık ve kocaman bir ailemiz var LÖSEV HAYAT VERİR
· Kanser Beni Dizlerimin Üzerine Çökertmedi, Ayağa Kaldırdı.
· Güçlü insanlar, mutlu gözükürler. Mutsuz olsalar bile, Güçlü insanlar, gülümserler. Canları yansa bile.
Güçlü insanlar, umursamazlar. Umursamaları gerekse bile, Güçlü insanlar, affederler. Affetmek istemese bile.
Güçlü insanlar, pes etmezler. Yorgun olsalar bile.
Ve güçlü insanlar, kırılmamış gibi yaparlar, Paramparça olsalar bile. Sizde var mısınız GÜÇLÜ olmaya,
· Kanser denilen şey KAHKALARI'mla baş edemedi ve kazanan ben oldum..!
· Umudunuzu yitirmeyin, güneş battiğinda yildizlar cikar.
· Kanser mi oda neymiş? biz onu gülümsemelerimizle yendik ?



1-Eğer bu hastalıkla mücadelen bir film olsaydı ve sen buna bir isim verseydin adı ne olurdu?
HAYATA DÖNÜŞ derdim…
2- Kısacık bize hastalığının, başlama ve bitişi hakkında bilgi verir misin?
2002 yılında 2,5 yaşında ayak ağrımla ve morlukların oluşmasıyla hastalığım başlamış. Annemler hemen uzman çocuk doktoruna götürmüş, beyaz küremin 139.000 olduğunu öğrenmiş ve hemen hiç beklemeden ADANA da bir hastaneye götürmüşler. Oraya varınca bazı tahliller ve 2 ünite kanımı değiştirmişler. Ben hastanede doktorları görünce şaşkınlıkla ağlamışım, hiç konuşmamışım, 1 gün sonra kemik iliğim alınarak kontrole gitmiş, sonuçlar kan kanseri olduğumu göstermiş ve annemler öğrenince kahrolmuşlar…
1 ay sonra başlayan kemoterapilerim, dökülen saçlarım ve çocuk yaştaki üzüntülerim, gözyaşlarım… Son kemoterapiden önce nabzım durmuş ve sonra kalbim durmuş; umudu kesmişler, annemin kucağına vermişler. Öyle ki yattığım servisin hocası dahi : “akşam morga göndermeyin ve aileyi perişan etmeyin, odasında kalsın hastalar paniklemesin, serumları takılı kalsın “demiş.
Annem başucumda beni beklerken uyuya kalmış ve hemşirenin doktoru çağırdığını duymuş hemşire “Aylin’in nabzı atıyor diye bağırmış.” Ben hayata yeniden döndüm, bu büyük bir mucize. Rabbim bana 2.şansı verdi. Ben 4,5 ay yoğun bir şekilde tedavi gördüm, ondan sonra yavaş yavaş düzelmeye başladım. 3 ayda bir kontrollerim başladı, daha sonra kontroller 6 ay’a çıktı. Yıllar süren kontrollerden sonra doktorların bana tedavimin bittiğini söylediklerinde çok mutlu olmuştum. Ve şimdi 18 yaşındayım.
3- Hastalığı ilk duyduğunda ne hissettin?
Ben 2,5 yaşında hasta oldum, o günleri çok zor hatırlasam bile ailem kahrolmuş. Küçük yaşta olduğum için o ilk büyük şoku ailem yaşadı.
4- Hastane günlerin nasıl geçti? Yatarken seni en çok zorlayan ne oldu ve en çok neyi özledin? Hastalığıma dair aklımda birkaç anım kaldı; onlar da çok kötü anılar… Canımın yandığı, umutsuz olduğum anlar, hastanenin koşulları, kaldığım odanın kalorifer borusunun patlaması gibi anılar…
5-Ailen ne yaptı?
Ben hastalandığımda annem abimi anneanneme, ablamı da teyzeme bırakmışlar ve benim hastalığımın peşine düşmüşler.
6 Ahbap –komşu ve akrabaların ne yaptı?
Akrabalarımızdan, komşularımızdan destek görmemişiz, maalesef çok sıkıntılı geçen dönemimizde bir tanesi bile destek çıkmamış.
7- Ümitsizliğe kapıldın mı hiç?
Ailem hiçbir zaman ümitsizliğe kapılmamış.
8- LÖSEV’le yollarınız nasıl kesişti?
Ben hastanede yatarken bir yetkili aileme bir form veriyor, formu doldurmalarını ve LÖSEV’e göndermelerini söylüyor. Formu doldurduktan sonra ailem hemen LÖSEV’le bağlantıya geçiyor ve kaydım yapılıyor.
9- LÖSEV sana neler verdi? LÖSEV in destekleri hakkında düşüncelerin nelerdir?
Düzenli olarak gıda ürünleri, et ve et ürünleri, oyuncak, kıyafet yardımları, bilgisayarımı da LÖSEV verdi ve daha birçok şey. Kısacası LÖSEV bize maddi - manevi tüm desteğini gösterdi. Dile getirilemez her türlü desteği gördük. Bizi ne hastalığımda ne de daha sonra hiç yalnız bırakmadı. Ailem benim hastalığımda yapayalnız kaldığında yanımızda sadece LÖSEV vardı. LÖSEV iyi ki var.
10- LÖSEV için kurucumuz ve yönetim kurulu başkanımız Üstün EZER Hocaya, çalışanlarına bir mesajın var mı?
Ben 2,5 yaşında hasta oldum ve şu an 18 yaşındayım, hastalığımı atlatalı 14 sene olmasına rağmen beni hiçbir zaman unutmadılar, hâlâ da unutmuyorlar, bayramlarda hediyeler göndermeleri doğum günlerimi kutlamaları, geziler, etkinlikler düzenlendiğinde beni de çağırmaları, beni ve ailemi arayarak hal hatır sormaları çok gurur verici. LÖSEV sayesinde yeni arkadaşlar, dostluklar edindim. LÖSEV’de ki tüm çalışanlara ve Üstün EZER Hocam’a her şey için çok çok teşekkür ederim İyi ki varlar ve hiç durmadan diğer kardeşlerimiz için çabalıyorlar. LÖSEV’i çok seviyorum . BİZ KOCAMAN BİR AİLEYİZ.
11- Yatan hasta arkadaşlarına ne tavsiye edersin?
Hastalık döneminde çok dikkatli olmalısınız insanlar gülüyor, alay ediyor diye maske takmaktan utanmayın; biz insanların mikroplarından kurtulmak için maske takıyoruz. Hastayken yanınıza kimseyi almayın, yanınıza gelirken dışardaki tüm mikropları size getiriyorlar.
Lütfen arkadaşlar dikkat edin.
12- Hasta arkadaşlarına nasıl destek olmak istersin?
Biz çok güçlüyüz, emin olun bu savaşı biz kazanacağız…
13- Bu hastalık her yıl 160 bin yeni tanı alıyor. Tedavisi zor, çok uzun sürüyor ve pahalı bir hastalık. Hastalık hakkında verebileceğin bir mesajın var mı?
Benim tedavimin sürdüğü yıllarda çoğu insan parası olmadığı için tedavi göremiyor ve hayatlarını kaybediyorlarmış. Şimdi şartlar biraz daha düzelmiş olsa da LÖSEV ihtiyaç sahibi hastaları maddi manevi bu çıkmazdan kurtarıyor. Bağışçılar sayesinde çok büyük bir iş başarıyor. Toplumun desteği ile açılan ANKARA/İNCEK’teki LÖSANTE Onkoloji Hastanesi açılınca yetişkin, çocuk ayırt etmeden ve hiçbir maddi beklentisi olmadan, ihtiyaç sahibi birçok hasta tedavi görebilecek.
14- Özet olarak topluma bir mesajın var mı?
LÖSEV için daha da duyarlı olmaları gerektiği ile ilgili bir mesajım var; “Ne zaman LÖSEV için bir kampanya ya da yardım bağışı vs broşürü dağıtsam, beklenen katılım olmadığını gözlemliyorum. Bu çok üzücü, oysaki hasta kardeşlerimin her kesimden halkımızın desteğine ihtiyacı var.” Sevgi ve Saygılarımla,
Aylin KÖKSAL / 27 Mart 2016
Güncelleme Tarihi: 29 Mart 2016, 15:37
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER